• Haberler
  • Sağlık
  • İftar sofrasında gizli tehlike! Böbrekleriniz risk altında

İftar sofrasında gizli tehlike! Böbrekleriniz risk altında

Ramazan'da iftar sonrası susuzluğu su yerine gazlı, şekerli içecekler ve aşırı çay-kahveyle gidermek böbrek sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, Ramazan boyunca bu alışkanlığın böbrek taşı başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısını yapıyor.

İftar sofrasında gizli tehlike! Böbrekleriniz risk altında
DHA
DHA
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Ramazan ayında uzun saatler süren susuzluğu iftar sonrasında yanlış içeceklerle gidermeye çalışmak, böbrek sağlığına zarar veriyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Ramazan ayında uzun saatler süren susuzluğu iftar sonrasında yanlış içeceklerle gidermeye çalışmak, böbrek sağlığına zarar veriyor. ‘Çok sıvı alıyorum’ düşüncesiyle su yerine tüketilen asitli içecekler, şekerli meyve suları ve aşırı çay-kahve, vücudun ihtiyaç duyduğu nemi sağlamadığı gibi böbrek taşı oluşumuna da davetiye çıkarıyor” dedi.

‘ASİTLİ VE ŞEKERLİ İÇECEKLER SUYUN YERİNE GEÇMEZ’

Daha önce böbrek taşı ameliyatı geçirenler, ailesinde taş öyküsü bulunanlar ve daha önce taş düşüren hastaların risk grubunda olduğunu belirten Doç. Dr. Ersöz, “Böbrek taşı öyküsü bulunan kişiler özellikle dikkatli olmalı. İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerekir. Suyun zamana yayılarak içilmesi ramazanda büyük bir öneme sahip. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor. İşlenmiş, tuzlu ve aşırı proteinli gıdalardan da kaçınılması gerekiyor” dedi.

‘LAZER ENERJİSİYLE TAŞ KIRMA İŞLEMLERİ’

Aktif taş hastalığı bulunan ya da yakın zamanda taş ameliyatı geçiren kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Ersöz, “Bulantı ve kusmayla başlayan yan ağrısı, idrarda kanama ve ateş gibi şikayetler varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı ve ardından bir üroloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Hastaların çoğunda küçük taşlar kendiliğinden düşebiliyor. Ancak 4 milimetreden büyük ve düşmeyen taşlarda müdahale gerekebiliyor. Bu tür durumlarda genellikle endoskopik yöntemleri tercih ediyoruz. İdrar kanalından doğal yollarla ulaşılarak lazer enerjisiyle taş kırma işlemleri uygulanabiliyor” ifadelerini kullandı.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!