Türkiye her beş yılda bir yaptığı belediye başkanları ve muhtarlarını seçtiği yerel seçimlere son altı gün kaldı.
Bu hafta Pazar günü yapılacak olan seçimler her ne kadar yerel seçim olsa da muhalefet bu seçimleri genel seçim havasına sokmayı başardı.
Neden? Çünkü Cumhur İttifakı’nın karşısına çıkan beş benzemezler seçimleri belediye başkanı seçmek değil, Erdoğan’ı devirme seçimi' olarak gördüler ve onun için bir araya geldiler.
CHP’nin başını çektiği HDPKK, İP, SP ve ÖDP’nin içinde olduğu PKK ve FETÖ’nün de açıktan desteklediği Bahçeli'nin isimlendirmesiyle "zillet ittifakı"nı oluşturdular.
Bu ittifak içindeki İP daha önce yargıdaki FETÖ elemanları ile kurultay yaptırmayı deneyip, MHP genel başkanı Bahçeli’yi indirmeyi başaramayınca ayrılıp İP’i kurdular.
Ancak! İP ilk girdiği seçimde barajı geçememiş ve CHP ile olan birlikteliği sayesinde Meclis'e girmiştir.
İP ve yöneticiler her ne kadar Milliyetçi olduklarını iddia etseler de bu yaptıkları birliktelik onların milliyetçi olmadığının bir göstergesidir.
Hiç birinin dünya görüşü aynı olmamasına rağmen AK Parti ve MHP’nin birlikteliğine yani Cumhur ittifakına karşı her şeyi mubah görüp yanlarını terör örgütlerini de alıp sözde güç birliği yaparak adına Millet ittifakı dedikler ama bir araya gelenlere baktığınız zaman bunun millet değil zillet ittifakı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu ittifakın seçimleri bu şekilde görmeleri ekonomiyi de etkiledi. Piyasalar seçime kilitlenmiş durumda. Oysa hiçbir yerel seçimde böyle bir piyasalar etkilenmemişti.
Bu ittifakın meseleyi üç beş belediye kazanmaktan çok Erdoğan’ı ve AK Parti’yi zayıflatma seçimi olarak göstermeleri de ister istemez bekâ seçimi haline sokmuştur.
Çünkü zillet ittifakına desteklerin nerelerden geldiğine baktığınız zaman bunu anlamak hiçte zor değil.
Kandil’deki terörist başları ve onların içerideki kravatlı teröristleri sözde Kürdistan’da kendileri Batı’da da AK Parti ve MHP’ye kaybettireceklerini açıklamaları, FETÖ terör örgütünün kaçak teröristleri sosyal medya hesaplarından videolar yayınlayıp zillet ittifakına oy istemeleri zilletin ta kendisi değil mi?
Bu terör örgütlerinin derdinin Türkiye’nin iyiliği olmadığını bilmeyen yoktur. Onun içinde bu seçimlerin bir bekâ seçimi olduğu göstermektedir.
AK Parti’nin kaybetmesi için pusuda bekleyen başkaları da gözlerini bu seçimlere dikmiş durumdadır.
Onlarda AK Parti’nin zayıflaması durumunda yeni bir parti kuracakları hatta Parti’nin ismi ve amblemi belirledikleri dahi iddia ediliyor.
Yani pusuda bekleyen çok akbaba var. Hepsi seçimleri ve Türkiye’nin düşmesini bekliyor.
Bu kişilerin bir kısmı daha önce AK Parti içinde görev yapmış hayal edemeyecekleri makamlara gelmiş insanlar yani Erdoğan’ın tabiri ile trenden inenler Türkiye bunu daha önce pek çok defa tecrübe etti hepside şuanda siyasi bir mevta olarak tarihte yerlerini almış durumdalar.
Seçim sürecine girildiği zaman AK Parti çeşitli sebeplerden dolayı oy vermeyeceğini söyleyen seçmenler karşı İttifak’a ve destekçilerini gördüğü için fikirlerinin değiştiğini biliyoruz.
Hiçbir vatandaş seçimlerin bu havaya sokulmasını istemiyor.
Vatandaş şu seçim bir bitse de kurtulsak işimize baksak diyor haksız mı?
Elbette hayır!