MUSTAFA DEMİRGÜL 1.Sınıf Emniyet Müdürü (E)

EMNİYET TEŞKİLATINDA ACİL ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

MUSTAFA DEMİRGÜL 1.Sınıf Emniyet Müdürü (E)

Hemşehrimiz yeni İç İşleri Bakanımız Sayın Mustafa ÇİFTÇİ’den Emniyet Teşkilatının acil çözüm bekleyen sorunları ve naçizane çözüm yolları; 1-Öncelikle Emniyet Teşkilatının çalışma sistemi bütün İl, İlçe Şube ve birimler de  kalıcı olarak öncelikle 8/24 değilse 12/36 çalışma sistemine biran önce geçilmesinin sağlanması gerekmektedir.
 -Çalışma sisteminin biran önce hayata geçirilmesinde Personel yetersizliği bahanesi gündeme gelebilir, doğrudur Personel sayısı hiçbir zaman yeterli sayıya maalesef ulaşmadı. Bütçe dengeleri gerekçe gösterilerek bir yerde sınırlandı. Bunun yükü de maalesef personelin omuzlarına yükletildi. 

-Bunun çözümü için Emniyet Teşkilatı içerisinde yaklaşık 30.000 (otuz bin) civarında Çarşı ve Mahalle Bekçisi bulunmaktadır. Bu personel maalesef rantabıl olarak kullanılamamaktadır. Çarşılar, Cadde ve sokaklar geçmişte olduğu gibi küçük ve yaya devriyeye uygun değil, çarşılar, cadde ve sokaklar devasa büyüklükte olup sürekli yaya devriye ile kontrol edilmesi, eskisi gibi esnaf ve mahalleliyi tanıyıp kaynaşması bu şartlar altında oldukça güç duruma gelmektedir.
 

Ayrıca Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin çalışma şartları da oldukça ağırdır. Kanunda “Çarşı ve Mahalle bekçilerinin görevi gün batımında başlar, gün doğumunda sona erer” denmektedir. Güneş yüzü görmeden sürekli gece çalışmak insan doğasına aykırıdır. Ayrıca Kışın en soğuk ve yazın en sıcak günlerinde en az 8 saat sürekli yaya devriye olarak gezmesi çok ağırdır. Kısada olsa istirahat edebilecekleri ve ihtiyaç giderebilecekleri ne bir noktaları ve nede bir araçları yoktur. Günümüz şartlarına da uygun değildir.   

Bu nedenlerle 30.000 civarında olan Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin şartları uygun olanlar Polis Memuru kadrolarına aktarılabilir ve 8/24 veya 12/36 çalışma sistemi için eksik personel buradan tamamlanabilir.
2-Ek görevler ve fazla çalışma personeli oldukça yıpratmakta ailesi ve çevresiyle olan bağların zedelenmesine neden olmakta ve ruhsal çöküntülere sebep olmaktadır. Ayrıca ücretsiz olarak icra edilen bu ek görevler ve fazla çalışmalar bir angarya ya dönüşmekte, sürekli tekrar eden ve başlangıcı ve bitişi belli olmayan, ikinci bir emre kadar devam eden bu angaryalar bıkkınlık yaratıp bezdirmekte ve personelin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. 
Ek görevlere mümkünse çalışan personellerden görevlendirilmeli ya da mutlaka ek mesai ücreti ödenmelidir. Devletimizin bütün kurumlarına ödenen fazla çalışma ücreti nedense Emniyet Teşkilatı söz konusu olunca bütçe imkanlarına takılmaktadır. Bu Adil bir durum değildir.
 

3-Birebir aynı işi yapan sadece kanunları farklı olan Polis ve Jandarma arasındaki ücret dengesizliği derhal giderilmeli, Polisin özlük hakları biran önce düzeltilmeli en azından Jandarmanın seviyesine getirilmelidir. Aynı işi yapan kurumlar arasındaki öz evlat, üvey evlat muamelesi ortadan kaldırılmalıdır.

