REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
GÖNÜL NAMAZI
Tâdil-i erkân ve huşu içinde, gönlü Allah’a vererek kılınan makbul namazdır! Hevâ ve hevesinin esiri, nefsani arzularının kölesi oldukları için "gönül namazı" kılabilme şerefinden mahrum kalanlar, bu dünyada zevk u safa içinde saltanat bile sürseler, mahşer'in dilencileri olacaklardır! Buna mukabil, Allah için nefsinin hevâ ve hevesini bertaraf ederek büyük bir azim, sebat ve istikrarla namazlarına devam edebilenler, bu dünyada fakr u zaruret içindeki bir köle gibi de yaşasalar, hakikatte ahiret sultanları olacaklardır!
Rasûlullah(s.a.v.) Efendimiz bir gün Medîne-i Münevver’deki çarşılardan birine uğramıştı!
Çarşıda siyahî bir köle müzayede ile satılıyordu İslâm'la şereflenmiş olan bu köle:
"Beni alacak olana bir şartım var!" diyordu. Alıcılardan biri:
"Nedir o şart?" diye sordu. Köle:
"Farz namazlarımı Rasûlullâh'ın arkasında kılmama mani olmayacaksın!" dedi. Adam bu şartı kabul ederek köleyi satın aldı!
Allah Rasûlü(s.a.v.) o köleyi hep farz namazlarda görürdü. Bir gün yine bakındı, fakat o köleyi göremedi. Kölenin efendisine: "Hizmetçin nerede?" diye sordu. Adam:
"Ey Allâh'ın Rasûlü! O, hummaya yakalandı!" dedi.
Rasûl-i Ekrem(s.a.v.) ashabına: "Kalkın, onu ziyarete gidelim!" buyurdular. Birlikte kalktılar ve şifa dilemek için ziyaretinde bulundular. Peygamber Efendimiz birkaç gün sonra yine: "Hizmetçinin hâli nicedir?" diye sordular.
Adam bu defa: "Ey Allah’ın Rasûlü! Onun ölümü yakındır!" cevabını verdi. Bunun üzerine Efendimiz(s.a.v.) kalkıp o kölenin yanına gittiler. Bu sırada köle vefat etti. Onun teçhiz ve tekfinini Rasûlullah(s.a.v.) Efendimiz üstlendi ve götürüp defnetti. Ashab-ı kirâm, bu durumu bir hayli garipsediler. Muhacirler: "Biz, vatanımızı, mallarımızı, ailelerimizi terk edip buraya geldik; hiçbirimiz Rasûlullah'tan şu kölenin gördüğü iltifatı, hayatında, hastalığında ve ölümünde görmedi!" dediler. Ensâr:
"Biz de Allah Rasûlü'nü misafir ettik, O'na yardımda bulunduk ve mallarımızla O'nu destekledik ama Habeşli bir köleyi bize tercih etti!" dediler.
Bunun üzerine şu âyet-i kerîme nâzil oldu:
"...Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, o'ndan en çok korkanınızdır! ..." (el-Hucurât, 13)(alıntı)