Ahmet Turan

Konuk başkanın hamal hikayesi

Ahmet Turan

Geçen yıl korona virüsü, depremler ve seller yüzünden çok canımız sıkıldığı için, 2021 yılına girdiğimiz ilk anlardan itibaren “Bu yıl çok güzel geçer inşallah” diye temennilerinde bulunmuştuk.

Çünkü insan olarak can sıkıcı şeylerden uzak durmayı severiz.

Ama görüyoruz ki; daha yılın ilk günlerinde kimi darbe söylentisi yapıyor, kimi sokakları yine karıştırmaya çalışıyor, kimileri de insanlara iş ve aş veren işletmeleri eleştiriyor.

Konya Şeker de bunlardan nasibini alıyor.

Görünen o ki; bir kenarda durup güzellikleri seyredelim, eksik ve noksan var ise tamamlanmasının çabasını gösterelim diyenler azalmış.

Boş duran yok.

Fitne ve dedikodu yapanlara, PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ‘hamal’ hikayesini paylaşmış.

Hatta kibar bir tanımlama ile bu tiplere dikkat çekmiş.

Çünkü on binlerce insanın ekmek kapısı olmasının yanında, yerli ve milli marka olarak doğal ürünlerden üretim yapmasının zaman, zaman ağır eleştirilere maruz kalması zoruna gittiği için paylaştığı hamal hikayesi şimdiden 2021 yılının en güzel hikayesi olarak hafızalarda yerini aldı.

Ama hakikaten hikayede anlayana kıssadan hisse veriyor.

“Hamala sormuşlar var mı bir sıkıntın ?” diye.

Hamalda şöyle cevap vermiş: 

 “Sırtımdaki yük ağır gelmiyor da şu omuz atanlar, çelme takanlar olmasa daha çok yük taşıyacağım”  Bizim ki de o hesap, içecek sektörüne giriş yaptık.

Başkan diyor ki; NO ON ile içecek sektörüne girdik, bugün yarın diyorduk, gecikmediler. Sosyal medyada ve internet sitelerinde yürütülen yıpratma kampanyaları da başlamış oldu. Biz alıştık artık, çelmelere, omuz vurmalara, dikkat dağıtmalara. İlk değil. Ne zaman yeni bir sektöre girsek, faullü hareketlerde peşinden geldi. 2006’da bayramlık ve hediyelik çikolatayı ürettiğimizde de, 2009’da Panplast yatırımı yapıp, dondurulmuş patates ve tablet çikolatayı ürettiğimizde de. 2011’de yeni Çikolata, Unlu Mamuller, Bisküvi, Kek ve Gofret Tesislerimizi tamamlayıp, Et ve Süt Entegrenin temelini atıp, Ham yağ fabrikasını bitirip, Banada’yı rafa çıkardığımızda da. 2015’te üniversiteyi açıp, enerji sektörüne girdiğimizde de.

Bunlar bazen imzasız ihbar mektubu oldu, bazen çikolataları toprağa gömüyorlar, yakıyorlar diye yalan haber olarak karşımıza çıktı. Konya Şeker’in bacalarını bile yıpratma malzemesi yaptılar. Yurt dışındayken bana yurt dışı yasağı koymalar, çalışanlarımızı kışkırtmalar, çiftçinin aklını karıştırmalar. Bir zamanlar Konya Şeker’e kayyum bile atadılar.

Battı, batacak. Zaten ağızlarından düşmeyen sakız.

Hepsine alıştık.

Bekliyorduk.

Biz işimizi yapacağız. Onlar kendi fıtratlarına uyanı yapacak …”

Size Cumhuriyetin ilk yıllarından yaşanan toprak dağıtım hikayesi anlatmak isterdim ama yerimiz izin vermiyor.

‘Konya Şeker niye mi batıyor’

Gıda ürünlerini Torku Markasıyla tüketiciye sunuyor. Operasyonlarını Anadolu Birlik Holding üst kuruluşu ile yürütüyor.

Türkiye’de ve ihraç edildiği 100’ün üzerindeki ülkede TORKU markası, güvenli gıdanın öncüsü olarak kabul ediliyor.  Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nin de kuruluşunu gerçekleştiren Konya Şeker’in 46 tesisi bulunuyor.

Ham yağ üretim tesisinden tohuma, bulgurdan buğdaya, yemden içeceklere, et süt entegre tesisinden atıştırmalık fabrikasına, elektrik üretim santrallerinden sulama sistemleri üretim tesislerine kadar onlarca devasa tesisi ile Türkiye’deki çiftçilerin gurur kaynağı olmasının yanında yaklaşık 15 bin insan çalışıyor.

2019 yılında çiftçiden 32 farklı ürün alımına karşılık yaklaşık 2 Milyar 600 Milyon Lira ödeme yaptı. Tamamı 900 binin üzerindeki çiftçinin üretim kooperatiflerinin iştiraki olan Konya Şeker, Orta Anadolu’nun en önemli ekonomik gücü olma özelliğini taşıyor. Türkiye’nin en büyük 5 gıda şirketinden biri olarak 100’ün üzerindeki ülkeye 100 Milyon doların üzerinde gıda ürünü ihracatı yapıyor.

Özellikle pandemi sürecinde ürettiği Biyoetanol ile ülkemizin dışa bağımlı olmadan, bağımsız bir şekilde pandemi ile mücadele etmesini de sağlamış kuruluşların başında geldi. Üretiminde insan sağlığını ve çevreyi dikkate alıyor.

Bunun için de, hiçbir külfetten kaçmıyor.

Böyle olunca da batıyor.

Bizce mahsuru yok.

Battığı kadar batsın…

Yazarın Diğer Yazıları