REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
SEVECEKSEN BÖYLE SEVECEKSIN
Seveceksin !!!!
Ama seveceksen Hz.Talha gibi seveceksin...!
Nasıl mı? Anlatayım..
Rümeysa'ya aşıktır Talha.. O zamanlar müslüman değil daha.. Yolda giderken bakıyor ki Rümeysa orda.. Duruyor, daha önce Rümeysa'ya dediklerini tekrarlıyor;
"Seviyorum Rümeysa Seni, evlen benimle"..
Rümeysa içten içe beğenmesine rağmen kabul etmiyor. Neticede o bir müslüman değil..
Ama mert, karakterli biri... Bir anda aklına
Rasulullah (sav) geliyor. Dönüyor Talha'ya; - "O'na git" diyor.
- "Kime?"diye soruyor Talha.
Rümeysa;
"O'na, Hz Muhammed'e" diyor.
Koşuyor Talha, Rümeysa için, aşkı için..
Kosuyor çatlarcasına. O'na koşuyor.. Rasulün kapısının önündedir şimdi...
Giriyor içeri. O'nu görünce çözülüyor dizlerinin bağı..
İşte karşısında Allah Rasulu..,( Bir müddet sonra çıkıyor oradan. Yine Rümeysa'yi görüyor. Bu kez Rümeysa Soruyor ona: -"Gittin mi?
-"Evet" diyor Talha. "Aşık oldum O'na, üzgünüm Rümeysa, senden daha çok O'nu
Seviyorum artık. üzgünüm."
Kuşlar gibi Rümeysa, nasıl seviniyor bak..
-"Teklifin geçerliyse hâlâ evlenelim" diyor. EĞER seveceksen... Allah'ı ve Allah için olanları sev; çünkü hak etmeyenleri sevmek israftır.
ÖLÜMÜ ÇOKÇA HATIRLAYIN
Allah dostlarından Atâ-i Horasânî anlatıyor:
Resûlullah (s.a.v) içinden kahkahaların yükseldiği bir meclise uğradı ve:
"Meclisinizi zevkleri bulandıran şeyle karıştırınız" buyurdu.
Oradakiler, "Ey Allah'ın Resulü, nedir o zevkleri bulandıran şey?" diye sordular.
Resûlullah (s.a.v), "Ölümdür" cevabını verdi.
(Müttakî-i Hindî, Kenzü'l-Ummâl, nr. 42112; Zebîdî, İthaf, 14/18.)
Enes b. Mâlik'ten (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Ölümü çokça hatırlayın; zira o, günahları temizler ve gönlü dünyadan uzaklaştırır.
(Sehâvî, el-Mekasidü'l-Hasene, 1/143; İbn Tolun, eş-Şezre, 1/132; Zebîdî, İthaf, 14/19.)
Bir gün Allah Resulü (s.a.v) mescide vardığında birtakım insanların konuşup gülüştüklerini duydu; onlara,
"Ölümü zikredin! Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah'a yemin olsun ki, şayet benim bildiklerimi sizler bilseydiniz, az güler çok ağlardınız" buyurdu.
(Buhârî, Eymân ve'n-Nüzûr, 3 (nr. 6637); Tirmizî, Zühd, 9 (nr. 2319); Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/313;)
ALLAH DOSTLARINA MUHABBET
Mevlânâ Hazretleri buyurur:
"Ashâb-ı Kehf'in köpeği, murdarlıktan kurtuldu ve padişahlar sofrasında başköşeye oturdu! Zira o köpek,
sadakatle Ashâb-ı Kehf'in bekçiliğini tercih etti! Bunun için mağara kapısı önünde çanaksız-çömleksiz olarak rahmet-i ilâhiye suyunu ârifler gibi içti!"
Gönül ehli âlim ve arif zatlar, kalplerindeki aşk, vecd ve muhabbetlerini sohbetlerine taşırlar!
Kalplerindeki esrarın nuru, muhataplarına da akseder!
Bu itibarla, Salih zevat ile ünsiyet edip onlarla hemhâl olanlar, zaman içinde aynîleşir, Salihleşirler!
Kur'ân-ı Kerîm'de nakledilen Ashâb-ı Kehf kıssasındaki Kıtmîr, bir köpek olduğu hâlde o Salih ve sadık müminlere bekçilik ettiği için, kendisine onların güzel hâllerinden bir hisse inikâs etmiştir! Onun da sadıklarla beraberliği sebebiyle Cennet'e gireceği bildirilmiştir!
Bir kelp, Cenâb-ı Hakk’ın Salih ve sadık kullarından ayrılmayıp onlara sadakatle bekçilik etmesinden dolayı bu dereceye ulaşırsa, hakiki bir müminin, Allah dostlarına muhabbet ve samimiyetle bağlanarak terakki edebileceğini tasavvur etmek gerekir!
Nitekim Cenâb-ı Hak âyet-i Kerimede:
"ey iman edenler!
Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun!"(et-tevbe, 119) buyurmuştur. Rasûlullah(s.a.v.) efendimiz: "kişi arkadaşının dini üzeredir!
öyleyse her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin!" buyurmuştur.
velhâsıl bizler de peygamber efendimizin ve o'nun vârisleri durumunda olan Salih zatların irşatlarına gönül verirsek, onlarla hâl, fikir ve fiil beraberliği üzere olursak,
"Kişi sevdiğiyle beraberdir!"
Hadis-i Şerifinin sırrına erer, ahirette Salihler zümresine ilhak edilenlerden oluruz inşallah (alıntı)