Geride bıraktığımız 2020 yılı galiba hatırladığımız en kötü yıl olarak tarihe geçti.
İçinde bulunduğumuz 2021’in ve gelecek yılların ne getireceğini elbette yaradan Allah (cc )’den başkası bilemez.
2020 yılı başında İran’ın en büyük katliamcısı ve Müslüman katili İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, ABD tarafından düzenlenen füzeli saldırıda Bağdat Havalimanı'nda öldürülmesi ile başladı.
Daha sonra Elazığ ve İzmir’de yaşanan deprem, Van’da düşen çığ felaketi ve Giresun’da yaşanan sel felaketi ile yüzlerce vatandaşımız vefat etti.
2019’un sonunda Çin’in Wuhan kentinde çıkarılan sonra tüm dünyanın başına bela edilen koronavirüs dalaveresi hala devam ediyor.
Bu koronavirüs oyunları sebebi ile tüm dünyada ve ülkemizde ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Her ne kadar devlet ekonomide tedbirler alsa da ekonomik sıkıntılar devam ediyor.
Zira Allah (cc) Ra'd Suresi 11. Ayette şöyle buyurmaktadır: “Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.”
Ülkemizin içinden geçtiği bu süreçte bu yaşananları fırsata çevirmek isteyen ahlaksız birçok kişide bu durumu fırsat bilerek kasasını doldurma peşine düşmüş ve nerede ise her gün ürünlere zam yapmakta.
Hükümet bu konuda denetim yapsa da yeterli olmadığı ortadadır. Vatandaş bu fırsatçıların yaptığı ahlaksızlığın faturasını haklı olarak hükümete kesiyor.
Yapılan denetimlerin 3-5 kişiye denetleyip ceza kesmekten öteye geçmemesi bu ahlaksızları cesaretlendirmekte.
Şikâyet ve ihbar hatları hakeza ihbar almak yerine vatandaştan istedikleri bilgiler ile bezdirip neredeyse neden ihbar ediyorsun der gibi hiçbir işlem yapmamakta.
Bazıları neredeyse her gün zam yaparken bazıları da gramajlardan çalarak gizli gizli zam yapmakta.
Biz kendimizi düzeltmez ve böyle devam edersek 2021 yılını da bu dertlerle mücadele etmekle geçireceğimiz gözüküyor.
2020 yılında elbette bu felaketler yaşanırken güzel gelişmelerde oldu.
Bunların başında Müslümanlardan gasp edilip 1931’den bu yana ibadete kapalı olan ve 1934’de müzeye dönüştürülen Ayasofya Camii Kebir’i ibadete açıldı.
Ayasofya Camii ve nihayet Danıştay 10. Dairesi üyelerinin oy birliği ile aldığı karardan sonra zincirleri kırılarak ibadete açılma kararı verildi.
İlk namaz 24 Temmuz, bizi esir eden ve Ayasofya’nın da kapanma zeminini oluşturan Lozan’ın imza yıl dönümünde Cuma namazı kılınarak tekrar Müslümanlar için ibadete açıldı.
Ayasofya’nın ibadete açılması öncelikle Yunanistan, AB ve ABD’yi rahatsız etmişti. Ancak Ayasofya’nın açılması sadece bunları rahatsız etmekle kalmadı içimizdeki “zulüm 1453’te başladı” diyen küfrün müttefiklerini de oldukça rahatsız etti.
Öyle ki, hala içlerinde açısı çıkmamış olacak ki dün bir batılın Sözcü’sü manşetten Ayasofya’nın açılışını 2020 yılında yaşanan felaket olarak nitelendirdi.
Bu paçavra 1 0cak 2021 tarihli manşetinde “2020’nin torbasından felaket ve gözyaşı çıktı” diyerek içindeki Ayasofya Camii’nin aslına döndürülmesi rahatsızlığını dışa vurdu.
Bu zihniyetin tarihi İslam ve Müslümanlar ile mücadele ederek geçmiştir. Zira bunların meşrebinde bu vardır
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse para verip almasın!
Sözcü paçavrasının manşeti için Cuma namazı sonrası konuyla ilgili basın mensubunun sorusunu cevaplayan Erdoğan, "Ayasofya 2020 yılının adeta taçlı yıldızıdır. Ben Sözcü gazetesi okumuyorum. Kimse de para verip almasın” diyerek tepki gösterdi.
2020 yılında yaşanan diğer güzel gelişmede Türkiye’nin Libya’da ve Azerbaycan’da yaşanan gelişmelerdir.
Türkiye’nin desteklediği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin darbeci Hafter’e karşı elde ettiği başarıdır.
Azerbaycan’ın Ermeni teröristler tarafında yaklaşık 30 yıldır işgal altında tuttuğu dağlık Karabağ’ın özgürleştirilmesi oldu.
Türkiye’nin destekleri ile Ermeni teröristleri sürekli ihlallerinden sonra Azerbaycan ordusu harekete geçti ve 44 günlük bir savaştan sonra Karabağ’ı tekrar Azerbaycan toprağı yapmıştır.
Tüm bu yaşananlardan sonra içinde bulunduğumuz 2021 yılının inşallah başta ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini Cenab-ı Haktan niyaz ederim.