OYUN BOZULDU
Ahmet Turan
Türkiye’yi iç karışıklığa sürüklemek, ekonomik olarak güçsüz bırakmak, ülkenin geleceğini emanet edeceği gençleri kültüründen ve islami değerlerinden uzaklaştırmak için başta Amerika olmak üzere batılı ülkelerin yaptığı oyunlar ve planları bilmeyenimiz yoktur.
Türkiye dahil, halkı Müslüman olan ülkelerde yıllardır bilinçli ve sistematik bir şekilde yaşanan iç karışıklıklar ve istilalar hep dile getirilir ama bunu engellemek için adımlar maalesef atılmaz.
Herkes toplanır.
Yöneticiler suçlanır.
Konsolosluklar taşlanır.
Hatta siyah çelenkler bırakılır.
Bayraklar yakılır.
Bu esnada şiddetli şekilde ‘Kahrolsun İsrail’, ‘Kahrolsun Amerika’ sloganları atılır.
Uygulanmayan boykot çağrıları yapılır.
Bağırdık ya, işlem de tamamdır.
Halk da böylece görevini yapmış olur.
Yıllardır bu içi boş gürültülerden bir netice alınmadığı halde, her yıl bu ‘model’ uygulamalar yeniden tekrarlanır.
30 yıldır ülkemizi terör belasıyla uğraştıran, dizilerle toplumsal çöküşü hızlandıran, bölgemizi kan gölüne dönüştüren batı destekli Amerika ve İsrail’in oyunu iyi bir saha bulduğu Suriye de ‘Fırat Kalkanı Harekatı’ ile bozulmuştur.
Mehmetçiğimiz kardeşi kardeşe düşman eden terör yuvalarının Amerika ve İsrail tarafından beslendiğini, oyunun New York ve Tel Avivden yönetildiğini Zeytin dalında göstermiştir.
Askerimiz gereğini yapmıştır.
Önümüzdeki yıllarda da devam edecek kanlı projeleri çizenlerin kalemini kırmıştır.
Ancak; milli şuur veren, İslami değerlerimizden uzaklaşan çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirleyen, ‘Kültür Erezyonu’ devam etmektedir.
Aile yapısını çökerten, kötü alışkanlıkları ihtiyaç gibi gösteren diziler aynı kaynaklardan finanse edilirken, tablet ve akıllı telefonlarla genç beyinler de asileştirilmiştir.
Açıkça yazmak zoruma gidiyor.
Ama özellikle büyük kentlerde uyuşturucu batağına saplanan gençlerin yaptıkları ile aile içinde adliye haberlerine konu olan vahşetler bu erezyonun ürünüdür.
Çocuklar aileden aldıkları ahlaki ilkeler dahil, edep ve terbiye yüklü temel eğitimin uygulama alanı olan mahalleden uzaklaşmış, akraba ve arkadaşlık bağları koparılmış, sokaklar oyun alanı olma yerine ‘yan baktın’ kavgalarıyla arenaya dönüştürülmüştür.
Yaşanan aile dramlarından ve sönen gencecik hayatların yakınlarının feryatlarından planlarının başarıya ulaştığını keyifle seyredenlerin bu oyunu da; Uğur İbrahim Altay’ın Selçuklu Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığına geçişi ile devam ettirdiği ’40 gün Sabah Namazı’na camiye gel. Bisikleti al’ projesi ile Konya da bozulmuştur.
İşbirlikçiler; ‘Ne alaka’ diyebilir veya çocukların bisiklet alma projesini küçümseyebilir.
Mahalle arkadaşlığını, dostluğu, kaynaşmayı, yıllar önceki çocukların kötü alışkanlıklardan uzak yaşantısını yeniden hayata geçirebilmek için çaresizce neler yapılabiliri düşündüğümüz bu günlerde, çocukların bisikletlerle sokaklarda yansıttıkları cıvıltılı sesler, Çanakkale, Söğüt ve Bilecik’te ecdadı hatırlatmalar, oyunun bozulduğunun en güzel işaretidir.
Kendi vatanlarında mağdur olan insanlar, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatıyla nasıl huzuru bulmuşlarsa; ailelerde, toplumda, İslami terbiye alan ve bisikletleriyle sokaklara giren bu beyinler sayesinde huzuru bulacaktır.
Çocuklar, dünyanın özlemle beklediği huzurun adresi olan İslami değerleri yaşatmak için özlerine dönmenin yanında batının zehrini zikreden tablet, bilgisayar ve akıllı telefonlardan uzaklaşarak oyunu bozmak için mücadele eden gençler olacaklar.
Masum insanlar Türkiye ye nasıl dua ediyorlarsa, ‘Camiye gel bisikleti al’ projesi ile çocukları beyin uyuşukluğundan uzaklaşan anne ve babalar da başkan Altay’a öyle dua ediyor.
GÜNÜN SÖZÜ
‘Karanlığa küfretme. Bir ışıkta sen yak.’