• Haberler
  • Konya
  • Konya'da akıl almaz dolandırıcılık iddiası: 'Ona Allah'tan çok güvenmiştik'

Konya'da akıl almaz dolandırıcılık iddiası: 'Ona Allah'tan çok güvenmiştik'

Konya'da döviz ve kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin, daha önce tanıdığı ve güven duyduğu müşterilerinden faiz veya kar payı vaadiyle yüksek miktarlarda altın, döviz, gümüş ve Türk lirası aldığı, ancak bu varlıkları geri ödemediği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 3 kişi hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla kamu davası açılırken, devam eden yargılamada birmüştekinin 'Allah'tan çok, onlara güveniyorduk.' sözleri dikkat çekti.

Konya’da yıllarca döviz ve kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, şirket yetkilileri T.O. ve M.O. ile iş yerinde kasadan sorumlu olarak çalışan M.D. hakkında dolandırıcılık suçlaması yöneltildi. Savcılık, şüphelilerin müşterilerden yüksek miktarlarda altın, döviz, gümüş ve Türk lirası aldığını, karşılığında faiz veya kar payı ödeneceği vaadinde bulunduğunu ve daha sonra alınan varlıkların önemli bir bölümünü geri vermediğini öne sürdü.

GÜVEN DUYDUKLARI İŞLETMEYE TESLİM ETTİLER

Dosyaya yansıyan iddialara göre bazı müşteriler, daha önce alışveriş yaptıkları ve tanıdıkları işletmeye duydukları güven nedeniyle evlerinde muhafaza etmekte zorlandıkları altın, döviz, gümüş ve paralarını iş yerine teslim etti. Şüphelilerin ise söz konusu varlıkları muhafaza edebileceklerini ve müşterilerin istedikleri zaman bunları geri alabileceklerini söyledikleri öne sürüldü.
Teslim edilen varlıkların cins ve miktarının bazı müşterilere verilen imzalı kartvizit ve makbuzlara işlendiği, iş yerindeki bilgisayar kayıtlarında da çeşitli teslim işlemlerine ilişkin kayıtların bulunduğu belirtildi.

ÖDEMELER AKSAYINCA SORUNLAR BAŞLADI

Edinilen bilgilere göre işletmenin ekonomik sıkıntıya girmesinin ardından müşterilere yönelik ödemelerde aksamalar yaşandı.
Bazı müşterilere düşük miktarlarda ödeme yapıldığı, bazılarına ise farklı tutarlarda senet verildiği ve ödemelerin ileri tarihlere ertelendiği iddia edildi.
Şüphelilerin ise yaşanan ödeme sorunlarını pandemi dönemindeki ekonomik koşullara, döviz kurlarındaki dalgalanmalara, sermaye artışı yapılamaması nedeniyle faaliyet izinlerinin iptal edilmesine, hacizlere ve haklarındaki icra dosyalarına bağladıkları belirtildi.

ŞÜPHELİLERİN SAVUNMALARI İDDİANAMEYE YANSIDI

Şüpheliler, söz konusu gelişmeler nedeniyle işletmenin faaliyetlerini sürdüremediğini ve müşterilerin kendilerine bıraktığı değerleri geri ödeyemediklerini savundu.
Savcılık ise işletmenin ekonomik sorunlar yaşadığı dönemde de yeni kişilerden faiz veya kâr payı vaadiyle para ve altın alınmaya devam edildiğini öne sürdü.

DOSYADA 23 MÜŞTEKİ BULUNUYOR

Soruşturma kapsamında 23 müştekinin beyanları, kartvizitler, makbuzlar ve iş yerindeki bilgisayar kayıtlarının incelendiği belirtildi.
İddianamede yer alan hesaplamalara göre farklı tarihlerde müştekilerden alındığı öne sürülen varlıkların toplamı şöyle:
22 bin 560,79 gram altın
37 bin gram gümüş
504 bin 790 avro
451 bin 744 dolar
2 bin İsviçre frangı
750 bin lira
2 çeyrek altın
3 yarım altın

Dosyada, bazı müştekilerin tek seferde yüz binlerce avro veya dolar teslim ettiği, bazı kişilerin ise kilogram seviyesinde altın ve gümüş verdiği iddia edildi.
Müştekilerden birinin 350 bin avro, bir diğerinin 250 bin dolar ve 750 bin lira, başka bir müştekinin ise 4 kilo 485 gram altın, 13 bin avro, 32 bin dolar ve 2 bin İsviçre frangı teslim ettiği öne sürüldü.

Bir başka müştekinin ise 5 kilo altın ile 17 kilo gümüş verdiği iddia edildi.
Kasadan sorumlu çalışan da şüpheliler arasında
Resmî olarak şirket yetkilisi olmadığı belirtilen M.D.’nin iş yerinde kasadan sorumlu olarak çalıştığı ve şirket sahipleri adına müşterilerden para ve değerli varlıkları teslim aldığı öne sürüldü.

Dosyaya göre bazı müşterilerin M.D.’yi iş yerinin müdürü olarak gördüğü, kendisine verilen kartvizitlerde isminin altında İngilizce “manager” ifadesinin bulunduğu belirtildi.
Savcılık, bu nedenle M.D.’nin şirket adına ve şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini değerlendirdi.

ÖDEME SORUNU YAŞANIRKEN YENİ MÜŞTERİ ARAYIŞI İDDİASI

Şüphelilerin, müşterilerin altın ve paralarını faiz geliri elde etmek amacıyla teslim ettiklerini, ancak daha sonra bu varlıkların “emanet” olarak bırakıldığını savundukları belirtildi. Müştekiler ise değerli varlıklarını işletmeye emanet amacıyla bıraktıklarını ifade etti.
Savcılık, çok sayıda kişinin yüksek miktardaki altın, döviz, gümüş ve Türk lirasını herhangi bir kazanç beklentisi olmadan yalnızca muhafaza amacıyla bir işletmeye bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını değerlendirdi. Savcılığın değerlendirmesinde, işletmenin ödeme güçlüğü yaşadığı dönemde de yeni müşterilerden faiz veya kar payı vaadiyle para ve altın alınmaya devam edildiği iddiasına dikkat çekildi.

“FAİZ ÖDEMELERİNİ YAPTIK” SAVUNMASI

Şüpheliler, müşterilere vaat edilen faiz ödemelerini yaptıkları yönünde savunma yaptı. Ancak savcılık, söz konusu ödemelerin yapıldığını gösteren makbuz, fiş, ibraname veya benzeri belgelerin dosyaya sunulmadığını belirtti. Bu nedenle şüphelilerin söz konusu savunmalarının somut delillerle desteklenmediği değerlendirildi.

“ALLAH’TAN ÇOK, ONLARA GÜVENİYORDUK”

Savcılık, T.O., M.O. ve M.D.’nin birlikte hareket ederek müşterilerin güvenini kazandıklarını, faiz ve kar payı vaadiyle iradelerini etkilediklerini ve yüksek miktardaki değerli varlıkları geri vermeyerek haksız menfaat sağladıklarını iddia etti. Dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklu bulunan 3 sanığın yargılanmasına devam edilirken, duruşmada müştekilerden biri, “Allah’tan çok, onlara güveniyorduk.” ifadelerini kullandı.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!