REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
TAM İBRETLİK
78 yaşındaki bir adam ufak bir kriz geçirir ve hastaneye gider.
Durumunun düzelmesi için 24 saat boyunca oksijen verilen adam çok daha iyi hissetmeye başlar.
Durumun düzeldiğini gören doktorlar 2.000 TL civarındaki faturayı getirince adam ağlamaya başlar.
Adamın durumuna üzülen doktor "ağlamana gerek yok, taksitle de ödeyebilirsin" der.
Adam ise "mesele para değil nakit öderim ben ücreti.
Asıl mesele şu ki; siz bana sadece 24 saat oksijen verdiniz ve bunun için 2.000 Lira istiyorsunuz. Bana 78 yıldır oksijen veren Yaradan'a borcumu nasıl ödeyeceğim, onu bilmiyorum" der...
Nefes alıyorsan şükret nefsim. İnsanoğlu havayı bile parayla satarken sana sınırsız nimet veren Mevla ne büyük ne cömerttir.
KORKU VE HÜZÜNDEN EMİN OLALIM.
"Zaman zaman meydana gelen büyük felâketlerde korkuya kapılıyoruz.
Bir deprem oluyor, korkuyoruz; bir sel oluyor korkuyoruz.
Evet, bunlardan da beşer olarak korkmamız tabiîdir. Fakat esas korkulacak olan, günahlarımızdır.
Günahlarımızdan korkmalıyız:
Dilimizden çıkan yanlış kelâmlardan korkmalıyız.
Merhamet ve şefkat fukarası olmaktan korkmalıyız.
İslâm şahsiyet ve karakterini tevzi edememekten korkmalıyız.
İslam’ın güler yüzünü gösterememekten korkmalıyız.
Bütün bunlardan korkmalıyız ki; son nefeste meleklerin müjdelediği “korku ve hüzünden emin olan” bahtiyar kullardan olabilelim .AMİN (alıntı)
DEVLET NASIL BİTER VE ÇÖKERTİLİR?
Devlet nasıl biter ve çökertilir?
Yavuz Sultan Selim’in kafasına takılan ve onu yoran bir soru vardı.
Bir devlet ne zaman çöker ve sonunda ne olur?
Bunun cevabını almak için dönemin büyük alimi (Halen Beşiktaş’taki dergahında medfun) Şeyh Yahya Efendi’ye Sadrazamı gönderdi.
Sadrazam gitti, sordu ve döndü.
Yavuz; “ne dedi?” Diye sorduğunda cevabı söylüyor;
“Neme lazım dendiği zaman.”
Yavuz, “Başka bir şey söylemedi mi?”
“Hayır efendim. Bir tek cümle söyledi.”
Bunu uzun bir süre düşünen Yavuz, sonunda Şeyh’e mektup yazıyor, bunun açıklanmasını istiyor. “Çeşitli yorumlar yapıyorum, ama doğrusu nedir, onu ancak siz söylersiniz” diyor.
Ve Şeyh Yahya Efendi de bir mektup yazıp Yavuz’a gönderiyor. (Bu mektup şuanda Topkapı Sarayında sergilenmektedir.)
Mektup şu:
“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık sıradan bir hale gelirse, işitenler de neme lazım deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse… Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse… Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse… İşte o zaman devletin sonu görünür.
Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve saygısı sarsılır. Asayişe itaat hisse kaybolur. Halkın umutları yok olur, böylece devletin yıkılması mukadder hale, kaçınılmaz hale gelinir.”
NOT: Bu mektup, 500 sene önce yazılmış; “Devlet nasıl biter ve çökertilir?