Ahmet Turan

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM

Ahmet Turan

Millet olarak her ayımız veya her günümüz bir tarih sayfası.

Okurlarımız, dostlarımız ‘biraz da Konya ya dön, Konya’yı yaz’ diye sitem ediyorlar. Veya öyle bir istekte bulunuyorlar.

Ama günün önemine baktığınız zaman tarihi konu daha ağır basıyor.

Niye?

Bugün yaşananlar dünün tekrarı da ondan.

Elbette hep tarihi sayfalardan yazıp Konya’yı görmez den gelmeyeceğiz.

Dün, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi, İstiklal Marşımızın yazarı, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 82. Yıldönümüydü.

İstiklal Harbi’mizin büyük mücadele adamı, ilim, irfan geleneğimizin en mühim halkalarından biri olan vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 82’inci yıldönümünde millet olarak rahmet ve minnetle andık. O’nun için vatan şairimize gönlümüzde olanları da bu vesileyle kaleme aldık.

1.Dünya Savaşı ve devamındaki İstiklal Harbimizin yaşandığı yılları bir okuyun.

Bugün bu topraklarda rahatça yaşıyorsak, ecdadımızın göğsünü düşmana siper etmesine borçlu olduğumuzun bilincindeyizdir diye düşünüyorum.

Bugün olduğu gibi batılıların medeniyet kavramlarının ‘Tek dişi kalmış cavanara’ dönüştüğü o yıllarda yazdığı şiirleri, yazıları ve Anadolu’nun değişik vilayetlerinde verdiği vaazlarıyla, karamsarlığa düşen aziz milletimize mücadele ruhunu aşılayarak, İstiklal Savaşının kazanılmasında büyük katkılarda bulunan Mehmet Akif Ersoy, eserleriyle ve yılmak bilmeyen azmiyle günümüzde de bizlere ışık tutmaya ve öncülük etmeye devam etmektedir.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Milletimizin bağımsızlığının sembolü olan şanlı bayrağımızın, yurdumuzun üstünde tütmeye devam eden tek bir ocak kalmayıncaya kadar dalgalanmaya devam edeceğini dünya ya meydan okurcasına sayfalara kazıyan şairimizin bu dörtlüğünü o yılları düşünerek kafamızı yastığa koyunca bir tekrar edelim bakalım nasıl bir ruh halimiz oluyor.

Her tarafın istila edildiği, vatan topraklarımızın şehitlerimizin kanıyla kızıla döndüğü yıllarda bayrağımıza;

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal! şeklinde seslenen vatan şairimiz, ‘Zulmü alkışlayamam’ şiirindeki şu sözleriyle de  

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
yaşadığı dönemin zorluklarına rağmen değerlerine ve davasına bağlılığı, milletine, dostlarına karşı şefkatli, merhametli, mütevazı olması, ülkesini, ideallerini, inancını tehdit edenlere karşı dik duruşu ile her zaman örnek şahsiyetlerden biri olarak milletimizin gönlünde müstesna yeri her daim olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları