Dr. Öztürk, Bulgaristan'dan göçün hikâyesini anlattı: Bulgarların aslı Türk'tür
Konya Aydınlar Ocağı'nın Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği Eski Başkanı Dr. Halil Öztürk için düzenlediği 'Saygı Programı'nda, Balkanlardaki Türk varlığı ve Konya'ya yerleşen muhacirlerin yaşadığı zorluklar ele alındı.
Konya Aydınlar Ocağı’nın 70. yaşına giren Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği Eski Başkanı Dr. Halil Öztürk için düzenlediği “Saygı Programı”nda, Bulgaristan Türklerinin göç süreci, Balkanlardaki Türk varlığı ve Konya’ya yerleşen muhacirlerin yaşadığı zorluklar ele alındı.
Dr. Halil Öztürk, ailesinin Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan göç hikâyesini ve kendi hayatından önemli kesitleri anlattı.
Öztürk, babasının 1950 yılında Bulgaristan’ın Rusçuk bölgesinden Türkiye’ye göç ettiğini, annesinin ailesinin de Şumnu’dan Türkiye’ye geldiğini belirterek, göç sürecinde yaşanan sıkıntıları aktardı.
Bulgaristan’dan gelen ailesinin farklı bölgelere yerleştirildiğini ifade eden Halil Öztürk, daha sonra Konya’ya uzanan hayat hikâyesini anlattı.
“ATA YURDUMUZU YILLAR SONRA ZİYARET ETTİK”
1994 yılında ailesiyle birlikte Bulgaristan’daki köylerini ziyaret ettiğini belirten Öztürk, yıllar sonra ata yurduna dönmenin kendileri açısından özel bir anlam taşıdığını söyledi. Köylerin yoğun göç nedeniyle büyük ölçüde boşaldığını anlatan Dr. Halil Öztürk, Bulgaristan’daki Türk köylerinde konuşulan Türkçenin ve geleneksel yaşamın izlerine de dikkat çekti.
Öztürk, Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği Başkanlığı döneminde Bulgaristan’dan Konya’ya gelen öğrencilere ve ailelere yönelik çalışmalar yürüttüklerini, dernek faaliyetleri kapsamında yetişen bazı öğrencilerin daha sonra Bulgaristan’da milletvekili, bakan ve İslam Şurası Başkanı gibi görevler üstlendiğini ifade etti.
“TÜRK KİMLİĞİNE İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR”
Balkan Türkleri Muhacir Dayanışma Derneği Eski Başkanı Öztürk konuşmasında Bulgaristan’daki Bulgarların kökenine ilişkin kendi tarihsel değerlendirmelerini de paylaşarak, son yıllarda bazı akademisyenlerin Bulgarların Türk kökenine ilişkin görüşler ortaya koyduğunu savundu.
Bulgaristan’da Bulgar kalmadığını, kalanların da büyük oranda Türkçe konuştuğunu yineleyen Dr. Halil Öztürk “Yakın zamanda onlarında Türk olduklarını hatırlayacaklarını düşünüyorum. Son zamanlarda birkaç Bulgar olarak bilinen akademisyenin, Türk olduklarını anlatan konuşmalarına, yazılarına şahit olduk. Zaten Bulgarları da Slavların en aşağı tabakası olarak kabul edip, (Sonradan Slav oldu) tezini savunanlar var. Aslının Türk olduğunu fark eden Bulgarları görmeye başladık. Bu hatırlama gelişerek devam ederse o zaman Tuna tabii sınırımız olur” diyerek konuşmasını tamamladı.
Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ise yeni neslin kendi kültürel değerleriyle bağının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, Dr. Halil Öztürk’ün Balkanlardan Konya’ya gelen öğrencilere yönelik çalışmalara katkı sunduğunu söyledi. Güçlü, “Halil Öztürk, Tıp fakültesinden 1979 yılında mezun oldu ve uzmanlık eğitimini Ankara’da tamamladı” dedi.
Program, emekli eğitimci, sanatkâr Enver Etik (keman) ve sanatkâr Dr. Halil Öztürk’ün (ud) mini konseriyle son buldu. Aydınlar Ocağı Başkan Yardımcısı Mustafa Sinan Ümit, 70.yaşına giren Dr. Halil Öztürk’e doğum günü pastası ve tablo, Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü de katılım belgesi ve kitap takdim etti.






