Günümüzde Osmanlı denildiğinde ilk akla gelen isim hiç şüphesiz Üstad Kadir Mısıroğlu.
Bizim gibi Türkçe olup olmadığı bile belli olmayan elli, yüz kelimeyle değil, bir lügat gibi on beş, yirmi bin kelimeyle konuşup yazan gerçek bir Osmanlı o.
Lafını hiç eğip bükmeyen, bir gün öyle, bir gün böyle konuşmayan, 30 yaşında ne söylediyse bu günde aynını yazıp söyleyen bir dava ve iman abidesinden söz ediyoruz.
Nefret etseniz bile dürüst ve samimi olduğunu kabul etmek zorundasınız. Mahkeme mahkeme sürünmüş, sürgün hayatı yaşamış, o kadar yıl hapis yatmış ama duruşundan zerre miktar taviz vermemiş bir Mü’min o!
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yiğit bir Müslüman olan Kadir Mısıroğlu’na yaptığı hasta ziyareti, İslam düşmanı herkesi kudurttu. Hatta Diyanet’in içinde müftü kılığına girmiş papyonluları bile
Muhalefet partilerinin hepsinin gündemi de Kadir Mısıroğlu’ydu. Ellerinden gelse param parça edecekler.
Salyaları yerlerde sürünen bu kişiler bu eşi benzeri az görülür bu yiğit adamın umurunda mı sanırsınız?
85 yıllık hayatı ve videoları bunların ancak onun imanını artırdığını gösteriyor.
Geçmişte söylediği iddia edilen başı ve sonu kesilmiş sözler üzerinden saldırıların hiç biri Üstadın tek bir cümlesini bile kurmayacak kadar acizler. Bırakın tek birini tümü bir araya gelse bile kuramazlar. Çünkü buna ne Türkçeleri ne de bilgileri yetmez.
Biliyorum, “Mustafa Kemali Sevenler” bu dava adamından nefret ediyor.
Sadece Mustafa Kemali Sevenler olsa iyi. Bazı sözde dindarlar da düşmanla aynı safta!
Bunlar bu güngörmüş, çile çekmiş Üstadın umurunda olsaydı, şimdiye kadar tazminat zengini olurdu. O kem söz sahibine aittir düsturuyla hareket ediyor olsa gerek, gülüp geçiyor olmalı. Düşmanını kiniyle baş başa bırakarak yeniyor.
Üstad diyor ki: Hiçbir "Mustafa Kemal Sevenler’i" cenazemin arkasında görmek istemem. Akrabam olsa evladım onu da istemem…”
Bu son Osmanlı, bir cesaret abidesi olmanın yanı sıra aynı zamanda bir ilim adamı, yürekli, çilekeş bir dava adamı.
Bir nesil yayınlanmış yüze yakın eserleri ile ve sohbetleri ile büyüdü.
İnsanlara yeniden cesaret ve iman şuuru aşıladı.
Tarihi hakikatleri öğretti.
Kendi tabiri ile kendisini eleştirenlerin boyundan büyük kitapları var. Küfretmekten başka mahareti olmayan düşmanlarının bu kitapları okumaya mecalleri yetmediği gibi çapları da anlamaya yetemez!
CHP kafasındakiler ve MHP yönetiminin Üstad’dan rahatsız olması normal görmek lazım. Zira bunların hepsi Mustafa Kemali Sevenler! Lakin MHP tabanındaki insanların rahatsız olması cehaletlerinden değilse nedendir?
Nedenin kendilerinin de bildiğini sanmıyoruz.
Olsa olsa Üstad’ın Mustafa Kemal’in şahsına değil, icraatlarına karşı olmasını idrak edememiş olmalarından olsa gerek!
Lakin AK Partili gözüken veya dindar kılığına bürünmüş bilmem kimin adamlarının karşı olmasına ne demeli?
Denilecek olan şey belli: Allah sizi ıslah etsin, hakikatleri görmeye muktedir kılsın. Tıp, beden gözünün körlüğünü tedavi edebilir ama gönül gözü körlüğü ancak Hakk’a teslim olmakla giderilebilir.
Allah hepimizi Hakk’ı Hak, batılı da batıl olarak bilenlerden eylesin! Amin!
Geçtiğimiz hafta başarılı bir ameliyat geçiren Üstad Kadir Mısıroğlu’na Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum. Allah ömrüne ve kalemine bereket lütfetsin! Amin!