Konya'da tarihe direnen çeşme: Her türlü felekete rağmen halen ayakta!
Konya'nın Sille Mahallesi'nde bulunan ve Osmanlı dönemine tarihlenen Hacı İsmail Ağa Çeşmesi, yapılan imar çalışmalarıyla kısmen yol kotunun altında kalsa da varlığını sürdürüyor. 1995'te tescillenen ve 2004 sonrası onarılan tarihi çeşme, hem mimari yapısı hem de üzerindeki kitabe izleriyle Sille'nin kültürel mirası arasında önemli bir yer tutuyor.
Konya’nın tarihi yerleşimlerinden Sille Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında “Sarı Kadı Çeşmesi” adıyla da bilinen Hacı İsmail Ağa Çeşmesi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli su yapılarından biri olarak dikkat çekiyor.
Hükümet Caddesi üzerinde, Sille Deresi’nin kıyısında yer alan tarihi çeşme, yıllar içinde yapılan yol ve imar düzenlemeleri nedeniyle kısmen toprak kotunun altında kalmış durumda. Yapı, 1995 yılında Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenerek koruma altına alındı.
2004 yılından sonra gerçekleştirilen onarımlarla yeniden güçlendirilen çeşmenin niş bölümü taştan, geri kalan gövdesi ise tuğladan inşa edilip sıva ile kaplandı. 240 santimetre genişliğe sahip yapının arkasında 170x340 santimetre ölçülerinde bir su deposu bulunduğu belirtiliyor. Yarım daire kemerli nişin tuğla ayaklar üzerine oturduğu, yapıda ise süsleme unsurlarına yer verilmediği ifade ediliyor.
Çeşmenin en dikkat çekici unsurlarından biri ise kemer altında ve üstünde yer alan iki ayrı boş kitabe alanı. Alınlık kısmında 1999 yılına kadar mermer bir kitabe bulunduğu, bu kitabede Hicri 1311 (Miladi 1893–1894) tarihinin yer aldığı biliniyor. Söz konusu kitabenin, Bostancı-zâde İstanbullu El-Hâc İsmail Ağa’nın torunlarından Hacı Şevket Yıldırım’a ait bir onarım yazıtı olduğu aktarılıyor.
Tarihi çeşmede yer alan kitabe metninde ise dönemin estetik diliyle yazılmış şu ifadeler dikkat çekiyor:
“Ne zîbâ mevkide itdiler icrâ / Muvâfıktır Nazm-ı Celîl’e ‘Şarâben tahûrâ’ / Sâhibü’l-hayrât Bostancı-zâde İstanbullu / El-Hâc İsmail Ağa.”
Yüzyılı aşkın geçmişiyle Hacı İsmail Ağa Çeşmesi, Sille’nin kültürel dokusunu yansıtan önemli Osmanlı su yapılarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
