REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
ANLAMLI DÜĞÜN HEDİYESİ
Allah'ın yenilmez aslanı ve evliyalar sultanı Hz. Ali (k.v) ile Peygamber kızı derin ve ince Hz. Fatıma (r.a) evleneceklerdi. Kâinatın Efendisi onları birbirlerine nikah edeceklerdi. Hz. Ali (k.v)'nin bir zırhı vardı onu pazara götürüp satılığa çıkardı. Zırhın parası ile düğün masraflarını karşılayacaktı. Hz Osman (r.a) pazardan geçerken İmam-ı Ali'nin zırhını görüp tanıdı ve derhal satıcıyı çağırdı.
- Bu zırhın sahibi buna ne kadar para istiyor?
- 400 dirhem istiyor.
- Peki gel parasını vereyim.
Beraberce Hz. Osman (r.a)'ın evine gittiler, 400 dirhem verdi ve zırhı satıcıdan aldı. Sonra bu zırh ile beraber 400 dirhem daha ilave edip Hz. Ali (k.v)'ye gönderdi:
- Bu zırh senden başkasına layık değildir. Bu dörtyüz dirhemi de düğün masrafı olarak harcarsınız, dedi.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, muhterem kerîmeleri Hz. Fâtıma-i Zehrâ (r.anhâ)’ya gelin olurken şu nasihatte bulunmuşlardır: "Kızım kendini temiz tut! (Devamlı) Rabbini zikret! Efendin sana baktığı zaman Sen’den memnun olsun, büyük bir ferahlık duysun! Gözlerini sürmele! Sürme, kadınların ziynetidir. Kızım! Kocan sana baktığı zaman gözlerini ondan ayırma; Sen de mukâbele et! Böyle yaparsan sevgin fazla olur. O başka tarafa bakarken, Sen onun yüzüne bak! Bunun büyük mükafatı vardır.. Güzel bakışlarınla, güler yüzle onu takip edip memnun etmene bir ay nafile orucu sevabı yazılır.
Kocanın yanında sessiz ve ilgisiz durma! Onun hoşlandığı şekilde güzelce söyle ki, sana muhabbet etsin.. Kocanın hatalarını başkalarına söyleme! Eğer söylersen, Allah Teâlâ sana gazab eder.. Sonra melekler, peygamberler ve nihayet kocan sana gücenir..."
BEN GÜLMEYEYİM DE KİM GÜLSÜN
Bir gün Hazreti Osman (r.a) abdest alır. Abdest bitince, kurulanır ve gülmeye başlar.
Yanındakiler, hayırdır inşallah derler. Hazreti Osman (r.a) onlara sorar:- Ne için güldüğümü niye sormuyorsunuz?
Yanındakiler de sorarlar:
– Efendim affedersiniz, niye gülüyorsunuz?
Hazreti Osman (r.a) anlatır:
– Bir gün, benim şu abdest aldığım yerde Rasulullah efendimiz sallallahu aleyhi vessellem abdest alıyordu. Biz de oradaydık. Resulullah abdestini aldı, gülmeye başladı. Sonra, ‘Neden güldüğümü, niye sormuyorsunuz?’ buyurduğu hatırıma geldi.
– Biz de, Ya Rasulallah (sallallahu aleyhi vessellem) niye güldünüz? Diye sorduk.
Cevaben buyurdu ki:
“Bir müminin abdestte, yüzünü yıkarken, bütün (küçük) günahlarının, suyla beraber aktığını görüyorum. Elini yıkarken, başına mesh ederken, ayaklarını yıkarken, bütün günahlarının döküldüğünü görüyorum. Ümmetim kurtuluyor diye sevinip, ben gülmeyeyim de, kim gülsün? Güzelce abdest alan günahlarından sıyrılmış olur.”
(Hadis-i Şerif – Buhari)