İŞİ BİLMEK
Prof. Dr. Abdurrahman KUTLU (Selçuk Üniversitesi Eski Rektörü)
1996 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Selçuk Üniversitesini ziyaret etti.
Rektörlüğümün ilk yılında olan bu ziyaret, 1977 yılında üniversiteyi eğitim-öğretime başlattıktan sonra ikinci gelişi idi.
Başbakan Demirel’in ilk üniversite açılışını yaptığı bina, bugün adı Mareşal Mustafa Kemal İlköğretim Okulu olan, şehir merkezinde, Zindankale’de bulunan binadır. Bu bina 90’lı yılların sonlarına kadar üniversitenin bazı bölümleri tarafından kullanılmıştır.
Üniversitemizi ve Konya’yı ziyarete gelen Cumhurbaşkanı Demirel, Ankara’dan helikopterle geldi. Helikopteri şehrin 25 km uzağında bulunan kampüs alanına inmişti. Bu şekilde, henüz yapılaşmasını tamamlamamış kampüsümüzü bütünüyle yüksekten görmesi mümkün olmuştu. Üniversite ile ilgili verdiğim brifingde Demirel, bana kampüsü genişletme talimatını verdi.
O zaman kampüs alanı 10 bin dekardı.
Biz de Cumhurbaşkanı’nın talimatlarını ilgi tutarak, kampüs alanının güneyinde yer alan, Milli Emlak’a ait beş bin dekarlık boş arazinin, Konya Milli Emlak Müdürlüğü’nden üniversitemize tahsis edilmesini talep ettik. Ve istediğimiz tahsis işlemi çok geçmeden gerçekleşti.
Üniversitenin Kampüs alanı ile yeni tahsis edilen araziyi bir dere yatağı ayırıyordu. Dere yatağının üzerine gelişli-gidişli bir köprü yapılarak, üniversiteyi Kuzey Kampüsü, Güney Kampüsü olarak, her yönden büyütmek ve geliştirmek mümkündü.
Milli Emlak’tan tahsisle alınan yeni araziye, üniversitenin gelişimine katkı sağlayacak, üniversitenin ihtiyaçlarına yönelik özel bir proje yaptırmak için, içlerinde şehir plancılarının da olduğu, bir ekip oluşturuldu.
Çok yeşil alanın yer aldığı bu projede, fakülte, meslek yüksek okul (MYO) binaları, çeşitli özellikte büyük kapasiteli erkek ve kız öğrenci yurtları, ilköğretim ve ortaöğretim okulları, alışveriş merkezleri, cami ve lojmanlar yer alıyordu.
Kampüs alanında ve ilçelerde çok sayıda MYO’u binalarının inşaatları devam ettiği için, bu projeyi arsa karşılığı TOKİ’ye yaptırmayı düşündük.
Bülent Ecevit’in Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümetinde, TOKİ’nin bağlı olduğu Devlet Bakanı önce MHP’den, sonra ANAP’dan olmuştu. Her iki bakanı da tanıyorduk. TOKİ Başkanı üniversitemizden bir akademisyen idi.
Projemizi gerçekleştirmek için 1999 yılında TOKİ’ye müracaat ettik. Kısa bir süre sonra TOKİ’den bize, projenin uygulanacağı araziyi (arsayı) bize devredin dendi. Biz arsanın bir parçasını devrettik, proje kesin karara bağlansın, arsanın tamamını devrederiz diye düşündük.
Bir süre sonra TOKİ’den bize “BELEDİYEYİ GEÇEMİYORUZ” cevabı geldi.
O zaman Konya Büyük Şehir Belediyesi, bir muhalefet partisinin idaresinde idi. TOKİ’den gelen olumsuz cevaptan sonra biz devrettiğimiz arsayı geri aldık.
Bu şekilde üniversitenin her alanda büyümesine ve gelişmesine katkı sağlayacak projemiz kağıt üzerinde kaldı.
En önemlisi de; Üniversitenin Kampüs alanında Kredi Yurtlar Müdürlüğü tarafından yapılmış ve kendi kaynaklarımızla yaptırdığımız öğrenci yurtları olsa da, öğrenci mevcudu fazla olan bir üniversite olmamız sebebiyle mevcut yurtlar yeterli olmuyordu. Projemiz bu ihtiyaca cevap verecek şekilde planlanmıştı.
SONRA NE OLDU?
2002 yılında seçimi kazanarak tek başına iktidara gelen AK PARTİ, 2003 yılında TOKİ’yi Başbakanlığa bağlayarak, mevzuatında ve çalışma esaslarında önemli değişiklikler yaptı. TOKİ’yi her yönden dinamik ve fonksiyonel hale getirdi.
TOKİ o zamandan bugüne kadar birçok il’de, ilçe’de binlerce konut yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra 2018 yılında “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı”na bağlanan TOKİ, ihtiyaç olan yerlerde konut yapmaya devam ediyor.
6 Şubat 2023’de 11 vilayetimizi içine alan depremlerde büyük zarar gören şehirlerde, depreme dayanıklı konutların yapılması TOKİ tarafından yürütülmektedir.
2025 yılında evi olmayan vatandaşlar için Türkiye genelinde başlatılan 500 bin konut projesi de yine TOKİ’nin organizasyonu ve kontrolünde yürütülmektedir.