Kraliçe'ye yorgan dikti, kendi mesleğine çırak bulamadı
İngiltere Sarayı'na kadar uzanan el emeği, İnegöl'deki dükkanda yalnızlığa terk edildi. 1980'de Kraliçe Elizabeth'e yorgan diken efsane usta Erkan Genç, 'Bizden sonra kalfa yok, parayla bile bu ince dikişi yaptıracak kimseyi bulamayacaklar' sözleriyle geleneksel zanaatın yok oluşuna dikkat çekti.
‘DOĞAL OLANDAN VAZGEÇMEYİN’
Yapılan yorganların içerisinde en güzelinin yün ve pamuk olduğunu, onun haricinde kullanılan malzemelerin sağlıklı olmadığını da söyleyen ‘Yorgancı Erkan’, yorganın yazın serin kışın ise sıcak tuttuğunu belirterek şöyle konuştu:
“Kesinlikle elyaf yok, öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün, pamuk doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten makinede yıkanıyor. Gerçek yün yani yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesle bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik işte yorgan gibi yünden, bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Bir doktora yaptım. Şimdi bir de üroloji doktoru istiyor. ‘Yün yorgan yap’ diyorlar, doğallığı arıyorlar. Elyaf petrol, petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36 derece. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünler de hafif, benim yorganım yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Yün ve pamuktan vazgeçmeyin mümkünse.”