Geçen haftaki yazımızda Danıştay 8. Dairesi ‘Ant Kararı’na temas etmiştik. Bugün de devam edelim.
İdarenin ‘Ant’ımız’ faşizan bir uygulamayı sona erdirmesinin ardından 2013 yılında, malum sendika tarafından iptal davası açılır.
İşine gelen davayı üç günde neticelendiren yüksek yargı organları, bu davayı 5 yıl bekletip, seçim öncesinde karara bağlayıp, kendini TBMM’nin yerine koyan bir karara imza atıyor.
Üstelik bir de bütün dünya Kaşıkçı cinayeti konuştuğu, MHP ile AK Parti arasındaki yerel seçim ittifakının masada olduğu bir dönemde bekleyip bekleyip tabiri caizse manidar bir zamanlama yapıyor.
Hukukun temel nizamları çiğnenerek ve kasıt içeren karar, toplumda yeni bir kamplaşmaya yol açmakla kalmayıp, fitne ateşininin de körüklenmesine de neden olduğu ortada.
Bu metni yazan ırkçı, kafatasçı ve İslam düşmanı zihniyetin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, aynı zamanda 18 yıl süren “Türkçe ezan” zulmünün de faili yani mucidi!
İşte bu hainin metnini bu millete 80 yıl zorla okutuldu, dayatıldı.
Merhum Erbakan hoca yıllarca bunun doğurduğu fitneye dikkati çekti.
Bu topraklar İslam yurdudur. İslam yurdundan ırkçılık yapılmaz.
Bu Türklerin tarihteki meziyetleri, İslam ve insanlığa hizmetlerini yok sayma manasına gelmez.
Bizler için üstünlük ırkta değil, Allah’a olan yakınlıktadır.
Farklı milletten Allah’a dost biri varken biz sadece Türk olduğu için Allah düşmanı bir Türk’ü tercih edebilir miyiz?
Edemeyiz, edersek Allah’a hesabını veremeyiz.
Hz. Peygamber Efendimiz; “Irkçılık davasına kalkışan bizden değildir, ırkçılık üzerine savaşa girişen de bizden değildir” buyurarak bizi ırkçılık şerrinden uzak etmiştir.
Bu nezih ülkede sadece Türkler yaşamıyor. Bu ülkede başka ırklarda var ve siz bunlara Türk’sünüz diye bir zorlamada bulunamazsınız.
Dayatırsanız, yarın o da size kendini dayatır.
Öte yandan Danıştay’ın kararından sonra yaşanan gelişmeler elbette birilerini sevindiriyor ama büyük bir kesimi de üzdüğü bir gerçek.
Danıştay’ın kararından sonra Cumhur İttifakının iki ortağı AK Parti ve MHP 31 Mart 2019 seçimlerinde yapacakları ittifakı bitirdiler ve her iki parti kendi adayları ile seçimlere katılacağını açıkladı.
Geçtiğimiz hafta Salı günü MHP genel başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısındaki açıklamalarından sonra piyasalar biranda tepki verdi ve sonrasında iki liderin de ittifakın bitmediğini sadece yerelde bir ittifak olmayacak açıklamasından sonra toparlandığını gördük bu ittifakın ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Danıştay üyelerine "2013'ten 2018'e kadar neredeydiniz?
Danıştay 5 yıl niye bekledi?
Danıştay bu kararı ile ülkeye hangi katkıyı sağladı?
Sorularını yöneltti ve bir nevi de haşladı.
MHP, andımız için gemileri yakmayı aklından geçirirken, bu hususta CHP neden sessiz?
Çünkü CHP’nin ortağı HDP ile önceki seçimlerde yaptığı gibi yerel seçimde de ittifak yapacağı için çaresiz.
Ayrıca netice alamayacağının da farkında!
Yoksa CHP’nin genel müdürü o kararda imzası olan üyelerin alınlarından öper karşı oy veren üyelere de her türü hakareti ederdi ama bu sefer iş farklı terör örgütü PKK’nın siyasi kolu HDP’yi üzmek istemez.