Ahmet Özer

Dolar düştü fiyatlar neden düşmüyor?

Ahmet Özer

Seçim süreci ile başlayan ve seçimlerden sonra ABD ile papaz kılıklı casus krizinden sonra dolar 7,25 seviyelerine kadar yükselmişti.
Bu yüzden doğalgaza yüzde 55, elektriğe yüzde 44, motorine yüzde 30, suya yüzde 25 vatandaşın en temel ihtiyacı olan mutfak ihtiyaçlarına yüzde 100 ile yüzde 200 arasında zam yapılmıştı.
Hatta Merkez Bankası bile faizi 6,5 puan artırmıştı.
Dolar bahane, zamlar şahaneydi.
Dolardaki yükselişi gerekçe gösterenler ürünlere fahiş zamla kalmamış stokçular da mantar gibi yeşermişti. 
Şimdi dolar yüzde 25 nispetinde yani 5,5 lira seviyesine kadar gerilerdi. 
Ancak doların artışını bahane edenlerin hiç biri indirim yapmadılar.
Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın başlattığı enflasyonla mücadele kampanyasına destek vererek şov yapan firmalar sözde yüzde 10 indirim yapacaklarmış. 
Yükseltirken yaparken yüzde 100 ile yüzde 200 zam yap, indirime gelince seçme ürünlerde yüzde 10 numarasıyla milleti aldat. 
Daha doğru ifadeyle milletle alay!
Geçtiğimiz hafta Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ekonomide yaşanan dalgalanmanın önüne geçildiğini söyledi.
Bakan Albayrak, “Türk Lirası ABD doları karşısında son 1 ayda yüzde 21 nispetinde değer kazandı. Türkiye yeni ekonomik başarı hikâyesi yazmaya başladı” dedi.
Eğer paramız dolar karşısında yüzde 21 nispetinde değer kazandı ise devletin artırdığı fiyatları neden düşürmüyor?
Yani doğalgaz, elektrik ve akaryakıta yaptığı zamları neden geri çekmiyor. 
Devletin zamlarını geri çekip, öncülük etmesi gerekmez mi?
Devlet, devletliğini gösterip piyasaları rahatlatması gerekmez mi?
Dolar vatandaş için düşmüyor mu? Hayat pahalılığı olduğu şekliyle devam ediyor.
Halk her zaman derki, “artırılan fiyatlar hiçbir zaman düşürülmez!”
Haksız mı? Kim haksız diyebilir!
Piyasaların hali ortada...
Dolar düşse de tedirginlik gitmiş değil, çünkü ne devlet kurumlar, ne de özel sektör tedirginliği gidermek için fiyatları düşürmedi
Mağazalara gittiğim gördüğüm şu: İndirim diye kimsenin tenezzül etmediği yaz sezonu tekstil ve kundura ürünleri, sürümü az olan nadir satılan ürünler…
Bunlarında arasından “indirim yapıyoruz” şovu için seçilen üç beş ürün hepsi bu.
Özetle diyorum ki, samimi değiliz, memleket ve geleceğimiz kimsenin umurunda değil!
Danıştay’ın Ant kararı
Hükümetin 2013 yılında kaldırdığı her sabah okullarda okutulan Ant Türk Eğitim-Sen sendikasının Danıştay’a yaptığı iptal başvurusunu karara bağladı. 
Danıştay 8. Dairesi, 2013'teki düzenlemenin iptaline karar verdi. Böylece okullarda andın yeniden okunmasının önü açıldı.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Anayasamıza göre Danıştay, yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez diyerek karara tepki gösterdi.
1933’de M. Kemal’in emri ile okullarda okutulmaya başlanan Ant’ın mimarı kafatasçı dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip’tir.
Danıştay’ın aldığı bu karar tarih itibari ile de manidar Ant’ın kaldırılmasına karşı çıkan partilerden biri de MHP’dir. 
AK Parti ve MHP’nin oluşturdukları Cumhur ittifakının yerel seçimlerde devam etmesini engellemek için mi aldığı sorusunu akıllara getirmektedir.
Kararı memnuniyetle karşılayan bir diğer parti CHP yerel seçimlerde işbirliği yapacağı ortağı HDP’yi nasıl ikna edecek merak ediyorum.
Danıştay’ın aldığı bu kararın temyiz yolunun açık olduğunu belirtmek isterim şuan da bir uygulama olmayacak ancak yargı bu konuda ne karar verirse versin tekrar eskiye dönüleceğini düşünmüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları