Ahmet Turan

İki Hikaye

Ahmet Turan

Mübarek Ramazan ayının sonuna yaklaşıyoruz.

Yarın Kadir Gecesi.

Haftaya Perşembe Ramazan Bayramı’nın birinci günü.

On bir ayın sultanı bereketiyle geldi. Tadıyla gidiyor.

Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni yarın idrak ederiz inşallah.

Günümüzde yaşadıklarımız var.

Tarihimizde yaşananlar var.

İki hikaye paylaşmak istedim.

İsterseniz hikayelere yorumu siz yapın . Ve hatta günümüzle karşılaştırın

Birinci hikayemiz. Ramazan ayında Çanakkale siperlerinden yazılan bir mektup.

“Bugün Temmuz 14, Ramazan'ın ikinci günü. Şeyhülislam oruç tutmayabilirsiniz diye fetva yayınladı. Ama benim içim rahat etmedi. Oruca niyetlendim. Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasadan daha küçük bir ot) buldum. Onlarla sahur ettim. Gündüzü yeni siperler kazdık. Hiç susamadım. Taarruz arttı. Kafamızı çıkaramadık. Akşam olunca bir asker ezan okudu. Siperin içinde matara elden ele dolaştı. Herkes orucunu su ile açtı. Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum. Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş. Matara en son bana geldi. Geldi ama ben kendimden utandım. Arkadaşlarım hepsi sahursuz oruç tutmuşlar. Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim. O gün oruçlu şehit olan Erzurumlu, Darendeli ve Yenicelinin hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm..."

Günümüzde yaşananları görüyorum ya, ama yorum yapmayacağım dedim.

İkincisi Osmanlı Sultanı Ahmed zamanında yaşanan bir olay.

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud Hüdai Hazretlerine bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisinden bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti.

Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi.

Sultan Ahmet geri gelen hediyeyi kendince yorumladı.

Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi’nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasî’ye gönderdi ve o da kabul etti.

Sultan Ahmet Sivasi hazretlerini ziyaret ederek aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi’e sunduğunu, ama kabul etmediğini söyledi.

Bunun üzerine Sivasi Hazretleri, Sultana şöyle cevap verdi.

“Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin”.

Sultan Ahmed oradan ayrılarak Aziz Mahmud Hüdayi ziyaret etti.

Ziyaretinde Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine “Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasî kabul etti” deyince şu cevabı aldı.

 “Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir.”

Ecdadımızın yaşam tarzını unuttuk. Ama yorum yapmayacağım.

TEBRİK

Gazeteci arkadaşımız Mürsel Çetin, Çumra Belediyesi tarafından ilçe sınırları içindeki doğal güzellikler, kültürel değerler, tarihi mekanların fotoğraflanması amacıyla düzenlenen Çatalhöyük Şehri Çumra Fotoğraf Yarışması’nda Fotoğraf Yarışmasında üçüncülük ödülü aldı.

Gazeteci gözüyle ‘O an’ diyerek toplantılardan, haber gezilerinden, olaylardan çektiği fotoğraflarla “Bu işte bende varım” diyen kardeşimiz Çetin’i yürekten tebrik ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları