REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
AĞLAMAKTAN KÖR OLAN KIZ
Bir gün bir zat Hasan Basri hazretlerine gelerek yalvarır:
“Aman efendim! Ne olur? Allah için bize bir yardımda bulununuz…”Hazret-i.imamda;
“Nedir derdin? Ne hususta yardım edelim? Önce derdini ve ihtiyacını isteğini söyle ki sana yardım edebilelim” der. Adam;
“Efendim! Benim çok akıllı bir kızım var, onu çok severim, şimdi bu akıllı kızıma bir şeyler oldu. Gece gündüz durmadan ağlıyor… Kur’an-ı Kerim okuyor ağlıyor, namaz kılıyor ağlıyor, hadis-i şerif okuyor ağlıyor ve bugünlerde gözleri görmez oldu. Korkuyorum ki hepten kör olacak… Sizden istirham ediyo um gelseniz de bir baksanız. Bir nasihat etseniz biraz öğüt verseniz şu kızıma” diye rica eder. Hasan Basri; Hazretleri kabul eder, adamın evine kadar giderler. Eve vardıklarında Hasan Basri hazretleri;
“Yavrum neden ağlıyorsun? Gözlerin ağlamaktan temelli kör olabilir! Sebebini bize söylersen sana yardımcı olabiliriz. Senden rica etsem sebebini söyler misin?” der. Kız,şu,cevabı,verir:
“NASİHAT ETMEYE GELDİK!..”
“Efendim benim hiçbir hastalığım yoktur, sıhhatim gayet yerindedir. Gözlerimin ağlayarak bu hâle gelmesinin iki sebebi vardır. Bu gözlerimiz ahiret âleminde Allahü Tealayı ya görecek ya da görmeyecektir. Eğer Cenab-ı Hakkı görme nimetine ererlerse böyle binlerce göz O’nu görmek için feda olsun; eğer görmezse o zaman Allahü teala kendi zatını görmeye layık kılmadığı bu gözleri kör etsin! Allahü tealayı görmeyecek gözü ben ne yapayım” der ve biraz sonra da “Allah” diyerek can verir.
Hasan Basri Hazretleri bu hadiseden çok duygulanır, gözlerinden yaşlar akar ve şöyle der:
“Nasihat etmeye geldik nasihatimizi aldık,
Hekim olmaya geldik hekimimizi bulduk…
MİMAR SİNAN’IN İLERİYİ GÖRMESİ
Bir kaç yıl önce Süleymaniye camisinin yıkılma tehlikesi içinde olduğu keşfedilmiş.
Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış.
Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit tasları zamanla asinmiş. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.
Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet hazırlanmış. Bir sürü fikir atılmış ortaya, her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış.
Ülkenin en iyi bilim adamları bu sorunu çözememiş. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmasa sürüyormuş.
Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş.
Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken kazara gizli bir bölme bulmuş. Bölmede üzerinde eski yazı olan bir not varmış.
Uzmanlara inceletilen kâğıdın orijinal olduğu belgelenmiş.
Bu kâğıt parçası bizzat Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince söyle bir metin çıkmış ortaya:
"Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı asindi ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz".
Kâğıtta yazılanlar bununla da bitmiyormuş.
Koca Sinan kademe kademe kilit taşının nasıl değiştireceklerini anlatıyormuş. Heyet kademe kademe Sinan’ın söylediklerini yapmış. Süleymaniye Camisi böylelikle kurtarılmış. Bu mektup simdi Topkapı Sarayı’nda saklanıyormuş.