Ayla KAYMAZ

Matematik mi, Muhasebe mi?

Ayla KAYMAZ

Eskiden beri hesap kitap işlerine kafası pek basmayanlar için “mühim olan kasaya giren para” diye bir anlayış vardı. Anlaşılan, bu anlayış devlet eliyle de uygulanmaya başlandı. Yeni alınan kararla, gerçekte 1.050 TL olan faturaların, devlet tarafından 2.000 TL’ye yuvarlanarak tahsil edileceği duyuruldu.

Devletin bu kararı, resmi açıklamalara göre “daha düzenli bir faturalandırma ve kamu bütçesine katkı” amacı taşıyor. Peki, 1.050 TL borcu olan bir vatandaştan fazladan 950 TL alıp bunu ‘yuvarlama’ diye adlandırmak hangi matematiğe sığar? Bu kararın altında enflasyonla mücadele değil, enflasyondan beslenme anlayışı yatıyor olabilir mi?

Şimdi şöyle bir sahne düşünelim: Marketten alışveriş yapıyorsunuz, kasada 105 TL hesap çıkıyor ama kasiyer, “Bunu 200 TL’ye yuvarlıyoruz” diyor. Üstelik verdiğiniz fazladan 95 TL’nin nereye gittiğini sormak bile yasak. Sizce bu etik midir? Oysa ki devlet, vatandaşına hizmet etmek için vergi toplar; vatandaşını şirket mantığıyla müşteri gibi görerek kazanç sağlamaya çalışmaz.
Benzer uygulamalar geçmişte farklı ülkelerde de denenmişti. Çoğunun sonucu, büyük halk tepkileri ve hükümetlerin geri adım atması oldu. Devlet gücüyle yapılan muhasebe oyunları, eninde sonunda ekonomik krizlerle ve toplumsal güvensizlikle sonuçlanır.

Bu noktada, “Faturaları şişirmeden devlet bütçesi nasıl yönetilir?” sorusu gündeme geliyor. Ekonomistler, kamuda gereksiz harcamaların azaltılması, israfın önlenmesi ve vergi adaletinin sağlanması gibi çözümleri yıllardır öneriyor. Ancak en kolayı vatandaştan almak olduğu için, yönetenler hep bu yolu seçiyor.

Peki, vatandaş olarak buna nasıl tepki vereceğiz? Sessizce ödeyip geçecek miyiz, yoksa en azından sesimizi yükselterek, “Bu matematik kimin işine geliyor?” diye soracak mıyız?

Ne dersiniz? Matematik mi, muhasebe mi?

Yazarın Diğer Yazıları