Ahmet Turan

Pazarlar Ucuzlar mı?

Ahmet Turan

Meyve ve sebzenin özellikle marketlerde ani yükselişi pazarları alternatif alış-veriş yeri olarak gündeme getirmişti.
Ancak, pazarlardaki fiyatlarda marketlere tam alternatif değildi. Aradaki 1 lira veya 50 kuruş gibi rakam, tercih sebebi olacak kadar bütçeyi etkilemiyordu.
Hatırlayın: Domates 10 liraya yaklaşmış, biber patlıcan ve taze soğan 10 lirayı çok aşmıştı. Bunların Pazar fiyatı da çok aşağı değildi.
Ne oldu?
Halkın çoğunluğu, bu fiyatlara sebze ve meyve alacak kadar geliri olmadığını yüksek sesle dile getirince çare yolları bulundu.
‘Tanzim Satış’ yapılır açıklaması ve yapılmaya da başlaması domatesin fiyatını bir anda 3 liraya kadar düşürdü. 
Doğrusu millet de, fiyatların aniden bu kadar düşmesine şaşırdı.
Tanzim satış açıklamasının yapıldığı bir hafta içerisinde mal ve hizmetlerde her hangi bir gelişme olmamasına rağmen sebze ve meyve de fiyatların yüzde yüze varan indirimli hale gelmesi, milletin sırtından ne kadar fazla kazanç elde edildiğini de gösterdi.
Peki, bu fahiş fiyatla satışlardan elde ettikleri gelirler, bu insanları hiç rahatsız etmiyor mu?
Demek ki etmiyor. 
Hani, ‘Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir’ anlayışını ilke edinen bir milletin evlatlarıydık.
Sadece sebzede mi? 
Diğer gıda ve temizlik ürünlerinde de milleti rahatsız eden fiyat uygulaması var. 
Şimdi herkes aklını başına almaya başladı.
Önümüzdeki günler daha iyi olacak inşallah.
Bu alanda bir gelişmede Konya Pazarcılar Odası Başkanı Yasin Aktaş’ın açıklamasıyla oldu.
Başkan Konya da kurulan 67 pazarın her birinin birer ‘tanzim satış noktası’ haline geleceğini söyledi.
Şimdi önce bir özeleştiri yapalım sonra bu uygulama hakkında görüşümüzü paylaşalım.
Bu ülkede marketlerden önce pazarlar yine vardı. Halkın çoğunluğu sebze ve meyvenin yanında evin ihtiyacı olan ürünlerin tamamına yakınını pazardan temin ederdi.
Ancak 90’lı yıllardan sonra pazarcı bu rağbeti kaldıramadı.
Çürük ve bayat ürün satılmaya çalışıldı. Vatandaş da verdiği paraya karşılık, istediği ürünü alamamanın stresini yaşadı.
Kasaların önünde veya tezgahların görünen bölümlerini iyi ürünler oluştururken, poşete altta kalanlar dolduruluyordu.
Sonra ne oldu?
Vatandaş önce manava, sonra da marketlere ilgi göstermeye başladı. İşte marketlerin şehir ve ilçelerdeki hızlı gelişimi böyle başladı.
Eğer pazarlar yine böyle satış ahlakını uygularsa, o zaman tanzim satış olmasına gerek yok.
Millet çürük ve bayat ürüne para ödeyecek kadar zengin değil.
Çürük ve bayat ürünün ucuzluğu da ucuzluk değil.
Tanzim satış da millet, taze ve kaliteli ürünü uygun fiyata alıyor. Onun cazibesi burada.
Pazarlarda bu satış yapılacaksa uygulama olsun. Yoksa projenin önüne geçilmesin.
Bizim görüşümüz pazarcı da kazansın, marketçi de kazansın, üretici de kazansın. Ama yerinde 50 kuruş olan ürün 5 liraya satılmasın. 2 liralık ürün 10 liraya satılmasın.
Mesele bu.

Yazarın Diğer Yazıları