• Haberler
  • Konya
  • İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Konya Aydınlar Ocağı 80'inci yaşı vesilesiyle milli bisikletçi, siyasetçi ve iş insanı Süleyman Okur'a saygı gecesi düzenledi.

Konevi derneği salonundaki programda Süleyman Okur, Bulgaristan’da başlayan hayat yolculuğundan öne çıkan hatıralarını anlattı.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü yaz, kış, demeden Koronavirüs salgını ve Ramazan ayları da dâhil otuz bir senedir Salı sohbetlerini aksatmadan yaptıklarını belirtti. 

Güçlü “Bugün 80.yaşını kutlamakta olan Süleyman Okur, Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinden, önce Karaman’a, sonra Konya’ya göç etmiş bir ailenin, milli bisikletçisi olarak Türk sporuna uzun yıllar hizmet etmiş bir evladıdır” dedi.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Milli bisikletçi Süleyman Okur, Balkanlardan göç edenler hakkında o zamanlar (Türk mü, değil mi?) şeklinde soruların olduğuna işaret ederek “Karamanoğlu Beyliği Yörük Türkleridir. Moğollar 1222 yılında Orta Asya’da Özbekistan ve Türkmenistan’ı işgal ettiğinde, Oğuzların Avşar boyuna mensup Karamanoğlu Beyliği 1228 yılında Selçuklu devletinin olduğu Anadolu’ya göç etmiş, Sultan Alaaddin Keykubat tarafından da Ermenek’e yerleştirilmiştir. Karamanoğlu Beyi Hacı Bektaş Veli’nin müritlerindendir” dedi.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Osmanlı Devletinin kurulmasından sonra Karamanoğlu’nun savaşarak, Selçuklu ve Moğolları yenerek Konya’yı aldıktan sonra Türkçe’nin Anadolu’ya yerleşmesini sağladığını anlatan Okur, “Fatih Sultan Mehmet 1466’da savaşarak yendiği Karamanoğlu’nun başına oğlu Cem Sultan’ı göndermiş, bundan sonraki yirmi yılda da Balkanlara göç ettirilerek asimile bir nevi asimile edilmişlerdir. Bugünkü Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan başlıca yerleşim yerleridir. Balkanlar böylelikle Türk yurdu olmuştur. Plevne savaşının kaybedilmesinden sonra bir milyon, iki yüz bin Türk, İstanbul’a ulaşabilmek için Rus Ordusunun önünde göç etmiştir. 1912-14 savaşlarında Balkanlar tamamen kaybedilince göç devam etti. Halen milyonlarca Türk Balkanlarda yaşamaktadır ve Balkan Türklerinin kökeni Karamanoğlu Beyliğinin Yörük Türkleridir” dedi.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Süleyman Okur “Köyün medresesini bitirip Hafız olan babam henüz 14 yaşındayken Türkiye’ye gidebilmenin hayalini kurmuş. Fakat Türkiye ile bir göç anlaşması olmadığı için buna imkân bulamaz ve Romanya’dan Türkiye’ye gelmeye karar verip oraya kaçak yola gidiyor. Fakat yakalanıp 37 gün hapiste kaldıktan Bulgaristan’a iade edilmiş ve büyük eziyete uğramış. Sonra dönemin Reis-i Cumhuru İsmet İnönü’ye mektup yazarak Türkiye’ye gelmek için yardım istemiş. Yaklaşık bir yıl sonra Burgaz elçiliği vasıtasıyla gönderilen mektupta (Bulgaristan ile aramızda göç anlaşması olmadığından talebiniz değerlendirilememiştir) diye cevap verilmiş. Babam orada evlenmiş ve benden önce üç ablam dünyaya gelmiş. Ben 1946 yılının çavdar mevsiminde yani Temmuz’da dünyaya gelmişim. DP hükümetinin Bulgaristan ile yaptığı göç anlaşmasından sonra, 1951 yılının Ocak ayında göç kafileleri yollara döküldü. Bu arada küçük kardeşim Lütfü de dünyaya gelmişti. Mayıs ayında Rusçuk garından trene binerek birkaç gün sonra Edirne’ye geldik. Orada bizi misafir edip kanun gereği soyadlarımız verildi. Babamı ve bacanaklarını Sakarya’da indirmek isteseler de babam; kendisinden önce gelen yakınlarının Konya’da olduklarını anlatınca yetkililer anlayış gösterdi. Fakat Konya’ya geldiğimizde bizi merkeze değil de Karaman’ın Akçaşehir köyüne göndermeleri üzüntüye sebep oldu. Kamyon kasalarında götürüldük. Yolda hastalanan kardeşim Lütfü’de on gün sona vefat etti” dedi.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Karma Ortaokulunu bitirdikten sonra Erkek Sanat Enstitüsüne gittiğini ve burada basketbol oynamaya başladığını kaydeden Okur “Voleybol takımında da oynadım ve atletizm yarışmalarında dereceler aldım. Şekerspor takımında lisanslı sporcuydum. Stajımı da Şeker Fabrikasında yaptım ve okulu bitirdikten sonra, babamın yüksek tahsil yaptırmaya imkânı olmadığından, 1965’de fabrikada mevsimlik işçi oldum. O sırada mahallemizde Mustafa Cengiz, Hasan Selçuk, Zeki Çivlik, Yılmaz Küçükçöğen gibi arkadaşlarımız vardı ve bunlar bisiklet sporu yapıyordu. Onlara imrenip, 1964 sonbaharında yapılan düz bisiklet yarışlarına katıldım ve beş haftada dört birincilik, bir ikincilik aldım. Bisiklet sporuna başladım ama Ali Usta (Öğütverici) basketbol ve voleybol oynadığım için bisiklet antrenmanına izin vermiyordu. Bende mesaiden sonra evimiz ile Kaşınhanı arasında 40 km. antrenman yapıyordum. Ekim ayında Alaaddin etrafında yapılan yarışta birinci oldum ve kupayı götürdüğüm kulüp başkanı ertesi sezon için bana bisiklet antrenmanı izni verdi” diye konuştu.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Bisiklet sporuna başladığını öğrenen babasının (milli takıma gitmeyecek, başarılı olmayacaksan hiç gitme) dediğini ve kendisinin de altı ay sonra milli takıma alınarak Bağdat turunda yarıştığını söyleyen Milli bisikletçi Süleyman Okur “Milli takımı belirlemek için o yıllarda beş altı etaplı yarışlar yapılırdı. O yarışlarda Federasyon Başkanı Talat Tunçalp beni çok yakından takip etti ve Bağdat turuna öyle gittim” dedi.

Fabrikada mevsimlik statüde çalıştığı için Almanya’ya işçi olarak gitme kararı verdiğini ve ailesinin rızasını aldıktan sonra müracaat ettiğini dile getiren Okur “Orada yevmiye değil, akort sistemiyle çalışma vardı. Ben bu şekilde çalıştım ve gelirim hep normal saat ücretinin üzerinde oldu. Kayınpederim Efrahim Durmaz, kurduğu işyerine evlatlarıyla beni de ortak etmişti. Yedi sene Almanya’da kaldıktan sonra dönüş kararı aldık. Bisiklet sporuna hizmete çeşitli kademelerde devam ettik” diyerek konuşmasını tamamladı.

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur

Program sonunda Konya eski Belediye Başkanı Ahmet Öksüz ve Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, 80.yaşına giren Süleyman Okur’a kitap takdiminde bulunurken, Okur’da merhum gazeteci yazar İhsan Kayseri’nin kaleme aldığı “Milli Bisikletçi Süleyman Okur Zamana Karşı Yarışı” adlı kitabı hediye etti. 

İki hicretle yoğrulan bir hayat: Süleyman Okur
 

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!