Süleyman Arslantay: 'Suriye'de yıkımdan nasibini almayan hiçbir şey görmedim'
Suriye'nin başkenti Şam'da bulunan ve savaşın en ağır tahribatı yaşayan bölgelerden biri olan Yermük Filistin Kampı'nda, Türkiye'den bağışlanan kurban etleri ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Dağıtım organizasyonu, Zümer Derneği gönüllülerinin desteğiyle gerçekleştirildi.
Et dağıtım çalışmalarına katılan aktivist gönüllü Süleyman Arslantay, bölgede karşılaştıkları manzaranın sadece yardım faaliyetleriyle anlatılamayacağını belirterek, asıl meselenin savaşın bıraktığı yıkıma tanıklık etmek olduğunu söyledi.
Arslantay, “Derneklerin kaç aileye yardım yaptığından ziyade, bölgenin ne kadar büyük bir yıkım içinde olduğunu anlatmak daha doğru olur. Savaşın ve savaşa neden olan aktörlerin, diktatörlerin insanlara, canlılara ve yaşam alanlarına verdiği zararı yerinde görmek gerekiyor. Buna şahitlik etmek önemli” dedi.
Savaşın sona erdiğine yönelik yaygın kanaatin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade eden Arslantay, özellikle Yermük ve çevresindeki Filistin kamplarında yaşam koşullarının halen son derece ağır olduğunu vurguladı.
“İnsanlar savaşın bittiğini ve herkesin evine döndüğünü düşünüyor ancak durum öyle değil” diyen Arslantay, şöyle konuştu: “Bayram döneminde ziyaret ettiğimiz Yermük ve Filistin kamplarında, savaş öncesinde 500 binden fazla insan yaşıyordu. İnsanlar adeta dip dibe, getto tarzı yapılarda hayatlarını sürdürüyordu. Bugün bu yapıların ancak yüzde 10’unun ayakta kaldığını söyleyebiliriz. Ayakta kalan binaların da büyük bölümü aslında kullanılmayacak derecede hasarlı. Normal şartlarda yıkılması gereken binalarda insanlar başka seçenekleri olmadığı için yaşam mücadelesi veriyor.”
Suriye genelinde savaşın izlerinin her alanda görüldüğünü belirten Süleyman Arslantay, ülkenin kapsamlı bir yeniden imar sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
“Suriye’de savaştan ve yıkımdan nasibini almamış canlı ya da cansız hiçbir şeye rastlamadım. Bir ülke adeta yerle bir edilmiş durumda. İnsanlık 14 yıl boyunca yaşananlara büyük ölçüde sessiz kaldı. İşkencehaneleri andıran cezaevleri, enkaza dönüşmüş şehirler ve hayalet kentleri andıran yaşam alanları gördük. Şu anda baştan sona yeniden inşa edilmeyi bekleyen bir ülke var.”
Zümer Derneği yetkilileri ise Türkiye’den yapılan bağışların bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya devam edeceğini, yardım faaliyetlerinin yanı sıra savaş mağdurlarının yaşadığı insani dramın da kamuoyuna aktarılmasının önemli olduğunu belirtti.