4-Polisin Emeklilik yaş haddi sistemi düzeltilmelidir. Polis Memurlarında yaş haddi 55 yaş, Komiser sınıfında 57 yaş, Amir sınıfında 58 yaş ve Müdürlerde ise 60 yaş son yaş haddi olarak sınırlandırılmıştır. Maalesef 55 yaş zorunlu emeklilikte çok erken bir yaştır. Üstelik personelin en tecrübeli ve verimli olabileceği bir zamanda zorunlu emekli edilmesi ne kadar doğru, tartışılır. Çalışma saatlarının düzenlenmesine gelince personel yetersiz, ancak 55 yaşında zorunlu emeklilik ne kadar tezat değilmi? 

 Ayrıca 55 yaş zorunlu emeklilik dönemi Polisin tam çocuk, çoluğunun tahsil dönemi yada evlilik dönemine denk gelmektedir. Zorunlu emekli edilen personele verilen, zaten yetersiz olan emeklilik tazminatını buralarda harcamakta ve hatta borçlanmakta ve yarı yarıya düşmüş olan emekli maaşı da ihtiyaçlara yetmeyince zor şartlar altında hayatını idame ettirebilmesi için Polis Ünüformasını çıkartıp, düne kadar denetlediği Özel Güvenlik kıyafeti giyerek dün kelepçe taktığı iş insanlarının yanında üç kuruş kazanabilmek için el pençe divan durup emir almaktadır. 

Bana göre bu bir zulümdür. Durumu müsait olup emekli olmak isteyen şartlarını tamamladığında istediği zaman emekli olsun ama olmak istemeyen çalışkan ve disiplinli ise  65 yaşına kadar devam etmelidir. Ayrıca bu durum Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırıdır. Çünkü erken yaşta zorunlu emekliliğin yıpranmadan kaynaklandığı söylenmektedir. Halbuki İnfaz Koruma Memurlarında ve diğer bazı kurumlarda da yıpranma mevcut olup, yaş haddinden emeklilik 65 yaşına kadar olmasına rağmen Polis Memurlarında 55 yaş olması eşitlik ilkesine aykırıdır.

Ayrıca, Polislik mesleği usta çırak ilişkisine dayanan bir meslek olup, sokaklarda uygulamada olayların içinde yetişilmektedir. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra teşkilata dahil olan personellerde aidat duygusunun olmadığı hemen hemen herkesin ortak görüşüdür. Hatta bununla ilgili Teftiş Kurulu Başkanlığınca özel teftiş adı altında personelin disiplin ve aidiyet duygusunun geliştirilmesi ile ilgili teftişler düzenlenmiştir. 

Ancak personel ne kadar teorik eğitimi en iyi şekilde almış olursa olsun, Meslekte tecrübe sahibi olan büyüklerinin yanında pişmedikçe aidiyet duygusunun yerleşmesi ve başarılı olması çok kolay olmayacaktır. Personel intiharlarının önlenmesi ile ilgili olarakta, tecrübeli personel birlikte çalıştığı arkadaşlarının durumlarındaki değişimi daha iyi gözlemleyebilecek, üstlerine ivedilikle ileterek telafisi mümkün olmayan olayların olmadan önce önlemesini sağlayabilecektir. 

Aynı yaşlarda ve tecrübesiz personellerin bu gözlemleri yetersiz kalabilecektir. Ayrıca 55 yaş gibi erken yaşta emekliliğin çözülmesi halinde personel sayısıda artış gösterecektir.

 Aynı işi yapan iki kardeş kuruluştan Polis teşkilatında Personel intiharları maksimum seviyede iken, Jandarmada teşkilatında Personel intiharları minimum seviyede ve yok denecek kadar az olması oldukça dikkat çekicidir. Bu durumun detaylıca araştırılmasında fayda vardır.  Ayrıca Rübeli  personelin terfi sistemi mutlaka düzenlenmelidir. Birisi aynı rütbede uzun süre beklerken alttan terfi edip üste çıkılmamalıdır. Uzun süre bekleyenlerde bir an önce terfi ettirilmeli, adaletli olunmalıdır.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası alınan  aynı rütbedeki personelin çokluğu nedeniyle 10 yıl sonra terfi sistemi kilitlenecek ve çözümü güç bir hal alacaktır. O nedenle şimdiden gerekli tedbirler alınmalıdır. Saygı ve  hürmetlerimle, Teşkilatıtmızın 181. Yılı kutlu olsun.
 

Yazarın Diğer Yazıları