Ahmet Özer

Boğaziçi'nden Gezi çıkar mı?

Ahmet Özer

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanmasının üzerinden bir ay geçti.

Melih Bulu’nun rektör olmasını hazmedemeyen bir grup protestolara başladı. Gezi’deki gibi sözde masumane olduğu iddia edilen protestolara her zamanki gibi terör örgütü üyeleri de karşınca işin rengi değişip Müslümanların kutsallarına hakaret düzeyine kadar vardı.

Rektör bahanesi ile yapılan eylemlerde LGBT-İ’li sapkınların Müslümanların kutsalı ve kıblesi olan Kâbe i Muazzama’ ya edepsizce saldırmaktadırlar.

Şimdi bu protesto ile Kâbe i Muazzama’ ya hakaretin ne alakası var?

Melih Bulu’nun daha önce AK Parti’den Mv. aday adayı olmasını bahane edenlerin 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in bir oy alan adayları rektör atamasına nedense hiç itiraz etmemişlerdi. Çünkü o atanan kişilerin kendi zihniyetlerinden birileri olmasından dolayı hiç sakınca görmediler.

Bu eylemdeki amacın sadece rektör olmadığı Ankara’da eyleme destek veren bir grubun Gezi’de olduğu gibi mesele Boğaziçi değil hala anlamadın mı pankartı taşımasından anlaşılmaktadır.

Bu eylemleri tüm Türkiye’ye yayıp buradan iktidar değişikliği beklemektedirler.

Ancak! Bu sefer devlet yapılacak bu vandallığa sabretmez gerekeni yapar.

Vandallığa müsaade edilmeyeceğini İçişleri Bakan Yardımcı Çataklı açıkça belirtmiştir.

Çataklı "Hiç kimseye devletimizin gücünü sınamasını, test etmesini tavsiye etmiyoruz." Zira her yeri yakıp yıkacak olan bir grup azgına tahammül edecek değiliz diyerek uyarmıştır.

Eylemlere katılan çok az sayıda Boğaziçili öğrenci ve öğretim görevlisi bulunmaktadır.

Boğaziçi Üniversitesinin 429 öğretim üyesi (Prof. Dr., Doç. Dr.,  Öğr. Üyesi), 136 öğretim görevlisi, 88 yabancı uyruklu öğretim elemanı, 262 araştırma görevlisi, 811 idari personel ve 12 887’si Lisans, 3 031’i Lisansüstü olmak üzere toplam 15 918 öğrencisi bulunmaktadır.

Eyleme katılan öğrenci ve öğretim görevlisi sayısına baktığınız zaman bunun sadece marjinal bir grup tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.

İçişleri Bakanlığının açıklaması da bunu doğrulamaktadır.

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı’nın yaptığı açıklamaya göre eylemlerde gözaltına alınanlar ile ilgili bilgi şu şekilde "4 Ocak 2021'den bu yana 38 ilimizde toplam 528 kişi’den 220 kişi MLKP, TKP/Kıvılcım, Dev-Par, DHKP/C, PKK/KCK, FETÖ/PDY, ve TKEP-L olmak üzere terör örgütleriyle irtibatlı, iltisaklı oldukları tespit edilmiştir.

Bu örgütler ile iltisaklı olanlar ile HDPKK’lı milletvekillerinin de karışması ile kendisine verilen görevini yerine getiren şerefli Türk Polisine katil diyerek Polisi provoke etmeye çalışmaktadırlar.

Bu millet yıllardır Asker, Polis ve Sivil ayrımı yapmadan katliam yapan alçak örgüt PKK’nın ve onlara Üniversitelerden eleman temin eden şehirdeki terörist kolu olan HDP’nin katil olduğunu çok iyi bilmektedir.

Yapılan terörle mücadele sebebi ile dağda elamanı kalmayan PKK bu gibi eylemlerde kendilerine eleman devşirmeye çalışmaktadır ancak bu sefer başarılı olamayacaklar.

Bu protestolar ilk olarak CHP’nin militan İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu katılımı ile başladı ve halen devam etmektedir.

Boğaziçi eylemine örgütlerden başka CHP, HDP, İP, SP, DP, DEVA ve Gelecek Partisi destek vermektedir.

CHP ve HDPKK’nın Türkiye aleyhinde olan her eylemin içinde olduğunu bu millet biliyor peki diğer partiler neden desteklemektedir?

Halk şunu iyi biliyor ki bu partilerin dertleri ne demokrasi nede özgürlükler bunların tek derdi Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtulma onun için ülkeyi ateşe atacak her türlü eyleme destek vermeyi göze almışlardır.

AK Parti’den ayrılıp kurulan partilerin halktan bekledikleri karşılığı görmedikleri yapılan anketlerdeki oy oranlarından görülmektedir.

Zaten tek başına iktidar olmak gibide bir şansları yoktur bunun içinde Erdoğan’dan kurtulmak için Millet ittifakı ile eski sistem olan parlamenter sisteme dönmenin ve birkaç milletvekili çıkarırlarsa bu sayede belki koalisyon ortağı olabilme hayali kurmaktadırlar.

Ama millet bunlara 2023’te yapılacak seçimde gerekli dersi sandıkta verecektir.

Biden’in planı işlemeye mi başladı?

ABD Başkanı Joe Biden adaylık sürecinde Erdoğan’dan kurtulmak gerektiğini bunun içinde daha önce deneyip başarılı olamadıkları darbe ile olmayacağını muhalefet partileri ile işbirliği yapacaklarını söylemesi ve görevi devralmasından sonrada Boğaziçi bahanesi ile sokak olayları çıkartmaya çalışmaları görevi kimden aldıklarını göstermektedir.

Zira bu eylemler dolayısı ile ilk endişeli olan ABD ve AB’dir onların endişeli olması Türkiye’yi çokta ilgilendirmemektedir.

ABD’de Kongre baskınına katılanlara terörist derken Türkiye’deki taşeronları rektörlüğü basma girişimine engel olan Türkiye’yi kınamaya kalkması ne kadar ikiyüzlü olduğunu göstermektedir.

AB üyesi birçok ülkede yapılan eylemlere vahşice müdahale ederken bizim ülkemizdeki gözaltılar dan endişe duyuyormuş onların endişeli olmaları bize elbette mutluluk verir.

Seçimle alamadıkları iktidarı ABD, sokak olayları ve darbelerden bekleyen bazı muhalefet partileri bu tür eylemlerden medet bekleyeceklerine 2023 seçimlerine hazırlanıp iktidarı halktan istemelidirler.

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu eylemlerden gezi çıkaramayacaksınız zira Türkiye eski Türkiye değil.

Yazarın Diğer Yazıları