• Haberler
  • Konya
  • Konya'dan Bağdat'a uzanan bir sultan kızının hikayesi

Konya'dan Bağdat'a uzanan bir sultan kızının hikayesi

Selçuklu melikesi Melike Selçuka Hatun, Konya'dan Bağdat'a uzanan evliliğiyle iki büyük İslam devleti arasında köprü kurdu, ilim ve hayır faaliyetleriyle tarih sahnesinde iz bıraktı.

Melike Selçuka Hatun, Türkiye Selçuklu tarihinin en dikkat çekici kadın figürlerinden biri olarak diplomasi, ilim ve hayır faaliyetleriyle öne çıktı. 12. yüzyılda Konya’da dünyaya gelen Selçuka Hatun, Sultan II. İzzeddin Kılıçarslan’ın kızı, I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ise kardeşiydi.

SELÇUKLU SARAYINDAN ARTUKLU’YA

İyi bir eğitimle yetiştirilen Selçuka Hatun, ilk evliliğini babasının siyasi tercihleri doğrultusunda Artuklu hanedanıyla yaptı. Hısnıkeyfa Emiri Nureddin Muhammed ile hayatını birleştiren Selçuka Hatun, eşinin 1185 yılında vefatı üzerine yeniden Konya sarayına döndü.

KONYA’DAN BAĞDAT’A UZANAN EVLİLİK

Selçuka Hatun’un hayatındaki dönüm noktası, Abbasi halifesi en-Nasır Lidinillah ile yaptığı görkemli evlilik oldu. Bu evlilikle birlikte Selçuka Hatun, Konya’dan Bağdat’a gelin giden ilk Selçuklu sultan kızı olarak tarihe geçti. Aynı zamanda bu birliktelik, Türkiye Selçukluları ile Abbasi hilafeti arasında siyasi ve kültürel bağları güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Çiftin Ebü’l-Hasan ve Ebu Nasır Muhammed adında iki oğlu dünyaya geldi. Ancak büyük oğlu küçük yaşta hayatını kaybetti. Küçük oğlu ise yıllar sonra Abbasi tahtına çıkarak ez-Zahir Biemrillah unvanıyla halifelik yaptı.Konya'dan Bağdat'a uzanan bir sultan kızının hikayesi

İLİM VE HAYIR YOLUNDA BİR MELİKE

İslami ilimlere olan ilgisi ve zarafetiyle Abbasi sarayında saygı gören Selçuka Hatun, Mekke ve Medine’ye yaptığı hayırlarla da adından söz ettirdi. Halife eşinden Ahlat’ta bir saray yaptırmasını isteyen Selçuka Hatun’un arzusu üzerine inşa edilen görkemli yapı, dönemin mimari şaheserleri arasında gösterildi.
Ancak genç melike, henüz 30’lu yaşlarında 1188-89 yılında hayatını kaybetti. Eşinin vefatıyla büyük üzüntü yaşayan Halife en-Nasır, önce sarayı yıktırdı; ardından kalıntıları üzerine “Ribatülhılatıyye” adı verilen anıtsal bir türbe inşa ettirdi. Bu isim, Selçuka Hatun’a yaşadığı dönemde verilen “Ahlatiyye” lakabına atıf olarak verildi.

TARİHTE İZ BIRAKAN BİR SULTAN KIZI

Selçuka Hatun, yalnızca bir sultan kızı ya da halife eşi olarak değil; diplomatik evlilikleriyle iki büyük İslam devletini yakınlaştıran, ilme ve hayra verdiği destekle öne çıkan güçlü bir kadın figürü olarak tarihteki yerini koruyor.

 

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!