Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

İNSAN UYUYABİLİRMİ
İbrahim b. Edhem’in yanına vardım. Yatsı namazını kıldığını gördük. Oturup onu bekledim. Bedenine bir aba sardı. Sonra kendisini yere attı. Fecir doğuncaya kadar bütün gece bir yandan öbür yana kendisini çevirmedi. Müezzin ezan okudu. O, namaza kalktı, abdestini yenilemedi. Bu durum, benim kalbimde şüphe bıraktı. O bakımdan kendisine:
— Allah sana rahmet etsin! Bütün gece uzanarak yattın, uyudun. Sonra abdesti yenilemiyorsun?’ dedim. Cevap olarak dedi ki:
— Ben bütün gece, bazen cennetin bahçelerinde, bazen de cehennemin derelerinde gezip durdum. Bu durumda insan uyuyabilir mi?’
Kaynak: İmam Gazali-İhyâu Ulumi’d-Dîn, 4/739, Bedir yayınevi.

MAHLÛKATIN HESABINI KİM GÖRECEK

Enes bin Malik [r.a], rivayet ediyor:  Bedevî bir adam, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem’e gelerek;
– Ey Allah’ın Rasulü, mahlûkatın hesabını kim görecek, diye sordu. Allah Rasulü sallallahu aleyhi vessellem:
– Allah Tealâ görecektir, buyurdu. Bedevî:   – Bizzat kendisi mi görecek, diye tekrar sordu. Allah Rasulü sallallahu aleyhi vessellem: – Evet, kendisi görecek, buyurdu.
Bunun üzerine adam tebessüm etti.  Allah Rasulü sallallahu aleyhi vessellem:  – Niye güldün, diye sorunca bedevi:
– Kerim ve cömert olan zat gücü yettiğinde affeder; hesaba çektiğinde müsamaha gösterir, dedi.
Bunun üzerine Efendimiz sallallahu aleyhi vessellem:
– Bedevî doğru söyledi. Dikkat ediniz, Allah’tan daha çok kerem (cömertlik ve iyilik) sahibi yoktur. O cömertlerin en cömerdidir, buyurdu ve şunu ekledi:  “Bedevi fakih oldu (meseleyi kavradı.)       Kaynak; İbn Ebi’d-Dünya
KELİMEİ ŞAHADETİN AĞIRLIĞI 
Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bir gün, ihlâsla söylenmiş bir kelime-i şehâdetin, âhirette mü’minin terazisinin sağ kefesini nasıl yükselteceğini şöyle anlatmışlardır:‘Azîz ve Celîl olan Allah Teâlâ kıyâmet günü, ümmetimden bir adamı halkın içerisinden alır ve onun için doksan dokuz adet büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar büyüktür. Allah Teâlâ adama sorar:
‘ Bu defterde yazılı olanları inkâr ediyor musun? Muhâfız kâtiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi? Kul: ‘ Ey Rabb’im, hayır, (hepsi doğrudur!) der. Allah Teâlâ sorar:  ‘ (Bunları işlemenden dolayı beyan edeceğin) bir özrün var mı? Kul: ‘ Hayır, ey Rabb’im, der. Azîz ve Celîl olan Allah Teâlâ: ‘ Evet, senin bizim yanımızda (büyük ve makbul) bir de hasenen (iyiliğin) var. Biz bugün sana zulmetmeyeceğiz! Buyurur. Hemen bir kart çıkarılır. Üzerinde, ‘Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resûlüllah (Şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Ve şehâdet ederim ki, Muhammed Allâh’ın Resûlü’dür)’ yazılı. Sonra Allah Teâlâ buyurur: ‘ Ağırlığını (yani amellerini) hazırla! Kul sorar:
‘ Ey Rabb’im! Bu defterlerin yanındaki şu kart da ne? Allah Teâlâ ona:  ‘ Sana zulmedilmeyecektir! Buyurur.
Hemen defterler mîzânın bir kefesine konulur, kart da diğer kefesine. Tartılırlar. Neticede defterler hafif kalır, kart ağır basar. Esasen Allâh’ın ismi yanında hiçbir şey ağır olamaz!‘ (alıntı)

Yazarın Diğer Yazıları