Prof. Dr. Abdurrahman KUTLU            (Selçuk Üniversitesi Eski Rektörü)

DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENECEK

Prof. Dr. Abdurrahman KUTLU (Selçuk Üniversitesi Eski Rektörü)

1. Dünya Savaşı sonunda müttefik devletlerin Almanya ile yaptığı Versay Barış Antlaşması, Hitler’in ortaya çıkmasına sebep olan faktörlerden biri olmuştur. Belki de en önemlisi. 

Ağır maddeleri olan Versay Antlaşma ile Alman halkının gururu incitilmiş, Alman halkı bu antlaşma ile kendisini aşağılanmış hissetmişti. Halkın psikolojisini iyi değerlendiren Hitler, devleti bütün kurumları ile ele geçirdi, devlette tek yetkili oldu. 
Üstün bir Alman ırkı oluşturma hayaline kapılan Hitler, 1939 yılında 60 milyon insanın ölümüne sebep olan 2.Dünya Savaşını başlattı.

2. Dünya Savaşının sonlarında yapılan Yalta Konferansı’nda (1945) ABD ve Sovyetler Birliği Avrupa ülkelerinin ağırlıkta olduğu, dünyayı kabaca bölüştüler. Bu bölüşümde orta ve doğu Avrupa ülkeleri Sovyetler Birliğine bırakıldı. Berlin ikiye bölündü.

Bölüşümde hatasını anlayan Amerika, savaşta şehirleri yıkılan, halkları yoksul duruma düşen Avrupa ülkelerini, Sovyet yayılmacılığına (komünizm) karşı Marşal Planını devreye soktu, 
Başkan Truman’ın geliştirdiği Truman Doktrini’ni dünyaya duyurdu. 

Komünizmin Ortadoğu ülkelerine yayılmasını engellemek için Marşal Planına Türkiye ve Yunanistan da dahil edildi. 
Marşal Planı Amerika’nın ekonomisini her alanda geliştirmiş, küresel şirketlerin çıkmasına sebep olmuştur.
Stalin’in pervazsızca Kars, Ardahan’ı ve Boğazlarda askeri üs istemesi, Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi ve NATO’ya girmesine sebep oldu.
Dünya iki kutuplu olarak (ABD ve SSCB) ciddi bir hadise olmadan 20.yüzyıl sonlarına kadar geldi. 

1991 yılında Sovyetler Birliği dağıldı. 

Çok geçmeden Varşova Paktı’da dağıldı. Bu şekilde sınıfsız bir toplum yaratma düşüncesi ile ortaya çıkmış olan, Güney Amerika’da, Afrika’da, Uzak Doğu’da bazı ülkelerde ümitler oluşturan, hatta Suriye’de, Mısır’da esintiler yaratmış olan sosyalizm, çıktığı ülkede 70 sene sonra çökmüş oldu.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra tek kutuplu hale gelen dünyada, Amerika dünyanın her tarafında saldırgan-emperyal politikalar izlemeye başladı. 

20. yüzyılın sonlarında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’i tuzağa düşürerek başladığı Ortadoğu petrol ve doğal kaynaklarına çökme işlerine, adına “Arap Baharı” dediği felaketlerle devam etti. 

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile, Ortadoğu’da müslüman ülkelerde iç isyanlar çıkartmış, bombalamış, ülkeleri bölmüş, milyonlarca insanın ölümüne, milyonlarca insanın evinden, yurdundan ayrılmasına sebep olmuştur.

Şimdi ABD’nin başında Donald Trump var. 
Bütün geçmiş başkanlara rahmet okuturcasına, emlakçılıktan gelme marifetlerini sergiliyor. 
Önüne gelen yere benim (Amerika’nın) diyor. 
İstediklerini vermeyen ülkeleri çeşitli şekillerde tehdit ediyor. 

Hergün dünyayı şaşırtmaya devam eden Trump, Venezuela devlet başkanını yatağından alıp, eşi ile beraber Amerika’ya götürmesi bardağı taşıran son damla oldu. 

