Polise Araç Takviyesi
Ahmet Turan
Yerleşim yerlerinde huzurumuz için ilk olarak nereye sığınırız diye bir soru sorsak halkın büyük çoğunluğu polisimizi işaret ederek Karakol der.
Karakollar halkın huzur ve güveni için yapılmış binalardır.
Suçluya soğuk durur.
Masuma ise bir ana kucağı gibidir.
Devletini ve milletini seveni, çare için geleni kapıda karşılarlar. Rahat etmeniz için önce sandalye verilir, ardından da çay veya diğer içeceklerden ikram edilir.
Suçluya karşı her zaman sizi arkalarına alır, kendi canları ortaya atılır.
Bu, Türk Polis teşkilatının görev anlayışıdır.
Halkına güvenir.
Halkı da polisine.
İhtiyaçlarda devlet vatandaş kaynaşması yaşanır.
Şehir büyüyor.
Hırsıza- arsıza göç açtırmıyorlar.
Milletin malına- canına kastedenler meydan boş havasına kapılamıyor.
Nefesleri enselerinde
Şimdi Konya polisine daha iyi hizmet verebilmeleri için 18 araç daha teslim edildi.
Hareket kabiliyeti artıyor.
Konya Emniyet Müdürü Engin DİNÇ, “Vatandaş memnuniyetini ön planda tutarak örnek bir teşkilat olmayı amaçlayan Türk Polis Teşkilatımızı daha iyi bir seviyeye taşımak ve belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz” diyerek siz rahat uyuyun mesajı veriyor.
Etkin ve verimli bir teşkilatın eğitim, bilgi ve beceri seviyesi ne olursa olsun araç bakımından da yeterli olması gerekmektedir.
Onun için teşkilatın emrine verilen 18 aracın önemi çok büyüktür.
BİR FIKRA
Venedik elçisi Antonio Giustiniani, Yavuz Sultan Selim'in huzuruna girer. Yeri öpüp itimatnamesini sunar, görüşmesini tamamlar. Ülkesine döndüğünde herkes, adeta bir ütopya medeniyetinin sultanı gibi gördüğü, hayalinde canlandırmaya çalıştığı Cihan Padişahı Sultan Selim Han 'ın nasıl birisi olduğunu sorar:
Göremedim, der Giustiniani...
Merak ederler :
Odasına girdiğin, yanına kadar gittiğin halde nasıl göremedin?
Giustiniani şu müthiş itirafta bulunmak zorunda kalır: Kılıcı öyle parlıyordu ki, yüzüne bakamadım.
Venedik elçisinin bu sözlerini duyan haşmetli hünkar: Paşalarım, der. Osmanlı 'nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima öne eğik kalır. Amma Allah korusun, bu kılıç bir kınına girer de paslanmaya başlarsa, o zaman işte bu kafalar yavaş yavaş dikilir ve bize bir gün yukardan bakar.
Askerimiz, Polisimiz her zaman güçlü ve donanımlı olsun.
Bize siper olanlara, bizde destek olalım.