Her seçim öncesi içerden ve dışardan birtakım güçlerin millet ile devleti karşı karşıya getirmek için ekonomik anlamda mutlaka bir hamlesi olmuştur.
Bu seferde gıda ve sebzede fahiş artışlar üzerinde ayar çekmeye kalkanlar yine devletin dik duruşu ile karşılaştılar.
Başkan Erdoğan’ın sebze ve meyve fiyatlarındaki aşırı artışın önüne geçmek için talimat vermesiyle birlikte İstanbul’da 50, Ankara’da ise 30 tane tanzim satış noktası kurulunca olanlar oldu.
Yıllardır milleti kazıklamaya alışmış ne kadar üçkâğıtçı varsa soluğu tanzim satış noktalarına koşarak ekonominin ne kadar berbat olduğunu ispat etmeye çalıştı.
Tabi bu üçkâğıtçılar bunu yaparken bizim medyamız durur mu?
Onlarda hemen sözde muhabirlerini kuyruklara gönderip acaba içlerinde hükümet aleyhine bir tek kötü söz söyleyen bulur muyuz telaşı ile röportaj yaptılar.
Ancak! Halkın büyük bir kısmı bu uygulamadan memnun olduğunu görünce arkalarına bakmadan geri döndüler.
Bu uygulama hayata geçirildiği andan itibaren sebze fiyatlarında yaklaşık olarak yüzde 50’lik bir gerileme oldu.
Tanzim satış yerleri faaliyete geçtikten sonra tartışmalarda başlamış oldu. Bu uygulama ile ilgili hem iktidar hem de muhalefet tarafından farklı açıklamalar var.
Muhalefetin en büyük argümanı da kuyruklar ancak bu kuyruğun CHP’nin ülkeyi yönettiği dönemdeki kuyruk olmadığını kendileri de çok iyi biliyor ancak kullanacakları başka bir yalan yok oda kuyruklar geri geldi yalanı oldu.
Oysa onların dönemindeki kuyruklar yokluk kuyruğu idi yani Benzin, Yağ, Çay, Ekmek, Tüp vs yani yok yok kuyruğu idi şimdiki kuyruk ise var ancak fırsatçıların oynadıkları oyunu bozan devletin vatandaşına daha ucuz sebze satış kuyruğu bunu kendileri de biliyorlar ancak niyetleri bozuk olduğu için vatandaşa öyle anlatmaya çalışıyorlar.
Bu zihniyet M.Kemal’in yazdığı Nutuk kitabı 25 TL’ye alırken Google’dan elden edilen bilgiler ile yazdığı her sayfası aşırma olan sözcü yazarının yazdığı M.Kemal adlı kitaba 2500 TL verecek zekâda olan bir topluluktan bu uygulamaya elbette takdir beklenemez.
Fiyatlar yüksekken şikâyet eden muhalif kafalar, halka ucuz sebze imkânı sağlanınca da şikâyet etmeye başladılar.
Eh niyet bozuk, maya bozuk. Başka türlü nasıl olabilir? Boş verin, takmaya değmez.
Devlet seyirci kalmaz.
Vatandaşın durup dururken kazıklanmasına hiç ses çıkarmadan, hiç çözüm aramadan olduğu yerde oturup bakmaz.
Devlet halkını korumak için Manav da olur, kasap da olur.