Yalçınların acı günü ve yurt işletmecileri
Ahmet Turan
Bugün köşemizden yurt işletmecilerinin sorununu sizlerle paylaşacağım diye söz vermiştim. Ama
dün çok sevdiğimiz Yalçın Hırdavat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yalçın’ın abisi Mustafa Yalçın’ı ebedi aleme uğurladık.
Rabbim mekanını cennet eder inşallah.
Geride kalanlara hayırlı ömür dileriz. Cenaze namazı öncesi tüm dostlarımızı arkadaşlarımızı görme fırsatımız oldu.
Belki de samimiyetten mesafeyi unuturken, her zaman olduğu gibi Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Mustafa Özkafa “Daireyi genişletelim” uyarısıyla hepimiz mesafeye dikkat ettik.
Karatay Belediyesi, Meram Belediyesi eski başkanları Mehmet Şen ile Mustafa Özkan da cenaze namazına gelenler arasındaydı.
Görünen o ki, virüs herkesi tedirgin ediyor.
Söz verdiğimim gibi şimdi virüsün etkilediği yurt işletmecilerinin sorunundan size bahsedeyim.
Geçtiğimiz Mart ayında başlayan Pandemi sürecinde Üniversitelerin eğitim- öğretime ara vermeleri ve daha sonra da uzaktan eğitim kararı almaları özel öğrenci barınma hizmeti veren kurumların ağır maddi sıkıntılar içine girmesine sebep oldu.
Hatta Üniversitelerin bir dönem daha öğretimin uzaktan yapılmasına karar verilmesi, bu tür işletmeleri faaliyetini yapamayacak duruma getirirken, çalışanlarını da işsizlikle karşı karşıya bıraktı.
Ödedikleri vergiler ise devletin kaybı hanesine yazıldı.
İşin vahim tarafı bu işletmeler tek tek kapanırken biten pandemi süreci sonrası üniversitelerin tekrar açıldığı tarihte öğrencilerin devletçe denetimleri yapılan, güvenle konaklayabilecekleri özel yurt bulamayacaklardır.
Peki ne yapılmalı. Özel yurt işletmecilerinin beklentisi nedir?
Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde sorunların ele alındığı bir çalıştay düzenlenmeli.
Bu işletmelere kira, vergi ve personel ödemeleri için yatak sayıları kadar maddi destek ve kredi sağlanmalı.
Devlete olan borçlarının ötelenmesi ve yeniden yapılandırılması.
Yurt işletmecilerinin muhatap alınarak dinlenmesi.
Yurtların ne kadar önemli olduğunu başka ilde üniversite okumaya hak kazanan Üniversite öğrencisi ile ailesi çok iyi bilir.
Her anne ve baba, başka ile gönderdiği evladını devletin kontrolünde olan yurda vermek ister.
Okul kaydı yaptırdıktan sonra çocuğunun kalacağı yeri ayarlayamayan velinin ruh halini kimse anlayamaz.
Onun için bu yurtlar yaşadığınız şehir dışında sizin evinizdir.
Nasreddin Hoca merkepten düşünce ‘ah- vah’ diyenlere demiş ya;
“Beni ancak merkepten düşen anlar” diye.
Biz bunu yaşadık.
Bende ‘yurdumuza sahip çıkalım’ diye bu paylaşımı yaptım.
İnşallah sesi duyan olur.
Allaha emanet olunuz.