GÜVENLİ OKUL-GÜVENLİ ĞİTİM
MUSTAFA DEMİRGÜL 1.Sınıf Emniyet Müdürü (E)
Son günlerde Ülkemizdeki Orta Okul ve Liselerde meydana gelen menfur saldırılar sonrası maalesef bir çok öğrencimiz ve öğretmenimiz hayatlarını kaybetmiş. Bir çoğu’da yaralanmıştır. Bu tür saldırılar hepimizi derinden üzmüş, neler oluyor, Neler yapılabilir, nasıl önlemler alınabilir soruları her yerde her toplumda sorulur olmuştur.
Bu menfur saldırıların arkasından gerek ana akım medyada, gerek sosyal medyada ve gerekse Devlet kademelerinde alınması gereken önlemler konuşulmuş ve daha çok fiziki tedbirler (Okul girişlerine X-Ray cihazları konulması, İhata duvarlarının dikenli telle çevrilmesi, Kolluk görevlileri (Polis-Asker ve Özel güvenlik) görevlendirilmesi gibi tedbirler düşünülmüş ve bir kısmıda uygulamaya konulmuştur.
Diğer olaylarla birlikte son üç olaya baktığımızda (İstanbul’da 1 Öğretmenimizin kesici-delici aletle öldürülmesi, Urfa Siverek’te Öğrencilerimizin ateşli silahla yaralanması ve failin aynı silahla intihar etmesi, Kahraman Maraş’ta bir Okulumuzda yine ateşli silahlarla 10 öğrencimizin katledilmesi ve bir çoğunun yaralanması ve failin ölü olarak ele geçirilmesi ile sonuçlanması.)
Bu üzücü olaylara baktığımız zaman hiç birisi dışarıdan gelen bir TERÖR saldırısı değildir. Neredeyse tamamı’da içeriden yani okulun öğrencileri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Yani “Hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmaz” diye bir atasözümüz vardır. O nedenle alınacak sadece fiziki tedbirler maalesef istenilen faydayı tam sağlamayacaktır.
Eğitim-Öğretimin hür özgür ve güvenli ortamlarda yapılması ideal olanıdır. Okullarımız eğitim yuvalarıdır. Buralar ne bir Karakol, ne bir cezaevi nede bir kamptır. O nedenle Kapılara X-Ray cihazları koyarak, yüksek ihata duvarı ve jiletli tellerle çevirerek ve her yere kolluk görevlileri (Polis, Asker ve Özel güvenlik) yerleştirerek sorunun çözüleceğini düşünmüyorum. Dışarıdan bir saldırı varsa tabiki bu tür fiziki tedbirlerde alınabilir, ancak son günlerde yaşadığımız olayların okulların kendi öğrencileri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir.
Öyleyse çözüm yolları neler olmalıdır;
1-Her ay İllerde Valilik, Milli Eğitim, Emniyet-Jandarma, Sosyologlar, Psikologlar Rehber Öğretmenler, Okul idarecileri bir araya gelerek detaylı bir değerlendirme yapmalıdır.
2-Okul İdarecileri ve Öğretmenleri Okul disiplinini iyi sağlamalı, gerekirse bu yetkiler bir genelge ile dahada güçlendirilmelidir. Ayrıca Okul idarecileri ile öğretmenleri öğrencilerin rol modelleridir, o nedenle giyim kuşamları, temiz tıraşları, tavır ve davranışları ve disiplinli yaşantıları ile öğrencilerine örnek olmalıdırlar.
3-Öğrenciler ailelerinden daha çok okulda öğretmenleri ile zaman geçirmektedir. Öğretmenleri tarafından, okulda farklı davranışlar sergileyen öğrenciler iyi izlenmeli, okul idaresi ile birlikte bu öğrenciler rehber öğretmenlere yönlendirilmeli, aile konu hakkında mutlaka bilgilendirilmeli ve desteği sağlanmalı gerekirse bu öğrenciler psikoloğa ve psikiyatriye sevk edilmeli ve tedavileri mutlaka yaptırılmalıdır. Olayın derecesine göre Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik devreye alınmalıdır.
Hiçbir aile çocuğuna hastalığı ve olumsuz davranışları konduramaz ancak psikolojik rahatsızlığı konduramadığımız çocuklarımız diğer çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi katletmekte ve yaralamaktadır. O nedenle tedavi konusunda kesinlikle taviz verilmemelidir.
4-Akran zorbalığı ile ilgili çalışmalar çok iyi ve ivedilikle yapılmalı ve bu konu üzerinde hassasiyetle durulmalı ve kesinlikle taviz verilmemelidir. Alınacak tedbirlerle kimse zorbalığa yeltenmeye tevessül bile edememelidir.
5-İnternet ve Sosyal medya kullanımı ile ilgili gerekli yasalar çıkarılmalı, öğrencilerin sınırları belirlenmelidir.
6-Her İlde bulunan Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma teşkilatlarının Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerindeki personel sayısı yeterli hale getirilmeli, siber devriyeler artırılmalı, gerekirse okullar bu personellere zimmetlenmeli, öğrencilerin girip-çıktığı ve kullandığı siteler ile oynadıkları dijital oyunlar çok iyi denetlenmeli, bu öğrencileri yönlendiren ve kullanan birileri varsa tesbit edip hemen müdahale edilmelidir. Böylelikle hem güvenli eğitim sağlanmış hemde asayiş olaylarında suça sürüklenen çocukların bu olaylara bulaşmadan gerekli önlemler alınmış, suç ve suçlulukla mücadelede aslolan olayların olmadan önce engellenmesi sağlanmış olacaktır.
7-Mecburi eğitim İlkokul ile sınırlandırılmalı, okumak istemeyenler zorla okullarda tutulmamalı, okumak istemeyenler yeteneğine göre sanayiye, sanata veya uygun yerlere yönlendirilmelidir.
8-Evlerinde silah bulunan öğrenci velileri bu silahlarını çocukların ve diğer aile bireylerinin kolayca ulaşamayacağı şekilde muhafaza etmelidirler.
9-Eğitim öncelikle ailede başlar. Bu nedenle Öğrenci velileri ve aileleri bilinçlendirilmeli, öğrencilerin davranışlarında değişiklik olması durumlarında neler yapabilecekleri öğretilmelidir.
10-Okul idaresi, aile ve öğretmen görüşmelerinin randevu sistemine bağlanması yanlış bir uygulama olmuştur. Aile ile öğretmen arasında ne kadar sıkı bir ilişki olursa iletişimin daha etkin ve verimli olacağı kanaatindeyim.
11-Okul giriş çıkışlarında caydırıcı olması açısından mutlaka 1 yada 1’den fazla yetişmiş, öğrenci psikolojisinden anlayan Özel Güvenlik Personeli görevlendirilmelidir
12-Okul çevresinde, dışarıdan gelebilecek olumsuzlukları önlemek, öğrencilerin güvenli giriş-çıkışlarını sağlamak amacıyla sivil ve resmi, yaya ve motorize devriyeler görevlendirilip sık sık kontrol etmeleri sağlanmalıdır.
Bu önlemler titizlikle uygulanırsa öğrencilerimizin sağlığı ve huzuru ile Güvenli Okul ve Güvenli Eğitimin sağlanmış olacağı kanaatindeyim. Saygı sevgi ve hürmetlerimle.