Ahmet Turan

Mandacıların torunları

Ahmet Turan

Demokrasinin beşiği diye yutturmaya çalıştıkları ABD’nin 3 Kasım 2020 günü yapılan başkanlık seçimine hepiniz şahit oldunuz.

Amerika’nın iç meselesi olmasına rağmen seçim süreci nedense hiçbir ülkede olmadığı kadar bizde abartılı bir ilgi gördü.

Milletimiz hiç hak etmediği şekilde her gün Amerika uzmanlarını izlemek ve dinlemek zorunda kaldı.

Ülkesini ve milletini muhanete muhtaç olmaktan kurtarmak için derdi olan sorumluluk sahibi insanların özümüze dönelim diye yaptıkları mücadelenin İstiklal Harbi’nde olduğu gibi mandacıların torunları tarafından nasıl engellenmeye çalışıldığı da ortaya çıkmıştır.

Ama korkunun ecele faydası da yok gibi görünüyor. Karabağ bunun mesajını verdi.

Amerika’nın seçimleri aradan geçen zamana rağmen daha netleşmemiş, eyaletlerin geleceği de muammaya dönüşmüştür.

Belki de özgürlük isteyenler Eyaletlerde kendi devletlerini kuracaklardır.

Özgürlük sadece Amerika dışındaki ülkelerde istenen veya bu kılıf altında teröristlerin beslendiği yaşam tarzı değildir.

Her insanın doğal hakkıdır.

Amerikalılar bunu görmüştür artık.

Mandacılar da Cumhuriyetin ilanında olduğu gibi umutlarını eyaletler için beslesinler. Gitsinler eyaletlerin özgürleşmesi için çaba harcasınlar.

Bu çalışma onların aydın kimliklerine de rütbe kazandırır. Hatta Amerika tarihinin onlardan övgüyle bahsedeceğine de inancım tamdır.

Ülkesine ihanet içerisinde olanların söylem genişliği de son bulmalıdır. Hukuk ve adalet devletine hakaret edenlerin korunduğu, sığındığı liman hiç değildir.

Bu millet devletimizin ve milletimizin düşmanı olanlardan ecdadının ne acılar çektiğini çok iyi bilmelidir. Hangi kılıf ve yerli işbirlikçileri ile bizi manda yapmaya çalıştıklarını da unutmamalıdır.

İstiklal Harbini unutanlar, ‘Kıbrıs Barış Harekatı ‘yakın zamanda olmuştur. Karabağ ise çok daha yakında olmuştur.

Suriye de başta ABD ve Rusya olmak üzere Türkiye düşmanlarının beslediği teröristlerle mücadele ettiğimiz Fırat Kalkanı, Zeytin dalı ve Barış Pınarı harekatları ‘Bizim bizden başka dostumuz yoktur’ sözünün ne kadar gerçek olduğunu yeniden hatırlatmıştır.

Ermeni’nin Azerbaycan topraklarında yaptığı sivil katliamı, biz de ise yıllardır askerimiz, polisimiz, korucumuz, vatandaşımız kahpece şehit edilirken ses çıkarmayanlar, teröristlere hadleri bildirilince barış elçisi olmuşlardır. İnsan hakkı akıllarına gelmiş bize demokrasi dersi vermeye kalkışmışlardır.

Kimlerin ne kadar demokrat, kimlerin ne kadar insan hakkı savunucu olduğu içimizdeki mandacıların torunları dışında her halde anlaşılmıştır.

Rahmetli cennet mekan 54. Hükümetin Başbakanı Necmeddin Erbakan hocanın şu sözü bize iyi bir derstir.

“Bana ne Amerika’dan”

Özümüze dönelim artık.

Yazarın Diğer Yazıları