Lütfi Şahin

İslam Dini'nde Yardımlaşma

Lütfi Şahin

Doğal çevremize baktığımız zaman varlıkların birbirleri ile büyük bir dayanışma içerisinde olduğunu görürüz. Bu dayanışmaya yuvalarına buğday tanesi taşıyan karıncalardan tutunda denizlerde dişlerinin etrafındaki pislikleri temizleyen köpekbalıkları ve balıklar arasındaki olaylara kadar görebiliriz.
İnsanı en güzel şekilde yaratmış bulunan Yüce Allah’ta, her emrettiği şeyde insanın iyi yaşamasını istemiş; ancak bir imtihandan geçirdiği için insanı özgür bırakmıştır. Yoksa Yüce Yaratıcı’nın her isteği hemen olmaktadır, ancak bizleri imtihan ettiği için serbest bırakmıştır.
Yüce Yaratıcı her şeyin sahibidir. Bizlere malı ve mülkü verirken de imtihanın gereği olsa gerek; bazılarımıza az mal ve bazılarımıza da çok mal vermiştir. Bizlere düşen ise birbirimiz ile yardımlaşmamız ve Allah’ın hoşuna gidecek davranışları yerine getirmemizdir. Allah (c.c.) bir ayetinde şunları bildirmektedir:
“Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.” (Zuhruf Sûresi, 43/32)
Bizlerin bir kısmına az mal, bir kısmına çok mal verdiğini ifade eden Yüce Yaratıcı, insanların birbirleri ile yardımlaşma içerisinde bulunmasını istemiştir. Bu yardımlaşma yapılırken ise sadece Allah’ın rızası gözetilmeli ve gösteriş için yardım yapılmamalıdır. Konu ile ilgili olarak Yüce Yaratıcı Kur-an’ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“O takva sahibi olanlar, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” (Âl-i İmran Sûresi, 3/134)
Yardımlaşma denildiği zaman sadece maddi anlamda değil, manevi anlamda da yardımlaşma önemlidir. İnsanın güler yüzlü olması, ana ve babasına iyi davranması, komşuluk ilişkilerine dikkat etmesi… Bu ve buna benzer ifadelerde aslında yardımlaşmadır.
Konu ile ilgili bazı ayetler şu şekildedir:
“Allah adaleti, ihsanı (insanlara iyilik yapmayı) ve akrabaya vermeyi sever.” (Nahl Sûresi, 16/90)
“Herhangi birinize ölüm gelip de; ‘Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demesinden önce, size verdiğimiz rızktan harcayın.” (Münâfikûn Sûresi, 63/10)
Peygamber Efendimiz’in de konu ile ilgili bazı hadisleri şu şekildedir:
“Sadakanın efdali, vücudun tam olarak sıhhatte bulunup, mal canlısı olarak zenginlikten hoşlanıp fakirlikten korktuğun bir zamanda verdiğin sadakadır. Sen sadakanı, artık dünyadan umudunu kesip, ‘şu malım filanın, bu malım da falanındır. ’ diye vasiyet etmeye başladığın son döneme bırakma. Zira o vakit mal artık falan varisindir.” (Müslim, Zekat 93; Nesai, Zekat 60; İbn Mace, Vesaya 4)
“Ey Âdemoğlu, ihtiyacından fazlasını Allah yolunda harcaman, senin için hayırlıdır. Onu hayra harcamayıp tutman da senin için kötüdür.” (Riyazü’s-Salihin, I, 574)
Yardımlaşma ile insanlar arasındaki bağlar daha fazla kuvvetlenmektedir. Her insan aynı şekilde olsaydı çalışacak insan olmazdı, ya da tam tersi iş verecek insan olmazdı. İnsanların birbirlerine yardım etmeleri de saygı ve sevgi bağlarının kuvvetlenmesi için önem arz etmektedir.

KAYNAKÇA
1-Prof.. Dr. Davut YAYLALI, İslam’da Yardımlaşma, Yeni Ümit Dergisi, Sayı 81

Yazarın Diğer Yazıları