31 Mart seçimleri bitti. Lakin tartışması hâlâ bitmedi.
Sandıklar yeniden açılıyor oylar yeniden sayılıyor…
Acaba sonuç ne olacak? Soru su gündemdeki yerini koruyor.
Geçtiğimiz hafta resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul ve Ankara’da seçimi CHP kazanmış gözüküyordu Ancak! Seçimden sonra çıkan belgelerde bu iki ilde ’de bariz bir şekilde sandıklardan oyların çalındığı tespit edildi.
Bunun üzerine AK Parti İstanbul ve Ankara’da sonuçlara itiraz etti ve bir haftadır bazı ilçelerde tüm oylar sayılırken bazı ilçelerde ise iptal edilen oyların sayımı devam ediyor.
Özellikle bu iki büyük şehirde yapılan hırsızlık ortaya çıkması ile CHP ve yedekleri hemen panikledi ve işi tehdit boyutuna taşıdılar.
CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu daha mazbatasını almadan hemen şükür duası yapmak için tüm kuralları çiğneyerek Anıtkabir’e gidip Anıtkabir özel defterine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yazması siyaseten acemilik değilse eğer başka bir planın parçasıdır.
Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkı 29 binlerde iken şuana kadar yapılan düzeltmeler ile bu sayı 17 binlere kadar düştü. Muhtemeldir ki bu yazıyı okuduğunuz saatlerde Yıldırım'ın oyları İmamoğlu'nu geçmiş olacak. Çünkü sayım sürdüğü gibi kaydırma oylarda henüz işlenmedi. Her hâlükârda Binali bey galip çıkacak...
Bu işlemi yapanların sadece sandık kurullarındaki üyeler den ibaret olmadığını bu işin içinde bazı YSK temsilcilerinin de olduğunu düşünenlerdenim bu işlem planlı ve organize bir edilmiş sonucu hesaplanmış bir işlemdir.
Altını çizerek söylüyorum, bu bir hata değil, birilerinin kurmak istediği büyük tuzaktır.
Bunun arkasından sonuçlar değişir ve Binali Yıldırım kazanırsa halkı sokağa dökmek ve 2013 yılındaki gezi olayları tarzı bir olaylar çıkartmak istemektedirler.
Hatta bazı sorumsuzlar bu çağrıyı şimdiden yapmaya başladılar bile gezi parkının sosyal medya hesabından "Mazbatayı siz mi verirsiniz, biz mi gelelim?" diye tehdit paylaşımlar yapılmaktadır.
Bu sokak tehditlerine ne devlet nede millet prim vermez vermeyecek devlet bu çapulcuların Millet ’in huzurunu bozmasına asla müsaade etmez.
Bu Sonuçtan AK Parti’nin suçu yok mu?
Elbette var. AK Parti’de 2001 ruhundan uzaklaşma başladı tevazu kayboldu yerine kibir geldi.
AK Parti kadroları eş dost akraba kadrolarına döndü teşkilatlardan, bürokratlara kadar liderleri Tayyip Erdoğan’ın üzerine büyük bir yük olan kadrolar yumağı oluştu.
Erdoğan lider olarak seçimlere girdikten sonra nasıl olsa kazanırız mantığı hâkim olmaya başladı.
Oysa gerçek siyasetçi seçim sadece meydanlarda değil sandıkta kazanılır yâda kaybedilir olduğunu bilir.
Bu seçimde meydanlar AK Parti diyordu ve il genel meclisinde büyük oy aldı ama bazı yerlerde sandıkta beklenen sonuç çıkmadı.
Bu seçim gösterdi ki, AK Partideki metal yorgunluğu hâlâ geçmemiş. YSK kesin sonuçları açıkladıktan sonra Sayın Erdoğan teşkilatlarda yeniden bir değişime gitmesi gerekecek bu kadrolar ile 2023 seçimlerine girmesi durumunda sonuçların AK Parti açısından hiç de iyi bir sonuç olmayacağını göstermektedir.