Konya'da çoğu kişinin bilmediği türbe: Rivayetleriyle Deli Veli Hazretleri
Konya'da Mevlana Türbesi'ne birkaç yüz metre mesafede bulunan Deli Veli Hamidi Pinti Hazretleri Türbesi, adı ve geçmişine dair anlatılan rivayetlerle dikkat çekiyor. Tarihi kaynaklarda hakkında sınırlı bilgi bulunan türbe, Mevlana ve Şems-i Tebrizi ile dost olduğu yönündeki yerel anlatılarla Konya'nın bilinmeyen hikâyelerinden birini yaşatıyor.
Konya’da Mevlana Türbesi’ni ziyaret edenlerin çoğu, türbeye yalnızca birkaç yüz metre uzaklıktaki Ayanbey Sokak’ta yer alan küçük bir makamın önünden habersizce geçiyor. Kentin tarihî hafızasında sessizce varlığını sürdüren bu türbe, Deli Veli Hamidi Pinti Hazretleri adıyla biliniyor. Hakkında anlatılan rivayetler ise makamı sıradan bir ziyaret noktasının ötesine taşıyor. Yerel anlatımlara göre Deli Veli’nin, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin yaşadığı dönemde Konya’da bulunduğu, “Deli Veli” adıyla tanındığı ve Mevlânâ ile Şems-i Tebrizî’yi tanıdığı, hatta onlarla dostluk kurduğu ifade ediliyor.
TARİHİ BELGEDEN ÇOK RİVAYETLERLE YAŞIYOR
Deli Veli hakkında aktarılan bu bilgilerin önemli bir bölümünün kesin tarihî kayıtlardan ziyade sözlü ve yerel rivayetlere dayandığı belirtiliyor. Bu nedenle Mevlânâ ve Şems ile ilişkisine dair anlatıların, tarihî bir gerçeklik olarak değil, Konya’da kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızanın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Türbenin adında yer alan “Pinti” lakabı da dikkat çekici ayrıntılardan biri. Eski anlatımlarda bu kelimenin günümüzdeki yaygın kullanımından farklı biçimde, “gariban” anlamında kullanıldığı aktarılıyor.
OTELLERİN ARASINDA SESSİZ BİR TARİH
Bugün Ayanbey Sokak’ta, Mevlânâ çevresindeki yoğun ziyaretçi hareketliliğinin hemen yanı başında bulunan türbe, modern şehir dokusunun içinde geçmişten kalan sessiz bir hatıra niteliğinde. Mevlana Türbesi’ne gelen ziyaretçiler için birkaç dakikalık bir yürüyüş mesafesinde bulunan makam, Konya’nın tarihinin yalnızca büyük ve bilinen isimlerden ibaret olmadığını da gösteriyor. Şehrin merkezindeki bu küçük türbe, hakkında anlatılan rivayetlerle birlikte Konya’nın yüzyıllar boyunca oluşturduğu sözlü kültürün izlerini taşıyor.