Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

GEYİKLİ BABA
Orhan gazi döneminde geyikli baba diye maruf bir Allah dostu, Uludağ'a yerleşmişti! O'nun şöhretini duyan Orhan Gazi, haber gönderip kendisini çağırttı! Ancak dağda geyiklerle dolaşan bu Allah dostu, yapılan dâveti kabul etmedi! ayrıca; "sakın Orhan da bana gelmesin! " diye haber gönderdi! orhan gazi, merak edip hayretle sebebini sordurunca, şu cevâbı aldı: "dervişler basiret ehlidir, ehli-i kalbidir yerli yerince hareket etmeleri zaruridir! aksi halde istikametten ayrılırlarsa, duaları makbul olmaz! Sizlerse, ümmetin emanetçilerisiniz! bu durumda sizler, Serhat askeri, bizler de dua askeriyiz! zaferler, duâ askerleri ile serhad askerlerinin müşterek gayretleri neticesinde elde edilir! bu muvaffakıyete ulaşma istikametinde Serhat askerleri, nasıl harp ilmi ve cesaretle teçhiz ediliyorlarsa; dua askerlerinin de, dünya meyil ve muhabbetinden uzak tutulmaları zaruridir! dolayısıyla korkarım ki, benim sizin yanınıza gelişimle vaki olması muhtemel atıyye ve ikramlar, dervişlerimizin kalbilerine dünyâ muhabbeti sokar ve ukbâ muhabbetini azaltır! böylece siz de biz de zarar görürüz!. .. sultanım! ancak bilesiniz ki, vakti gelince görüşmemiz mukadder olur inşâallâh!" bir müddet sonra geyili baba, bursa'ya geldi ve orhan gazi'nin avlusuna bir çınar dikti! durumu sultân'a bildirdiler! orhan gazi derhâl oraya geldi! geyikli baba o'na: "teberrüken diktik! durdukça, dervişlerin duası sana ve nesline makbul ola! "dedi. Orhan gazi, daha evvel kendisine gönderdiği malumata rağmen geyikli baba'ya gönlünden bir Atıyye olarak İnegöl ve çevresini vermeyi teklif etti. ancak gözü ve gönlü tok olan geyikli baba: "mülk Allah’ındır! ehline verir! biz ehli değiliz! " diyerek kabûl etmedi! sultan, ısrar etti. bunun üzerine geyikli baba, verileni kabul etmemenin kibir olacağından korktu ve: "şu karşıda duran tepecikten beriye olan yerler dervişlerin avlusu olsun! " dedi. ehlullâha hürmette kusur etmeyip devletin temel harcını onlarla yoğuran Orhan Gazi, ikramının geyikli baba tarafından kabulünden sonra büyük bir sevinç içerisinde o'nun ellerine kapandı; öptü, öptü, öptü!. .. Vefatından sonra da o'na bir türbe ve mescit yaptırdı. bu türbe hâlâ ziyâret edilmektedir. tarih şahittir ki, Osmanlı sultanlarının Allah dostlarına olan tazimi, kendilerine ihsan edilen te'yîd-i ilâhînin (ilâhî yardım) başlıca sebeplerindendir!
ALLAH RIZASI İÇİN YAPILAN İŞ.
Allah dostlarından bir Zata, "Efendim, ihlâs husûsunda sizi tesiri altında bırakan bir hâdise yaşadınız mı? " diye sordular. O da: "Evet, yaşadım!" dedi ve şunları anlattı: "Mekke-i Mükerreme'de para kesemi kaybetmiş muhtaç durumda kalmıştım! Basra'dan para bekliyordum, fakat bir türlü gelmiyordu! Saçım sakalım epeyce uzamıştı. Bir berbere giderek: *Param yok, Allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin? * diye sordum! O esnada berber, bir adamı tıraş ediyordu! Hemen yanındaki boş yeri gösterip; "buraya otur!" dedi ve onu bırakarak beni traş etmeye başladı! O adam itiraz etti! Berber: " Kusura bakmayınız efendim, sizi ücret mukabilinde traş ediyorum, lâkin bu şahıs, Allah rızası için kendisini traş etmemi istedi! Allah için olan işler daima önceliklidir ve bir bedeli yoktur! Allah için olan işin bedelini kullar asla bilemez ve ödeyemez! " dedi. Tıraştan sonra berber, cebime zorla birkaç altın sokuşturdu: "acil ihtiyaçlarını karşılarsın, imkânım bu kadar, kusura bakma! " dedi. Aradan birkaç gün geçti, Basra’dan beklediğim para geldi. Berbere bir kese altın götürdüm: "asla alamam! Allah için olan işin bedelini ödemeye kulların gücü yetmez! Varın gidin siz yolunuza devam edin, Allah selâmet versin!" dedi! Helâlleşip ayrıldım, lâkin tam kırk senedir geceleri kalkıp ona dua ediyorum!" İşte böyle halisane, yani sadece Allah için yapılan amel-i Salihlerin ve hayırların karşılığını Cenâb-ı Hak, kendi şanına lâyık bir güzellikte lütfedecektir!

Yazarın Diğer Yazıları