Ahmet Turan

TAKİPLİ SÜREÇ

Ahmet Turan

Önce iç siyasetten başlayalım.
31 Mart 2019 günü yapılacak yerel seçimlerle ilgili Konya özelinde Ak Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak İbrahim Uğur Altay’ı açıkladı. MHP de Büyükşehir de Başkan adayı olarak Altay’ı destekleyeceğini belirtti.
Merkez ve taşra ilçelerin adayları ise açıklanmadı.
Kulislere baktığın zaman mangalda kül bırakmayanlar var.
Ana muhalefet partisi CHP, İyi Parti, Saadet Partisi neyi bekliyor. Bu zamana kadar Büyükşehir adayını niye açıklamadılar.
Meydanlar herkese açık.
Gelelim Ak Parti ve MHP ittifakının ilçe adaylarının açıklanmasına. 
Son kulis Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un Konya ya gelerek adayları açıklayacağı yönünde. 
Zaman olarak da hafta sonu söylendi.
Meşhur bir söz vardır. Siyasette 24 saat çok fazla diye. 
Unutmamak lazım. 
Ama ilçe adayları açıklaması için Ak Parti ve MHP dışındaki partiler de bekliyor. O tuhafıma gidiyor.
Neyse vardır bir bildikleri diyelim. İyi niyetimizi suiistimal ettirmeyelim.
Gelelim başlıktaki ‘Takipli süreç’ uyarımıza.
Türkiye her zaman seçim sürecine girdiği andan itibaren dış ve iç beslemeler harekete geçer, huzur bozma ve korku salma eylemlerini ateşlerler.
Örnek mi?
En basiti. Önceki gün Selçuk Üniversitesi Kampüsü’nde öğrenci dahi olmayan birisinin tüfekle intihar girişiminde bulunması.
Kampüse niye gelmiş?
Bilen yok.
İntihar için niye burayı seçmiş.
Ciddi gerekçesi yok.
Öyle anlaşılıyor ki, huzur ortamını bozmak isteyenlerin bir işareti bu.
Dedikodusundan ziyade, anlamak ve gereğini yapmak lazım.
Bu tip olaylar başka alanlarda da olabilir mi?
Geçmişe baktığımız zaman hep yaşamadık mı?
Sadece güvenlik görevlileri değil, millet olarak bizde uyanık ve dikkatli olmalıyız.
Bu endişeyi dün MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında dile getirdi.
Bahçelinin şu sözleri bence çok önemliydi.
"GİZLİ VE GİZEMLİ ELLER DEVREDE"
"Son dönemlerde artan sosyal şiddet, toplumsal gerginlik bizi fazlasıyla kaygılandırmaktadır. Gizli ve gizemli eller devrededir. Sosyal dokumuzu bozmak, siyasi dengemizi baltalamak için tezgah ve tertipler imal edilmektedir. Tahrik ve tacizler zaman zaman vuku bulmaktadır. Milletimizin sinir uçlarıyla oynanmaktadır. 31 Mart öncesi ülkemizin huzurunu kaçırmak istiyorlar. 1 Nisan sabahı için hazırlık yapıyorlar. En küçük bir kıvılcımın nasıl bir yıkım ve enkaza yol açacağını öngörüp buna göre tedbir geliştirmek zarurettir."
Huzur bizim, güven bizim. Bu değerlerimize biz sahip çıkmalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları