Ahmet Özer

Süresiz Nafaka zulmüne son verilsin

Ahmet Özer

Ülkemizin en büyük sorunlarından biride Nafaka meselesi…

Ülkemizde Aile kavramı son yıllarda büyük bir yara aldı. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre Türkiye'de her geçen yıl evlenme oranları düşüyor boşanma oranları ise artıyor.

Türkiye’de evlenen çift sayısının geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 4,2 azalarak 569 bin 459, boşanan çift sayısının ise bir önceki yıla göre yüzde 1,8 artarak 128 bin 411'e yükseldiği belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verdiği bilgilere göre, ülkemizde 2017 yılında kaba evlenme hızı binde 7,09 olurken, söz konusu dönemde kaba boşanma hızı ise binde 1,6 olarak tespit edildi.

Son dönemde boşanma sonrası sınırsız yoksulluk nafakası kavramı çok tartışılan bir konu haline geldi. Boşanma sonrası nafaka, Türk Medeni Kanunu 175 Madde ile tanımlanmış. Özetle boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek tarafın desteklenmesi yönünde bir düzenleme. Sınırsız ibaresi kanunun üst çerçevesini oluşturuyor.

Mevcut kanunlara göre çiftlerin bir gün veya on yıl evli kaldığına bakılmaksızın, erkek ömür boyu nafakaya mahkûm ediliyor.

İkinci bir evlilik yapanlar ise iki eşin geçimini sağlayamıyor. Bir milyonun üzerinde erkek bu durumdan şikâyetçi. “Yüzünü unuttuğum kadına nafaka ödüyorum” diyen milyonlarca mağdurların gözü nafakaya sınır getirmek için çalışan bakanlık komisyonunda.

Türkiye’de mevcut kanuna göre ister on yıl isterse bir gün evli kalsın, yoksulluk nafakası adı altında erkeğin kadına ömür boyu bakması gerekiyor.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” deniyor. Yasaya göre sadece kadının boşanma yüzünden düştüğü yoksulluk göz önüne alınıyor.

Erkek işsiz dahi olsa ömür boyu nafakaya mahkûm oluyor.

İşte bu durumda erkek ikinci evliliğini yapsa bile eski eşine nafaka ödemek zorunda bırakıyor.

Bu koşulların altından kalkamayan erkeklerin ikinci evlilikleri de tehlikeye girip, cinnet getirme noktasına gelebiliyor.

Süresiz nafakanın iptal koşulları ise; 176.maddede yer alıyor.  Kadının evlenmesi, asgari ücretin üzerinde geliri olması (asgari ücret iptal koşulu sayılmıyor), kadının haysiyetsiz hayat yaşadığının boşandığı eş tarafından kanıtlanması. Bu üçüncü koşul hem kadın için onur kırıcı, hem de erkeği ağır tahrike sürükleyebiliyor.

Birçok kişi bu yasadaki boşluklardan faydalanarak yine de boşandığı eşinden nafaka almaya devam etmektedir.

Yaşatılan bu zulüm sebebi ile boşanan insanların ikinci bir evlilik yapmakta tereddüt ettiği için istenmeyen bazı başka yollara tevessül ettiği de bir gerçektir.

Yoksulluk nafakası 1988’den önce 1 yıl olarak uygulanıyordu.

 743 sayılı Medeni Kanun’a göre erkeğin, yoksulluk durumu olan eski eşine nafaka ödeme süresi 1 yıl ile sınırlandırılıyordu. Ancak Türk Medeni Kanununda yapılan değişiklikle 12 Mayıs 1988 tarihinden bu yana eski eşe ödenen nafaka süresi ömür boyu olarak düzenlenmiştir.

Bu zulme son örnek Konya’da yaşandı. Konya'da hastalığı sebebi ile yatağa mahkûm olan eşini, çocuklarını da alarak terk eden kadına Konya 4. Aile Mahkemesi nafaka ödenmesine karar verdi.

Mahkeme kadına 150 TL çocuklara da 100'er TL nafaka verilmesine karar verdi.

Bu karar "Hukuken ve vicdanen kabul edilebilecek bir karar değil"

Bu sadece bir örnek ve bunun gibi yaşanmış milyonlarca örnek vermek mümkündür.

İslam Hukukunda Nafakanın yeri

İslam hukuku uzmanları, Türkiye’de 30 yıldır süresiz olarak uygulanan nafaka konusunda yanlış yapıldığını ifade ederek, nafakanın süreli olması gerektiğini söylüyorlar.

İslam Hukuku uzmanları, ayrılık durumunda kadının yoksulluk nafakasının 3 aydan sonra almasının caiz olmadığını, çocuk olması durumunda ise babanın kız çocuğunun giderlerini evlenene kadar, erkek çocuğunun giderlerini buluğ çağına kadar karşılamakla mükellef olduğu konusunda hemfikirler.

“İslam’a göre evlilik sona erdikten sonra kadının evlenmek için mecburen beklediği süre var o süreye iddet süresi diyoruz. O iddet süresi içerisinde kadın nafaka alır. İddet süresi bittikten sonra ise erkeğin nafaka verme mecburiyeti kalkar. İddet süresi ortalama 3 aydır. Kadın hamile ise doğuma kadardır. Bu süre zarfında nafaka yükümlülüğü erkektedir, ödenmelidir.”

“İddet bittikten sonra erkek kendi rızasıyla nafaka vermeye devam ederse kadın onu alabilir. Fakat süre bittikten sonra koca istemeden, istek dışı biçimde kadın zorla ondan nafaka olursa bu caiz değildir. Kocanın rızası olmadan mahkeme zoruyla alınan nafaka hem hoş değildir hem de caiz değildir.”

Şimdi bir milyonun üzerindeki kişi Mecliste bekleyen bu süresiz nafakaya yapılacak düzenlemeyi beklemektedir.

Bu duruma acil bir tedbir alınmadığı takdir de su istimale açık bu zulüm sebebi ile mağdur sayısı gün geçtikçe artacak ve evlilik müessesesi bitme aşamasına gelecektir

Yazarın Diğer Yazıları