Her türlü insani ve ahlaki değerlerin yerle bir olduğunun ifadesi olan bu davranış, uluslararası hukukun geçerliliğinin kalmadığını göstermiştir.
Başkan Trump özellikle ülkesindeki üniversitelere, göçmenlere, muhalefete, devlet kurumlarının başkanlarına karşı takındığı tavır ve yaklaşımları ile hem içerde, hem dışarda herkesi kaygılandırmaya devam etmektedir.
Kuruluşunun 250. yılına hazırlanan, hukukun üstünlüğünü ön planda tutan, insan haklarına saygılı ve özgürlükler ülkesi olarak tanınan Amerika , bugünkü haliyle Kuruluş Bildirgesinde yer alan ilkelerinden çok uzaklaşmış durumda.
Çeşitli hezeyanlar içinde bulunan Trump, dünyayı yeniden şekillendirmeye soyundu. 

Avrupa Birliği Amerika’ya karşı kurulmuş bir teşkilattır diyen Trump, NATO ülkelerine milli gelirlerinin yüzde 10’nunu savunmaya ayırmalarını istemiştir. Amerika sizi korumaya mecbur değil, kendi başınızın çaresine bakın demeye getiren Trump, bir yerde NATO’nun da sona geldiğinin sinyallerini verdi. 

Avrupa ülkeleri artık, Amerika’nın güvenilmeyecek bir müttefik olduğunu anlamış, hepsi ordularını güçlendirme ve silahlanma yarışına girmişlerdir.
Gümrük vergileri ile dünyada gelmiş-geçmiş en büyük ticaret savaşlarını başlatan Donald Trump’ın karşısında, elbette büyüklü küçüklü birçok devlet olacaktır. 

Karşı cephede yer alan en büyük güçte, 3.büyük küresel güç haline gelen Çin’dir.
Son 25-30 yılda her alanda büyük ilerlemeler kaydeden Çin, araba üretimi, elektrikli araç bataryaları, güneş panelleri üretimi ve bu panellerle elektrik üretimi gibi pek çok alanda lider konumundadır. 

Çin’in nadir elementlerdeki zenginliği ABD’ye karşı kullandığı en büyük kozudur.
Karmaşık bir ekonomi programı uygulayan (liberal, kapitalizm, Maoizm vb.) Çin, birçok ülkeden yatırımcı çekmeyi başarmış ve 2025 yılı bütçesinde bir trilyon dolar fazlası vardır.

Amerika’nın Ortadoğu ülkelerine yönelik geliştirdiği Büyük Ortadoğu Projesi bitmiş değildir. Adım adım ilerlemesi sürdürülmektedir. İsrail ile birlikte, nükleer silah bahanesiyle İran’a saldıran Amerika, şimdi İran’a daha büyük bir saldırının hazırlığı içindedir.
Her konuda son ve etkili sözü söyleyen Ayetullah’ların yönetimindeki İran İslam Cumhuriyeti, halkına refah sunamamış, kadın hakları başta olmak üzere insan hak ve hürriyetleri konularında geri kalmıştır. İtiraz edenlere, onurlu bir hayat isteyenlere acımasız davranan İran yönetimi, halkın sokağa çıkmasına, gösterilere engel olmayı başaramamıştır. Siyasi yönü olmayan gösterilerde, resmi sayılar verilmese de, beş bin kişinin hayatını kaybettiği söylentileri vardır. 

Başkan Tramp’ın müdahaleye bahane arar tarzda, çeşitli şekilerde göstericilere destek vermesi, göstericileri povoke etmesi dikkat çekicidir. 
Amerika’nın İran’a yapacağı bir müdahalenin en büyük zararını çekecek olan ülkenin Türkiye olacağının herkes farkındadır. Suriye’de olduğu gibi.

Başkan Trump dünyada taşları yerinden oynatmış, dengeleri alt üst etmiştir. 

Dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylemek kehanet değildir. Kartlar yeniden karılıp, dünya yeniden şekillenecek. 
Zaman içinde yeni paktlar, yeni birlikler, yeni ittifaktlar kurulacaktır. 
Kim nerde yer alacak, bunu zaman gösterecek.
 

Yazarın Diğer Yazıları