Sanki
Mustafa Remzi Samancı (Kul Remzi)
İlahi yoldan bir haber geldi, dizlerim bağı çözüldü sanki
Gökteki bulutlar içime girdi, gözümden yağmurlar döküldü sanki
Batkımda semada yıldızlar hepsi, gökteki parlıyan o ay nerdeydi?
Dedim ki burası bana yep yeni, karanlık odada kalmışım sanki
Titreyen vücudum içimde kuşku, kapalı gözlerim ararken yolu
Belki de etrafım dostlarla dolu, bir mahşer yerinde gibiyim sanki
Uykulu bir halde asude yatış, etrafta var iken hüzünlü bakış
Alnıma işlenmiş ap ayrı nakış, çeyizler içinde kalmışım sanki
Dört metre beyaz patiska gelir, bu sana yakışan elbise denir
İsmine yakasız gömlek verilir, beyazlar giymeye mecburum sanki
Birde bakarsın kazanlar kaynar, sevince bürünen sularsa oynar
Bedeni yıkayan sabunlu sular, dünyanın kirinden arının sanki
Tabutun içine konarken beden, yanına uzanan dermansız elden
Bülbülsü öterdi, susmuş o dilden, saygıya çekilin sessizce sanki
Ağlarlar sen için eyvah diyenler, peşine takılır seni sevenler,
Belki de seyirde olur erenler, bu gidiş mechule gidiştir sanki
İşte bak açılan kapıya vardın, der olun sende bak! murada erdin
Hesap ver bedeni toprağa serdin, sorguda dillerin tutulur sanki!
Açarsın gözlerin bir şey görmen, nereye geldim de nerdeyim demen
Cevaplar sırada nizama girmen, dillerin tutulur, tutulur sanki
Rahmetin bol olsun, sorgular dursun, Muhammet Mustafa Şefaat versin.
Allah’ın lutfuyla hidayet etsin. Tutulan dillerin çözülür sanki.
Kul Remzi bak bittin tükendin sende, çileler çektim de gülmedim deme
Dünyalık hayata hevesin verme, yükünü yüklenip gelmişin sanki…!