Haziran ayı bazı veliler için dert ayı olmaktan başka bir anlam ifade etmiyor.
Üniversitelerde başlayan ardından Lise ve Ortaöğretime kadar sıçrayan cübbe giyip kep atmak gibi saçma bir uygulama her geçen yıl daha da maliyetli bir hâl almaya başladı.
Haziran ayında okulların kapanması ile okulunu bitirecek olan evladının mezuniyetine sevinecek olan velileri bu seferde kültürümüzle hiç alakası olmayan Laikçi çevrelerin Haçlı Batı’dan ülkemize ithal ettiği Mezuniyet Balosu adlı törenler birçok okulda düzenlenmeye başladı.
Bu mezuniyet balosu için istenen özel kıyafetlerin maliyeti ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve asgari ücret göz önüne alındığı zaman birçok veliyi kara kara düşündürmektedir.
Birçok veli programları bazı okullar özel mekânlar veya 5 yıldızlı otellerde yapıldığını bu yerlerin ücretleri kıyafetler ve çekilen fotoğraflardan alınan ücretlerin çok yüksek olmasından şikâyetçiler.
Sadece 1 gün giyilecek olan bu kıyafetler için istenen rakamın minimum 200 TL’den başladığını ve bunun okullara göre değiştiğinden şikâyet eden veliler öğrencilere mezuniyet kıyafeti zorunluluğunun kaldırılasını istemektedir.
Konu ile ilgili 2003-2004 eğitim yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bir genelge yayınlamıştır.
Hüseyin Çelik yayınladığı genelgede yapılan uygulamanın ailelere büyük yük getirdiğini bunun düzeltilmesi gerektiğini söylemektedir.
Genelgede kutlama organizasyonlarının öğrenci merkezli ve katılımcı bir anlayışla yapılması gerektiğini belirten Çelik; öğrenci, öğrenci velileri ile okulun eski mezunlarının katılımı sağlanarak, sosyal, kültürel, sportif etkinliklerle zenginleştirilmiş programlarla gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Çelik, törenlerin düzenlenmesinde ailelere ekonomik yük getirmeyecek bir anlayışla hareket edilmesinin altını çizerek, şu önerileri sıraladı: ''Giderlerin katılımcılar veya sponsorlar tarafından karşılanmasına özen gösterilmeli ve bir şölen ortamı sağlanarak öğrencilerimizin okullarıyla iletişimleri güçlendirilmelidir.
Bazı Milli Eğitim Müdürleri de bu konu ile ilgili okullara genelge göndererek okullardaki bu israfa bir son verilmesi gerektiğini söylemektedir. Ancak! Hâlâ kesin bir çözüm bulunmuş değildir.
Bazı okul idarecileri bu uygulamada ısrarcı olmaları akıllara bazı sorular getirmektedir.
Bunun açıkça bir israf olduğunu bilindiği halde bu konuda ısrarın nedeni nedir?
Bu masrafı karşılamaya gücü yetmeyen ancak evladının mahcup olmasını da istemeyen bir veliyi bu yükün altına sokmak zulüm değilse nedir?
1 gün giyilecek olan bir kıyafet için bu rakamları ödetmek hangi vicdana sığmaktadır?
Biz Frenk miyiz ki, gâvur işi usuller kullanıyoruz?
Bu yetmemiş gibi mecbur ediyoruz. Kim hangi Hakla bu zulmü rıza gösterir?
Bilin ki bu veballi bir iştir ve bağışta yapıldığı üzere istemiyormuş gibi yapıp mecburiyeti görmezlikten gelecek tâli çözümler yerine, kesin ve kalıcı tedbirler alınmalıdır! Aksi halde siyaset, ahlâken, vicdanen, dinen vebale sessiz kalan, bu Frenk işlerine müsamaha gösteren herkesin üzerinde olacaktır.
Ey veliler siz gitmeyin, çocuğunuzu göndermeyin, kimse size buna mecbur edemez!
Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un ve Konya Milli Eğitim Müdürü Sayın Seyit Ali Büyük ’ün bu israfın önüne geçecek bir çözüm bulmalarını beklemekteyiz.
Aksi takdirde bu insanların ekonomik olarak çektikleri sıkıntıların hesabı bundan mesul olan kişilerden hak katında elbette sorulur.