- Haberler
- Güncel
- İkinci bir Gülistan Doku vakası mı? 'HTS kayıtlarında 'savcıyla görüşme' ve 'dosyanın kapatılması' konuşuldu'
İkinci bir Gülistan Doku vakası mı? 'HTS kayıtlarında 'savcıyla görüşme' ve 'dosyanın kapatılması' konuşuldu'
Şırnak'ta 11 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Hürmüz Diril ve Şimuni Diril çifti dosyasıyla ilgili yargılama sürerken, aile avukatı Rojhat Dilsiz, dosyada Gülistan Doku olayına benzer HTS kayıtlarının olduğunu aktardı.
Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kovankaya köyünde 11 Ocak 2020’de sırra kadem basan Keldani çift Hürmüz Diril ve Şimuni Diril dosyasında yıllardır süren karanlık henüz aydınlatılamadı. Kayboluşlarından 70 gün sonra Şimuni Diril’in cansız bedeni Hezil Çayı’nda işkence izleriyle bulunurken, eşi Hürmüz Diril’den ise aradan geçen 6 yıla rağmen tek bir iz dahi bulunamadı.
Cinayet soruşturması kapsamında yargılanan akraba Apro Diril, 21 Temmuz 2023’te “tasarlayarak ve eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahküm edildi. Aynı davada yargılanan Behçet Öztunç ile İsmail Yıldız ise beraat etti. Dosya yeni bir dönemece ise 31 Aralık 2025’te girdi. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kez ortada bir cenaze olmamasına rağmen Hürmüz Diril için “cesetsiz cinayet” iddianamesi hazırladı. Apro Diril, Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız hakkında yeniden “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. İlk duruşmada Apro Diril’in tutuklanmasına karar verilirken, geçtiğimiz günlerde davanın ikinci duruşması da görüldü.
HTS KAYITLARINDA “SAVCIYLA GÖRÜŞME” VE “DOSYANIN KAPATILMASI İDDİALARI
Duruşma sonrası Hakimiyet’ten Şahin Yaldızlı’ya konuşan aile avukatı Rojhat Dilsiz, Hürmüz Diril ve Şimuni Diril dosyasının Gülistan Doku olayıyla benzer özellikler taşıdığını belirterek, Bu kapsamda, “savcıyla görüşme” ve “dosyanın kapatılması” yönünde konuşmaların geçtiği iddia edilen HTS kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Dilsiz, “Bizim herhangi bir kurumu, yapıyı tahkir etme gibi bir durumumuz söz konusu değil. Tam tersi, devletin kendini, devletin gücünü ve kudretini kullanarak kirleten insanlardan arındırması gerekiyor. Apro’nun kim olduğunu bilmediğimiz biriyle konuşmalarında ‘Ben devletin adamıyım, gidip savcıyla görüşeceğim, hakimle görüşeceğim, sen merak etme’ şeklinde söylemler geçiyor. Bu söylemler HTS kayıtlarında da mevcut. Aynı şekilde, Şırnak Jandarma İl İstihbaratında Kemal diye birinden bahsediliyor. İşte bu Kemal gidip savcıyla görüşecek, dosyayı bu şekilde kapatacak tarzında görüşmeler var.” diye konuştu.
“GÜLİSTAN DOKU DOSYASINA BENZETİYORUZ”
Sözlerini devam ettiren aile avukatı: “Dolayısıyla böyle ciddi anlamda şüphe uyandıran bir durumda mahkemenin bu kişileri açığa çıkarması gerekiyor. Yani gidip savcıyla, mahkemeyle görüşüp bu sürecin akamete uğratılmasına sebebiyet vermeye çalışan en azından telefon kayıtlarında bunu görüyoruz.
Kendinde bu kudreti gören kimselerin açığa çıkarılması gerekiyor. İşte tam da bu noktada Gülistan Doku dosyasına benzetiyoruz.” şeklinde konuştu.
“FAİLİ MEÇHUL DOSYASI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ”
Diril çifti dosyasının faili meçhul kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine değinen Avukat Rojhat Dilsiz, kamuoyunun oluşması için basına çağrıda bulundu. Dilsiz, “Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “638 tane faili meçhul dosya var” şeklinde söylemleri mevcut. Bu da aslında bir faili meçhuldür ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda maalesef bu ülkenin bir gerçekliği bulunmaktadır. Bir kamuoyunun oluşması gerekmektedir. Gülüstan Doku örneğinde olduğu gibi kamuoyu oluşması için çağrıda bulunuyoruz.
Gerçek faillerin ortaya çıkarılması için, sıklıkla tekrar ettiğimiz üzere, tarafsız ve bağımsız mahkemelerde, hiçbir kimsenin etkisi ve tesiri altında kalmadan; kendisini devlet yerine koyup, o kudreti kendinden görerek soruşturma makamlarını ve adli makamları etkisi altına almayacak bir sürecin hep birlikte yaşanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.


