Ahmet Turan

Üç Ayları Hissetmek

Ahmet Turan

Mübarek üç aylar başladı.

Dünde üç ayların başlangıcı olan Regaib Kandilini idrak ettik.

Üç Aylar girdiği zaman Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle dua edermiş “ Ey Allah’ım; Recep ve Şabanı bize mübarek kıl, bizi Ramazana kavuştur.”

Hz. Peygamberimiz (S.A.V.); başka bir hadis-i şeriflerinde ise;” Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” buyurarak bu ayların manevi feyzine işaret buyurmuşlardır.

Üç ayların manevi iklimini hisseder miyiz?

Evet. Hissederiz.

Biz uzak olmaya çalışsak ta, çevremizde üç ayların feyiz ve bereketinden nasiplenmeye çalışanların etkisinden yine hissederiz.

Hiçbir şey olmasa bile, üç ayların başlangıcı sabahın da ellerinde poşetleri ile kapı zilini çaldıran çocukların sevinci ve heyecanı yine hissettirir

Keşke yılın her gününe, üç aylara gösterdiğimiz hassasiyeti gösterebilsek.

Oda olur inşallah.

Biz dua edelim ve önce kendimizi düzeltelim yeter.

Yunus abi alıntı olduğunu belirttiği bir hikaye göndermiş.

Hikaye de, hoş olmayan davranışta bulunana hepimizin hayal ettiği ama nefsimizin izin vermediği bir olay yaşanmış.

Aynen aktarıyorum.

Mübarek bir zâtın evine hırsız girer.

O kadar aramasına rağmen, çalacak işe yarar bir şey bulamaz. Üzüntülü bir şekilde kendi kendine söylenirken, mübarek zât, hırsızın arkasından seslenir,

 (Acele etme) der.

Hırsız şaşırır.

Mübarek zât, (Sabah komşular, tereyağı, bal gibi yiyecek getiriyorlar. Seninle beraber yeriz.

Para da getiriyorlar, onları da sana veririm, ama bir şartım var, sabaha kadar benim dediklerimi yapacaksın) buyurur.

Hırsız, (Ne yapacağım?) diye sorar.

Mübarek zat, (Abdest al, beraber namaz kılacağız) buyurur.

Hırsız, (İyi de ben namaz kılmasını bilmem, çünkü ömrümde hiç namaz kılmadım) der. Mübarek zat, (Sen benim yaptıklarımı yap yeter) buyurur.

Böylece sabah olur. Komşular kahvaltılık getirirler. Mübarek zât, (Haydi gel bunları yiyelim) der.

Acıkan hırsızın karnı doyar. Sonra bir atlı gelir. Atından inmeden, uzaktan seslenir, bir kese altın fırlatır, (Baba bu senin) deyip gider. Mübarek zât hırsıza, (Al, bunlar senin! Sana söz verdim, senin olsun) der.

Hırsız, şaşkınlıkla bakıp der ki:

(Ben hırsızım, ama sen benden daha büyük hırsızmışsın! Sen benim kalbimi çaldın. Artık buradan gidemem. Burada kalıp sana hizmet edeceğim.)

Üç aylar bütün insanlık alemine huzur barış ve bereket getirir inşallah.

Yazarın Diğer Yazıları