Osman Avcı

Hatay'da kalan Konya

Osman Avcı

6 Şubat, bu ülkenin hafızasına bir tarih olarak değil, bir sızı olarak kazındı. Saatler durdu, şehirler sustu, kelimeler yetmedi. Enkazın başında geçen her saniye, bir ömre bedeldi. Ve o sabah, Konya’dan Hatay’a doğru çıkan yollar sadece kilometrelerle ölçülmüyordu; vicdanla, merhametle, insan kalabilme çabasıyla ölçülüyordu.

Hatay’a ilk varanlardan olan Konya ekipleri, oraya “yardım dağıtmaya” gitmedi. Oraya kalmaya gitti. Soğuğun iliklere işlediği gecelerde, uykusuzluğun göz kapaklarını ağırlaştırdığı saatlerde, bir can daha kurtarabilme umuduyla enkaz başından ayrılmayan insanlar vardı. O insanlar, bir şehrin adını sırtlarında taşıyordu: Konya.

Kimi zaman bir arama kurtarma ekibinin sessizce dinlediği bir duvar, kimi zaman bir kazan başında kaynayan çorba, kimi zaman bir çocuğun başını okşayan bir el… Hatay’da Konya’nın izi, tabelalarda değil; insan hikâyelerinde kaldı. Adını bilmediğimiz nice gönüllü, yaptığı işi fotoğraflara sığdırmadan, alkış beklemeden, “bir kişi daha iyi olsun” diyerek çalıştı.

Aylar geçti. Kameralar başka gündemlere döndü. Sosyal medyada yeni acılar, yeni başlıklar çıktı. Ama Hatay’da kalanlar hâlâ hatırlıyor. Çünkü gerçek yardım, afet anında gelip gitmek değil; yaralar sarılırken sabırla orada durabilmektir. Konya’nın kurumları, STK’ları ve gönüllüleri tam da bunu yaptı. Kimi konteyner kentlerde, kimi sahra mutfaklarında, kimi psikososyal destek çalışmalarında… Her biri, “Biz buradayız” demenin farklı bir yolunu seçti.

Bugün 6 Şubat’ın yıl dönümünde, Hatay’a bakarken sadece yıkılan binaları hatırlamak yetmez. Orada gecesini gündüzüne katan, adını bile duyurmadan çalışan, bazen bir enkazın başında sessizce dua eden Konya’yı da hatırlamak gerekir. Çünkü bazı şehirler, başka bir şehrin acısını omuzladığında büyür.

Unutmamak; bir anma programına katılmaktan ibaret değil. Unutmamak; Hatay’da bir tas çorbayla hayata tutunan insanları, bir sedyede umut bekleyen çocukları, bir enkazın başında “Sesimi duyan var mı?” diye bekleyenleri kalbimizde diri tutmaktır. Ve o kalbin bir köşesinde, Konya’dan uzanan o sessiz ama güçlü eli saklamaktır.

Hatay bilir.
Konya bilir.
Ve bu topraklar şunu unutmaz:
Merhametle kurulan bağlar, enkazdan daha sağlamdır.

Yazarın Diğer Yazıları