Ahmet Özer

Biden'in Trump'tan farkı var mı?

Ahmet Özer

Dünya haftalardır ABD’de yapılan seçimlere kilitlendi.

Trump’ın buna itirazı olsa da 3 Kasım’da yapılan seçim sonuçlarına göre Joe Biden ABD’nin 46. Başkanı oldu.

Sanıldığı gibi ABD Başkanı halk tarafından belirlenmez. Bu seçimlerin hepsi bir oyun ve eğlence. Halk arasındaki kamplaşmayı diri tutan bir senaryo. Zira ABD Başkanının kim olacağına karar veren derin bir Amerika var. İsrail’in eski iletim Bakanı Eyüp Kara’nın “Yahudiler Trump’a ihanet etti” cümlesi de bunun açık bir itirafı.

Öte yandan seçimler Trump açısından henüz bitmiş değil gibi gözükse de bitti. Trump yüksek mahkemeye sonuçlara itiraz etmiş ve yüksek mahkemenin vereceği kararı beklemekte ise de bu iş yine Biden lehine neticelenecek.

Yine Trump’ın yenilgisini kabul etmeyen yandaşları şimdiden sokaklara çıkmış iseler de yine bir şey olmayacak.

Trump’ı Nobel ödülü ile susturacaklar.

İnşaallah bu emperyalist ülkenin seçim neticeleri sokak savalarına neden olur. Seçimler bahane ederek iç karışıklıklar çıkarda ve ABD için sonun başlangıcı olur.

Türkiye için kimin başkan olacağının çok fazla bir önemi yoktur. Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada kendi menfaatleri konusunda mücadelesine devam edecektir.

Joe Biden’ in seçilmesine içimizdeki muhalefet te sevindirse de ABD için sadece çıkar vardır, dost yoktur. Lakin, Biden’in otelde uyurken Suriye’de Fırat Kalkanı Harekâtını başlatmış bir Türkiye ile de dost olması beklenmiyor.

Ayrıca Biden geçen yıl Aralık ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan devirmek için muhalefeti destekleyeceklerini söylemişti.

Bu meyanda Biden TV programında Erdoğan için şu sözleri sarf etmişti.

"Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan'a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız.

Yaptıklarının bedelini ödemeli. Bazı silahları ona satıp satmayacağımızla ilgili, bir bedel ödemeli. Özellikle de üzerinde F-15 uçurarak çözmeye çalıştıkları bir hava savunma sistemleri olduğunu düşündüğümüzde. Bunlar hakkında çok endişeliyim."

"Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan'ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle."

"(Erdoğan ve partisi) Dağıldı, İstanbul'da dağıldı, peki biz ne yapıyoruz? Oturup teslim mi olacağız? Yapacağım son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu. Onunla Kürtler konusunda birkaç kez görüşmüştüm. O dönemde henüz üzerlerine gitmiyorlardı."

Sonuç kesinleşmemiş olmasına rağmen ilk tebrik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dan geldi.

Kılıçdaroğlu, "Amerika Birleşik Devletleri'nin 46. Başkanı olarak seçilen Joe Biden ve yardımcısı Kamala Harris'i tebrik ederim. Türkiye - ABD arasındaki dostluğun ve stratejik müttefiklik ilişkilerimizin güçlenmesini dilerim."

Oysa Kılıçdaroğlu kendisine karşı defalarca seçim kazanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir kez olsun tebrik etmemiştir.

Şimdi Kılıçdaroğlu’nun diğer ortakları ne zaman Biden’i tebrik edeceklerini göreceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları