GERÇEK MÜMİNİN ALTI KORKUSU!
Mehmet Bina
Hazret-i Osman (r.a.), gerçek bir mü’minin altı çeşit korku içinde olduğunu açıklıyor.
1. Îmânının Allah Teâlâ tarafından alınması korkusu.
2. Kıyâmet günü kendisini rezil rüsvâ edecek şeylerin melekler tarafından yazılması korkusu.
3. Amelinin şeytan (aleyhi’l-lâ‘ne) tarafından boşa çıkartılması korkusu.
4. Ölüm meleği Azrâil’e gaflet içindeyken ve ansızın yakalanma korkusu.
5. Çoluk-çocuğuyla fazlaca meşguliyete dalıp Allah Teâlâ’nın zikriyle yeterince meşgul olamama korkusu.
6. Dünya ile mağrur olup, âhiretten gâfil kalma korkusu.
(Kaynak: Ebediyet Yolculuğu, Erkam Yayınları)
HER MÜSLÜMAN İÇİN KRİTİK BEŞ İBADET
Müslümanın hayatında ibadetin yeri ve önemi nedir? Hayatımıza maddi ve manevi etkileri ile gönül dünyamıza huzur veren her Müslüman için kritik beş ibadet hangileridir?
«Ümmetimden bir taife hak üzerinde galip duracaklardır. Muhalif olanlar onlara zarar veremeyeceklerdir.» (Müslim-Tirmizi)
1- Birincisi büyük zatların sohbeti ve hizmetinin bir kimseye nesih olması, en büyük nimet ve en güzel bir kazanç devamlı olmasa da (hatta en azından bir defa) onların hizmet ve sohbetinde bulunan, bunun bereketini görür.
2- İkincisi Namazdır, Şartlar ne olursa beş vakit namazı vaktinde kılmaya devam edilmeli, gücünün yettiği kadar cemaatle kılmaya gayret sarf edilmelidir.
Mecburi hallerde ise, nasıl kılınırsa kılınsın, o bir kazançtır. Namazda huzuru ilahi ile bir irtibat ve bağlantı kurulur ve bunun bereketiyle kişinin duruma düzelir,
“Namaz insanı dinin yasak ettiklerinden ve çirkin İşlerden muhakkak alıkor. (Ankebût-45J
3- Üçüncüsü, insanlarla az konuşmak ve az buluşmaktır. Bir de konuşulan sözü düşünerek konuşmaktır. Böyle yapmak, binlerce felâketten korunmak için en güzel bir yol dur.
4- Dördüncüsü, muhasebe ve murakabedir. Kişi daima: «Ben Rabbimin huzurundayım. O, benim bütün gözlerimi, işlerimi ve hallerimi görüyor.» diye düşünmelidir. Buna murakabe denilir. Muhasebe ise; herhangi bir vakitte, (meselâ yatma vaktinde) yalnız başına oturarak, gün boyunca yaptığı işleri hatırlayarak «Şimdi hesaba çekiliyorum ve cevap vermekten âciz kalıyorum» diye tasavvur etmektir.
5- Beşincisi, tövbe ve istiğfardır. Bir hata olunca, tövbe için özel bir vakit veya belli bir şeyin meydana gelmesi beklenmemelidir, Issız bir yerde secdeye kapanıp Allah (CC) dan özür dileyip af laleli edilmelidir, Ağlamak mümkünse ağlanmalı yoksa ağlar gibi yapılmalıdır. Kısaca bu beş şeye kim devam ederse, onun için bütün itaat ve ibadet kapıları açılacaktır.
İMAM-I AZAM VE KADILIK.
Zamanında İmam-ı Azam ile her hangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zekâ ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.
Abbasi Halifesi Me’mun İmam-ı Azam’ı Kufe’ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi.
– Ben kadılık yapamam, dedi.
Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı. Bu nedenle Halife sert çıktı:
– Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!
İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:
– Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer “yapamam” dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki halde de kadılık yapamam.