Ahmet Özer

Derdimiz Maduro değil Amerika

Ahmet Özer

Dünya’nın baş belası ABD ve başındaki sarı Faşist Trump son hamlesini Venezuela’da yaptı.
Dünyanın en zengin petrollerine sahip Venezuela’yı kontrol altına alıp, petrolüne el koyamayan Trump, askeri darbe konusunda da başarısız olunca, Amerika’da yetiştirdikleri bir oğlanı “devlet başkanı” olarak tanıdığını ilan etti.
Trump’ın Amerika Kıtası ülkelerinin üye olduğu 12 Lima grubu ülkeler (Arjantin, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rica, Guatemala, Honduras, Meksika, Panama, Paraguay ve Peru), ikircikli ve şahsiyetsiz politikaları ile tanınan Avrupa Birliği de Trump’a destek verdi.
Küresel çetelerle savaşında, 15 Temmuz sonrasında Türkiye’nin yanında yer alan Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya en açık desteği şimdi de Recep Tayyip Erdoğan verdi.
ABD destekli darbe girişimine karşı, Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Meksika, Küba ve Bolivya’da Maduro’yu desteklediğini açıkladı.
Tabii birde içimizde solcu geçinen fakat işleri sadece Erdoğan düşmanlığı olan sözde yazarlar sözde hiç sevmedikleri ABD’nin Maduro’ya karşı yapmaya çalıştığı darbeyi destekliyorlar.
Maduro ile Erdoğan arasındaki ilişkiden rahatsız olan bu güruh sözde solcu ve devrimci.
Aslında bu işte bir gariplik yok. Onların cibilliyeti bu işte.
İkinci Cihan harbinden sonra dünyanın jandarmalığına soyunan ABD, haydutlukta kendi ile yarışıyor. Darbeleri örtülü yapan, sonra da “bizim çocuklar başardı” diyerek suçunu kabul eden ABD, şimdi ise boyun eğmeyen devletlere vali tayin eder gibi açıktan devlet başkanı atamaya yeltendi.
ABD yönetimlerinin yüzyılın başından bu yana yabancı devletlerde kendine tehdit olarak gördüğü hükümetleri düşürme alışkanlığı var. 
ABD her zaman yaptığı gibi bir ülkenin yönetimindeki kişi kendi emirlerini uygulamaz ise bir şekilde görevden uzaklaştırmıştır.
Bunu önce iç siyasette muhalifler destekleniyor, medya ve algı operasyonları devreye giriyor, ekonomik saldırılar buna eşlik ediyor. Bu şekilde nefessiz kalan o yönetim yıkılıp yerine kukla yönetimler geçiriliyor. Bu da başarılı olmazsa, darbeler ve hatta işgaller devreye giriyor.
ABD’nin bu konular da sicili oldukça kabarıktır.
Türkiye, Irak, Mısır, Libya, Tunus, gibi vb birçok ülkede yaptığı darbe başarılı olan ABD bu sefer gözünü Katar’a çevirdi.
Kuklaları olan Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri Katar’a karşıda bir darbe girişiminde bulundu. Ancak! Türkiye’nin dik duruşu ile başarılı olmadı.
ABD Türkiye’de 12 Eylül’ü, 12 Mart’ı, 27 Mayıs’ı başardı ancak! 15 Temmuz darbe girişiminde bu sefer onun çocukları başaramadı.
Türk Halkı 15 Temmuz’da onun çocuklarına karşı kendinden olan lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında durarak ülkeyi gayri meşru çocuklara teslim etmedi.
MADURO'YU BEKLEYEN ZAFER
ABD satranç tahtasına yeni bir piyon sürmek suretiyle hamlesini yaptı ve şah çekti. Bu hamle belki tutar, belki daha önce yapılan birçok hamle gibi tutmaz.
Fakat petrolü, altını, tantalı ve diğer doğal kaynaklarıyla dünyanın önde gelen zengin ülkelerinden olması gerekirken diplerde gezinen Venezuela artık silkinip kendine gelmeli.
Aksi takdirde bu tür girişimlerin başarı oranı her geçen gün daha da yükselecek. Maduro’nun bu gerçeği görmesi gerek. Maduro da artık hamle yapmalı.
Sosyal devlet olmakla saçma sapan bir sosyalist popülizmi uygulamak arasında dağlar kadar fark olduğunu görebilmeli. 
Petrolden gelen para doğru yatırımlara yönlendirilmeli.
Halkın kaliteli, katma değeri yüksek üretim sürecine katılımı teşvik edilmeli. Bu noktada Türkiye’nin dost elini yanında bulacağında şüphe yok. Ayrıca derdimiz Maduro değil Amerika!
 

Yazarın Diğer Yazıları