Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

PEYGAMBERİMİZ (SAV)E SAHABENİN SAYGISI.
Bütün Sahâbe, Resûlüllah'a (s.a.v.) karşı edepte kusur etmezdi. İşte Hz.Ebû Bekir'in (r.a.) O'na (s.a.s.) karşı edebine bir misal:
Resûlüllah (s.a.v.) aralarındaki bir anlaşmazlığı gidermek için Beni Amr b. Avf'a gitmişti. Resûlüllah (s.a.s.) dönmeden namaz vakti girdi. Müezzin, Ebû Bekir'e (r.a.) gelerek, "Namazı kıldırır mısın, kâmette bulunayım mı?" dedi. Ebû Bekir (r.a.) "Olur." dedi ve namaz kıldırmak için ileri geçip, namaza başladı. Bu esnada Resûlüllah (s.a.s.) geldi ve birinci safa kadar yürüdü. Resûlüllah'ın (s.a.v.) gelişini görünce Ashab, Ebû Bekir'in (r.a.) geri çekilmesi için el çırpmaya başladı. Ebû Bekir (r.a.) dikkat edince Resûlüllah'ı (s.a.v.) gördü. Efendimiz, Hz. Ebû Bekir'e namaza devam etmesini işaret ettiyse de o geri çekildi ve Resûlüllah (s.a.s.) öne geçerek namazı kıldırdı. Namazdan sonra Nebî (s.a.s.): "Ey Ebû Bekir, işaret etmeme rağmen niçin namazı kıldırmadın?" buyurunca; edep insanı Ebû Bekir (r.a.) şöyle cevap verdi: "Ebû Kuhafe'nin oğluna, Resûlüllah'ın (s.a.v.) önüne geçerek namaz kıldırmak uygun düşmez." Ashab-ı Kiram'ın Resûllüllah (s.a.v.) karşısındaki edebini ahlakını anlatırken, Allah Resûlü'nü, Medine'ye hicreti esnasında altı aya yakın misafir eden Ebû Eyyûb el-Ensâri'yi (r.a.) unutamayız.
Resulullah (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicret buyurduklarında Ebû Eyyûb'un (r.a.) evinde konakladılar. Peygamber Efendimiz alt kata yerleşmişti. Ebû Eyyûb (r.a.) ise üst katta oturuyordu. Gece olup herkes yatınca Hz. Ebû Eyyûb (r.a.) Resûlüllah'ın (s.a.v.) alt katta olduğunu, O'na vahiy gelebileceğini, kendisinin vahiyle Resûlüllah'ın (s.a.v.) arasına girdiğini ve uyuduğunda sağa-sola dönünce toz, toprak düşüp Peygamber Efendimiz'in bunlardan rahatsız olmasından korkarak sabaha kadar hiç gözünü yummadı. Sabah olur olmaz hemen Resûlüllah'ın huzuruna varıp, "Ya Resûlâllah, bu gece ne ben, ne de hanımım gözümüzü yumduk." dedi. Resûlüllah (s.a.v.): "Niçin ya Ebâ Eyyûb?" diye sorunca; "Benim üst katta, sizin ise alt katta kaldığınızı düşündüm. Eğer uyursam, uykuda hareket edip üzerinize toz toprak düşürürüm ve siz de bundan rahatsız olursunuz. Ayrıca ben, vahiyle aranıza girdim diye korktum. Onun için uyuyamadım." dedi. 
Birisi Hz. Ömer'e niçin hâlâ tavaf esnâsında remel ve hervele (hafif koşar adımlarla ve heybetlice yürümek) yapılıp sağ omuzun açıldığını sorar. (Resûlüllah (s.a.v.), Hudeybiye Anlaşması'ndan sonra yaptığı kaza umresinde, Mekkeli müşrikler, Müslümanlar'ı zayıf ve güçsüz görmesin diye, onlara heybetli görünmek maksadıyla tavafta hafif koşarak ve dik bir şekilde vakarla yürümüş ve ashâbına da aynı şeyi emretmişti. Ama artık hac veya umre esnasında müşrikler yoktu. Artık bu hareket ortadan kalkmıştı. Niçin aynı harekete devam edilsindi? Buna Hz. Ömer şöyle cevap verir: "Evet, Allah İslâm'ı aziz kıldı, kuvvetlendirdi. Küfrü ve kâfirleri ortadan kaldırdı. Ama bununla beraber biz, Resûlüllah (s.a.v.) zamanında yaptığımız bir şeyi terketmeyiz." 

Yazarın Diğer Yazıları