Mehmet Bina

Allah (CC) Yolunda İnfak!

Mehmet Bina

*Müslüman olarak en büyük vazifelerimizden birisi dayanışma ve yardımlaşmadır, biz buna Allah yolunda İnfak diyoruz.

*İnfak, herhangi bir iyilik bir karşılık beklemeden sadece Allah'ın rızasını kazanmak için yapılır.

Müslümanlardan yardıma ihtiyacı bulunan kişilere (Maddi anlamda) yardımda bulunmasına infak denir. Kur'an'ı Kerim'de Canab-ı Allah "O (takva sahipleri), gayba iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler." buyurmaktadır (2/Bakara 3)
* Peygamberimiz (sav) de 

– “Namaz, oruç ve zikir Allah yolunda infak üzerine yediyüz misli katlanır.” (Ebu Davud)

– “Ashabıma sebbetmeyin (dil uzatmayın). Nefsim elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun (sizden) biri, Uhud dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin infak ettiği bir müdd’e hatta yarım müdd’e bedel olmaz.” (Müslim)  buyurmaktadır.

*. Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ- Vâlidemiz bir seher vakti bir şey dikiyordu. İğnesini kaybetti. Kandil de sönüverdi. O esnâda Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz içeri girdi ve ev O’nun nûruyla aydınlanıverdi. Hazret-i Âişe de iğnesini buldu. Bunun üzerine:

“–Yâ Rasûlâllah, yüzünüz ne kadar da nurlu ve aydınlık!” dedi.

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Kıyâmet günü beni göremeyen kimseye yazıklar olsun!” buyurdu.

Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-:

“–O gün sizi kim göremez?” diye sordu. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Cimri (göremez)!” buyurdu.

Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-:

“–Cimri kimdir?” diye sorunca, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–İsmimi duyduğunda bana salevât getirmeyen kimse!” buyurdu.[5]

İşte cömertlik ve cimrilik bahsindeki bu nebevî bakış tarzını, diğer sâlih amellere de teşmil etmek mümkündür. Buna göre;
–İmkânı olduğu hâlde Allah için yapabileceği bir hayırdan mâzeretsiz olarak geri durmak da bir nevî cimriliktir.

–Sıhhati ve gücü yerindeyken nefsine uyarak kulluk gayretlerinden uzak kalmak da cimriliktir.

‒Hakkı ve hayrı söyleme mevkiinde bulunup da zulüm ve haksızlıklara karşı suskun kalmak da cimriliktir.

–Kâbiliyet ve istîdâdı varken, İslâmʼın intişârı yolundaki tebliğ ve irşad hizmetlerinden geri durmak da, büyük bir cimriliktir.

*Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Sahrada yolculuk yapmakta olan adamın biri, yolculuk esnâsında, bulut içinden “falanın bahçesini sula!” diye bir ses duydu. Bunun üzerine o bulut, kara taşlık bir yere saptı ve oraya suyunu boşalttı. Adam derelerden birinin o  suyun tamamını topladığını hayretle gördü ve suyu takip etti. Bir de baktı ki, adamın biri bahçesinde elindeki kürekle suyu oraya buraya çevirip bahçesini suluyor. Ona:

- Ey Allahın kulu! Adın nedir? diye sordu.

Adam, daha önce buluttan duyduğu ismi söyledi, peşinden de:

- Ey Allahın kulu! Adımı niçin soruyorsun? dedi. O da:

- Ben şu suyu yağdıran buluttan, “senin adını vererek falanın bahçesini sula!” diye bir ses duymuştum da onun için soruyorum. Sen ne yapıyorsun ki bu lutfa mazhar oluyorsun? dedi. Bahçe sahibi:

- Madem ki merak ediyorsun söyliyeyim; “Ben bu bahçenin ürününü hesap ederim; üçte birini sadaka olarak dağıtırım, üçte birini çoluk-çocuğumla birlikte yerim, üçte birini de tohumluk olarak ayırırım” dedi. (Müslim, Zühd, 45; Ahmed, II, 296).

* Bir hadîs-i kudsîde şöyle buyrulur:

“Ey Âdemoğlu! (Allâh için) infâk et ki, sana da infâk olunsun!” (Buhârî, Tefsîr 11/2)

* Peygamberimiz (sav) infâkın fazîletini anlatırken şöyle buyurmuştur: 

“Her sabah iki melek iner. Biri; «Yâ Rab! İnfâk edene, infâkına karşılık yenisini ihsân eyle!» der. Diğeri de; «Yâ Rab! Cimrilik edenin malını telef et!» diye duâ eder.” (Buhârî, Zekât, 27)

“Ey Âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen, senin için iyi; vermemen ise kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden daha üstündür.” (Müslim, Zekât, 97)

* Bir kul öldüğünde, malı husûsunda iki musîbetle karşılaşır ki, daha önce bunlar gibisini hiç görmemiştir:

Birincisi; bütün malının elinden alınmasıdır. Diğeri de; bütün malı elinden gitmesine rağmen bunların hepsinden hesâba çekilmesidir.”

Bir insan için, üstelik kendisine fayda vermeyen bir maldan dolayı hesâba çekilmek, ne kadar da müşkil bir durumdur. 

*Rabbimizin  rızâsı için yapılan her türlü samîmî infak, sadaka ve hayırlar, en güzel âhiret azığı ve ebedî mutluluğun sermâyesi olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları